Öylesine ilginç ki uzun süreden beri televizyon kanallarında ve yazılı medyada, birçok vatandaşın arabalarında ayaklarını pencerelerden çıkardıklarını, burun ile araç kullandıklarını, sürücü koltuğunda tıraş olduklarını, aracı yavaşlatıp ön kaputa ve üzerine tırmandıklarını, daha da yavaşlatıp bagaj kapağını açıp içine girip çıktıklarını, daha henüz birkaç yaşındaki çocuklarına direksiyonu teslim ettiklerini, araç kullanırken içki içtiklerini, araçlarının penceresini açıp silah sıktıklarını ve benzerlerini ibretle izliyoruz...
Lütfen beni bağışlayın, "harika"(!) dedim içimden, çünkü net olarak anladım ki uzun süredir iyice zıvanadan çıkmış toplumumuzda ki çılgınlıklara yukarıda saymaya çalıştıklarım birkaç örnek diye düşünüyorum.
Bu örneklere ek olarak araç kullanırken aynı anda tıraş olup, telefonu kulağına dayayıp konuşanları da trafikte görmek artık hepimize normal gelmeye başladı(!)...
Sahi nereye gidiyoruz toplum olarak...
Neler oluyor bize...
Aynı anda birkaç şey yapma hatasına ne kadarda sık düşmeye başladık.
Hayatımızı kolaylaştırmak için kablosuz telefon alırız ancak bu cihazlar daha da içinden çıkılmaz noktalara sürükler...
Trafik magandaları dışında normal vatandaşlarımızın da direksiyon başındaki tahammülsüzlükleri, birkaç abuk subuk hareketi peş-peşe yapmaları, kontrolü kaybetmeleri, kavgaya hazır olmaları...
Toplum olarak çizginin dışında olduğumuzun bariz işaretlerindendir.
Aynı halet-i ruhiyeyi aracımızın dışında da yaşıyoruz aslında.
Kafa karışıklığımız o denli ilginç bir noktaya geldi ki, birisiyle konuşurken dahi kendimizi toparlayamıyor, üç-dört işi birden bitirmenin gayreti içerisine giriyoruz.
İçinde bulunduğumuz sıkıntılı ruh halimizle aynı anda şaşkınlıkla birkaç işi birden yapmaya kalkmak zaten normal ruh haline sahip olamadığımızın işaretidir.
Sakin bir biçimde kendimizi toparlayarak tek bir işi başarabilmenin gayreti içerisinde olmalıyız.
Lütfen içinde bulunduğunuz sıkıntılı atmosferden sıyrılıp, dingin bir kafa ile yeniden düşünmeye başlayınız.
Otomobil kullanırken de, çocuklarınızla şakalaşırken de, gazete-kitap-dergi okurken de, işinizi yaparken de, yapmak istediğiniz iş ne ise siz de beyninizle beraber orada olunuz.
Dikkatinizi yaptığınız işe odaklayınız.
Bu durumda hem yaptığınız işten keyif alacak, hem de işin niteliği ne olursa olsun bu durumu benimseyerek ilgi duymaya başlayacaksınız.
Dolayısıyla yapmakta olduğunuz işi belirlediğiniz sürede kusursuz bir biçimde tamamlamış olacaksınız.
Toplum olarak gerçekten zor bir pozisyonda olsakta hayat devam ediyor.
İnsan olarak her birimiz üzerimize düşeni yapmak zorundayız.
Yapmamız gereken ciddi işler, aşmamız gereken engeller varken ortamın dengesizliğine, zeminin kayganlığına rağmen tedbir almak durumundayız.
Aksi halde ekranlar da ve caddelerde gördüğümüz "zıvanadan çıkma" denemeleri tuzağına bizde düşeriz.
Saygılarımla...
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.