Paylaşmayı, saygı göstermeyi unuttuk mu dersiniz. Aslında kısmen öyle sayılmaz mı? Yoldan geçerken insanlara müsaade etmek bile umulmadık bir davranış haline geldi. Öyle ki sevgilerimiz bile bir bedel karşılığında yanıt buldu. Her hususta maddeye verdiğimiz değer arttı, ondan önce kendimiz düşünür olduk. En çok beni üzen örneklerinden biri ise üst geçitlerde, engelli vatandaşlarımız ve yaşlılarımız için yapılan asansörleri onlardan ziyade bizlerin, gençlerin kullanıyor olması. Bunun en basit ve naçizane tanımı “kolaylık sağlaması” sanırım. Öyle ki kendimiz için kolaylıklar peşinde koşarken öncelikleri rafa kaldırıyoruz. Önceliklerimiz ve hakları ihlal etmemiz ile başlayan bu yolculukta saygı devre dışı kalıyor.

Senin acelen varda onun yok mu? Diye sorası geliyor insanın. Kızıp, kavga edesi geliyor bunları gördüğünde gözleri ama herkes kendince haklı yetişilmesi gereken yerleri telaşları var öyle değil mi? Ama bu hak ihlali vicdanlarını sızlatmadan devam ediyor.

Bizler belki de yarıştığımız zaman kavramı ile vicdanlarımızı, saygı kavramımızı kaybettik. Öyle ya yolu bile paylaşamaz olduk.
O asansörler engelli ve yaşlı vatandaşlarımız için yapılmıştır. Bunu önce kabul etmeliyiz. Yani yorgun olman, acelenin olması bu hak ihlalini doğru kılmaz. O asansörleri ağzına kadar doldurup engelli vatandaşlarımız, yaşlılarımızı saf dışı bırakamayız.

Hayat senin olabilir fakat yollar, caddeler, zaruri durumlar için yapılmış asansörler seninmiş gibi yapamazsın öyle değil mi?

Aramızda dolanan bu sinsi bencilliğin farkında değiliz ya da bunu böyle kabul ettik. Bencil değiliz deyip, bencillik yapmayı.

Dışardan bakıldığında her saniyesinde kalabalık bu hayatı paylaşmayı unuttuk. Paylaşmayı unuttuk bir de saygıyı, empati kurmayı unuttuk öyle değil mi? Bu şartlarda hepimiz yaşıyoruz. Yollar, otobüsler, duraklar, caddeler evet hepsi ama hepsi bizler için bu doğru ama artık öyle bir noktadayız ki “sadece benim için” algısı ile yaklaşıyoruz. Bu durum daha büyük, metropol şehirlerde daha da büyük sıkıntı. Evet çünkü engelli vatandaşlarımızın bu konuda haklarını ihlal ediyoruz. Yaşlı teyzelerimizin, amcalarımızın haklarını ihlal ediyoruz. Peki bunun açıklaması ne? Yorgun olmamız ya da yetişmemiz gereken yerler olması mı? Bence hiç biri sadece saygı göstermeyi, empati yapmayı unuttuğumuz için, bencillik ile düşünüp önceliği kendimize verdiğimiz için. Yolda yürümene bile müsaade edilmeyen caddelerden bahsediyoruz. Kimse kendini incitmiyor. Müsaade etmek için azcık çekilme zahmetinde bulunmadan çarpa çarpa yolunda ilerliyor.

Biz bu zaman mefhumuna kendimizi çok kaptırarak ilerliyoruz belki de. Maddeye olan bağımlılığımızı ona verdiğimiz değeri insana vermiyoruz. Kendi hakkımız olunca bağırmayı, kavgasını gütmeyi bilirken, başka hakları gözlerimiz kapalı ihlal ediyoruz.

Saygı duymayı, empatiyi unutmadan yaşamaya devam etmeliyiz. Bencillik ile yaptığımız her şey bizi caddeleri bile paylaşamaz kılıyor.
Engelliler ve yaşlılar için yapılan asansörleri kullanırken bir kez daha düşünmekte yarar var.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.