Eğitim bir süreçtir. Eğitim, bireyin davranışlarında, yaşam şeklinde ve sosyalleşme sürecinde değişiklikler oluşturma sürecidir. Bireyin yetişmesinde en büyük katkı eğitimdir desek yeridir. Bireyin hayatında eğitimin ne zaman başladığı/başlayacağı ile ilgili bir sürü teori var. Eğitimin Ana karnında veya ana kucağında başladığı kuvvetle savunulmaktadır.
Hem kendi çocuklarımda, hem de yakından destek verdiğim bir projede gördüğüm o ki, yedi yaşında başlayan eğitim süreci geç başlamış demektir. Örgün eğitim yedi yaşında başlayabilir. Odaklanma öğrenme ve kas gelişimi açısından, çocuğun sosyalleşme süreci açısından bakılırsa yedi yaşında başlamak mantıklıdır.
0-4 yaş aralığında iyi bir anne eğitimi oldukça önemlidir. Beslenmesinden, barınmasına ana sıcaklığını, şefkatini ve merhametini tüm benliği ile hissetmiş bir bebek dingin bir ruh haline ulaşacaktır. Bunun üzerine inşa edilecek her şey sağlam bir zemine oturacaktır.
Bu süreçte anne çok önemli bir rol oynamaktadır. Anne bu rolü herhangi bir sebeple oynayamadığı zaman çocuk daha işin başında eksik kalmaktadır. Çocuk bir boşluk yaşamaktadır.
Anneden boş kalan bu zaman dilimini profesyonel bakıcılar veya bakımevleri doldurmaya çalışsa da başarılı olamamaktadırlar. Yani ananın sıcaklığının, güveninin ve ilgisinin yerini hiçbir şahıs veya kurum dolduramaz.
4-6 yaş grubunda çocuk evden ve aile bireylerinden kopmama koşuluyla tecrübeli bir kurum veya kadrodan eğitim desteği alabilir. Birçok çocuğumuz il/ilçe müftülüklerinin açtığı kurslarda veya özel kurslarda eğitim desteği almaktadır.
Görebildiğim kadarıyla bir yıl içerisinde bu yaş grubundaki talebeler, işitsel ve görsel programları başarıyla tamamlamaktadır.
Programın sonunda daha uyumlu, daha becerikli ve daha sosyal bir çocuk karşımıza çıkmaktadır. Öz güvenleri yükselmektedir. Ezberledikleri duaları, edindikleri terbiye ve söyledikleri şarkılarla oldukça ilgi çekmektedirler.
Kur’an okumayı, kısa sure ve dua ezberlemeyi başaranların sayısı oldukça fazladır. Zihinleri temiz, fıtratları bozulmadığı için kendilerine verilen her bilgiyi kısa sürede olumlu bir davranışa dönüştürüyorlar. Öğretmenleri onlar için çok önemli bir rol modeldir. Söylediği öğrettiği her şey kısa sürede, bu miniklerin yaşam kuralı haline dönüşüyor.
Minik zihinler her şeyi iyi bir şekilde hafızaya almakta ve kayıt yapmaktadırlar. Bu süreçte belleklerine ne kadar temiz ve sahih bilgi, doğru davranış ve örnek yerleştirebilirsek o kadar iyi olacaktır Bu sürede kazandıkları davranışlar: eğitimin ilerleyen süreçlerinde çocuğun olumsuz dış dürtülere karşı kendini korumasına yardımcı olmaktadır.
Yedi yaşından önce çocuklara bu tür bir eğitim modelini önerdiğimizde, hocam; hele bir okula başlasın, okuma yazmayı öğrensin sonra bakarız cümlesini sıkça duymaktayız. Çocuğu erkenden okullu yapıp bunaltmayalım, denilmektedir. Çocuk okula başlayıp, örgün öğretimin müfredatına tabi olmaya başlayınca okul öncesi ıskalanarak eğitime devam edecektir.
Çocukları asıl yoran şey erkenden okullu olmak değil, erkenden akademik yarışa başlatmaktır. Yarış ve sınav kaygısı arasında kaybolmuş, zayi olmuş onlarca çocuk bilirim.
Elbette örgün öğretimin müfredatı önemlidir. Okuma, yazma öğrenmek toplama çıkarma yapmak, resim yapmak, müzik dinlemek, şiir okumak ve spor yapmak bir çocuğun öğretiminde asla vazgeçilmez etkinlikler ve derslerdir. Bunlar yaş gruplarına göre derinlemesine öğretilmelidir.
Milletler çocuklar üzerinden bir gelecek kurgusu yapmakta ve varlığını sürdürmektedir. Tüm çocuklar bizim geleceğimizdir. Milletimizin en önemli gücü çocuklarımızdır. Bu gücü enerjiye dönüştürebilmenin yolu, çocuklarımızı ciddi bir eğitimden geçirmekten geçer.  Çocuklara öğretim hayatı başlamadan önce kazandıracağımız her olumlu davranış onların karakterleri haline dönüşecektir.
Temiz bir toplum oluşturmanın yolu çocuklarımıza erken yaşta, sahih bilgiyi ulaştırmamız doğruluk, ahlak, erdem, hak, hukuk, saygı ve sevgi gibi kavramlarla yüzleştirmemiz gerekmektedir. Bu süreci erken başlatamayan çocuklar, olumsuz dürtülere daha kolay teslim olmakta ve eğitim süreçleri yara almaktadır.
Anne ve babalara çağrım şudur: çocuğunuza vereceğiniz en büyük sermayenin eğitim olduğunu biliyorsunuz. Bu sürecin sonunda karşınıza, ahlaklı, erdemli ve kendine güvenen pırlanta gibi bir çocuk çıkacaktır. Ana kucağında başlattığınız eğitimi okul öncesinde disiplinli bir şekilde devam ettirin. Yedi yaş ve sonrası çok geç kalacaksınız. Bu süreci ıskalarsanız tüm derslerine yetişen, ancak kendisine geç kalan çocuklarınız olacak.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.