Köroğlu (16. yüzyıl) Halk şairlerimiz içerisinde kavganın, özgürlüğün ve yiğitliğin sembolüdür. Hepimizin bildiği ; ‘Delikli demir (tüfek) icat oldu, mertlik bozuldu‘ sözlerinin sahibidir. Asıl adı Ruşen’dir. Bu adı (belki de bir mahlas olarak) eski Türk destanlarındaki bir kahramandan almıştır. Köroğlu; yiğit, adaletli, inançla dolu ideal bir insan profilidir.
           İşte Milli Eğitim Bakanlığı da son günlerde kendine böyle sözüm ona Köroğluları arıyor ki ne olursa olsun bir türlü mülakattan vazgeçmiyor. Vazgeçmeyi bırakın mülakatlı atamaların sayısını her geçen gün giderek arttırıyor.

 Milli Eğitim Bakanlığında öğretmen olmak için ön koşul mülakat…

 Milli Eğitim Bakanlığında okul müdürü olmak için ön koşul mülakat…

 Bundan sonra okul müdür yardımcısı olmak içinde mülakata girmek şart…

         Sözleşmeli öğretmenliğe atanmak için üç yıldır mülakat uygulaması yapılıyor ve feryatlar arşa erişti artık. Eski bakan İsmet Yılmaz Bey zamanında ilk yıl yapılan mülakatların ardından önlem olarak “KPSS puanının dengi bir puan verilsin” önlemi alınmasına rağmen yine de farklı uygulamalar yaşandı. Mail kutum bu tip yüzlerce acı örneği ile dolu. Şimdiye kadar uygulanan mülakat uygulamaları toplum vicdanında derin yaralar oluşturdu.

         Ama ne hikmetse ülkemizdeki bazı sivil toplum örgütleri bu sesleri yeni duymuş gibi bu durumun yanlışlığından dem vurmaktalar. Onlara diyecek tek bir söz var; GÜNAYDIN beyler…

          Öğretmen atamalarından sonra ki gündem;
         Milli Eğitim Bakanlığının okullarımıza atanacak yöneticileri nasıl olmalı, nasıl seçilmeli?

          İşte bu soruyu kendilerine soran yetkililer yine Köroğlu gibi yiğit, adaletli, inançla dolu insanları okul müdürü olarak seçmek için yine mülakattan yana tercihini kullandılar.

         En son sınavla görevlendirme yapılan okul müdür yardımcılığında da tahmin edeceğiniz üzere Bakanlık mülakatta karar kıldı. Tabi ki bu yönetici görevlendirme yönetmeliğinin bu şekilde hazırlanmasını isteyenler ortaya çıkan tablodan memnun olacaklar ki bu feryat figan seslerini duymuyorlar, duymazlıktan geliyorlar.

         Fakat bu sene eğitimciler okul yöneticiliğine fazla prim vermedi. Başvurular alındı ama açılan kontenjandan daha az başvuru yapıldı. Bakanlık başvuru şartlarında esneme yaptı ama nafile. Malum sivil toplum örgütlerinin gösteremediği tepkiyi aslında farkında olmadan eğitimciler gösterdi. Umarım yetkililer buradan alınması gereken dersi alırlar.
        Bu terazi nasıl bir terazidir.

        Bu adalet gün gelecek sizler için de lazım olacak pek muhterem beyefendiler.
 
        Milli Eğitim Bakanlığı kendisine gerçekten Köroğlu gibi yiğit insanlar arıyor ise öğretmen ataması ve okul yöneticiliği konusunda mülakat gibi şaibeli uygulamalardan vazgeçmeli. Onun yerine hakkı gözeten, evrensel ölçütler nispetinde sınav ve güvenlik soruşturması uygulamasını tercih etmelidir. Aslında yapılması gereken çok  basit.  Çok uzağa gitmeye gerek yok 2011 yılında tüm sivil toplum örgütlerinin ortak istişaresi ile oluşan ve sorunsuz uygulanan (mahkemeye verilmeyen tek yönetmelik) Yönetici Atama ve Görevlendirme Yönetmeliğini tekrar revize ederek uygulamak en ideal olanı.
 
         Yeni Bakan Prof Dr. Ziya Selçuk Bey’in bu konuda adım atacağına inanıyorum. Bakanlığa geldiği günden beri ehliyet ve liyakat eksenli yaptığı konuşmalar bunun göstergesi.
                                                                                                            
 
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.