Bizim toplumda bu cemaat tarikat  tarafı tam anlamıyla beyni ve beyinsel işleri bir tarafa emanet etmeye çok meyyaldir. Biri onun yerine düşünsün, karar versin, sorumluluk alsıncılık yaygın bir yaklaşım tarzıdır buralarda. Buraların kurtarıcıları ve kurtarılmayı bekleyenleri vardır. Bu sebeple kimse, bu taraf bir gün komple alabora olursa şaşırmasın.
Kim mi bunlar?
Allah'tan gayrından her beklenti sahibi. Şeyhinin koyun cebinde sırattan geçerek cennete ulaşacağına inanan ve bu yüzden şeyhini, önderini tanrılaştıran güruh kısaca.
Particilik neden sakat peki? 
Ak Partiye oy vererek onu iktidara taşıyan o ilk zamanlardaki ilke bazlı düşünen, rey kullanan seçmeni hala muhafaza ediyor mu Ak Parti, bunun özeleştirisi yapılıyor mu parti içinde, merak ediyorum.
Mağduriyet odaklı ya da karizmatik lider etkenli siyaset ile bugün ne kadar daha yol alınabilinir ki?
İnsanımız adalet, huzur, ferah, kalkınmışlık, iş, eğitim, insana yakışır hayat istiyor. Siyasilerin rant ile anılması, mevkilerin çıkar hesaplarına kullanılması siyaset kurumunu ciddi biçimde yaraladı ki kanaatimce bu yara, siyasi hayat için ölümcül. Tüm siyasilerin amacının ülke imkanlarını ikballeri için kullanmak olduğu ve bu amaçla koltuk istedikleri gibi bir algı yaygın durumda millette ve bu algıyı değiştirme adına hiç bir siyasi de esasen bir gayrette değil. 
Mesela ilk adım olarak siyasi etik yasası kimsenin gündeminde değil. Mevki ve makamı sonrası maddeten güçlenen siyasilere bir yaptırım söz konusu dahi edilmiyor. Tüm hesaplar liderin gücü ve etkisi üzerine bir iktidar.
Ülkeyi ilkeler değil liderler yönetsin kolaycılığı genel kabul olmuş siyasilerde.
Bu kafa sakattır ve sürdürülebilitesi yoktur  vesselam.
--
1988'de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini kazandığım haberini babam, ben el arabası ile eski sanayide mobilya taşırken vermişti. O zamanlar bizler, yaşıtlarımız, her yaz çalışan, aile bütçesine katkıda bulunan gençlerdik. Kıt bir kaç kaynak kitap vardı, üniversite sınavları için ve çok okur, çok zihin yorardık arkadaşlarla her mevzuda ki, sınavları bize kazandıran muhakeme antremanları olmuştur. O zamanlar üniversitelerin bir cazibesi de vardı. Mezun olanlar aptal şapşal işlerle uğraşmazlar, o kapı senin bu kapı benim himmet dilenmezlerdi. İş gibi işleri olurdu hakkıyla mezun olmuş iseler. Yani şimdiki gibi ayağa düşmemişti fakülte mezunu olmak. Ey gençler, izzetiniz ile okuyun, ahiriniz abad ola inşallah.
--
Neden saldırılarını yoğunlaştırıyorlar?
Bu, onay alınmadan yapılan sistem değişikliğinin bir iki adım sonrasının tam bağımsızlık teşebbüsü olduğunu biliyorlar.
Anadolu onların kontrolünde kalmak zorunda onların hesaplarına göre 
Sistemi yeniden kontrol altına alana kadar devam edeceklerdir.
Onların enerjilerinin biteceğini, vazgeçeceklerini düşünen varsa yanılır.
Biz direnebilecek miyiz peki?
Ahlakı öncelemez, adaleti hakim kılmaz, sağlam bir sistem kuramaz ve liyakata dönmezsek hayır.
Birileri illa ki satın alınacaktır böyle olmazsa.
--
Sağlık Bakanına da yazdım, şu an yerli aşıya kadar başka yol yok: Test sayısı nokta vuruş, temas çevresi olmak kaydıyla en üst rakamlara çıkarılmalı, vaka izole edilmeli ve tedavi hızla başlamalı. Şehir giriş çıkışları, toplu bulunulan bölgelerde ateş ölçümleri çoğaltılmalı. Filyasyon kaçağı engellenirse okullar öngörülen tarihte açılabilir.
Vaka ve çevresi takibinde başarılı olmak çok önemli ve hala 1500lü vaka sayıları varsa, bu, filyasyon kaçaklarına mani olamama kökenlidir. Vakaları hastane ortamında tutmaya lüzum yok, yoğun bakım ihtiyacı olmayanlara ev karantinası kafidir. Aklıma şehir hastanelerini finanse etmek için bir özel gayret mi var sorusu da gelmiyor değil.
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.