Ülkemizin birçok yerinde bu aylar hasat ayları. Emek ayları. Bir yıl boyunca Anadolu’nun cömert ve temiz toprakları ekiliyor, bakılıyor ve sonunda bu günlerde hasada başlanıyor. Her yöremizde ayrı bir güzellik yaşanıyor. Allahın verdiği bu güzellikler, dünyada eşi benzeri olmayan nimetler. Bu topraklarda yetişen nimetlerin tadı, tuzu ve kokusuna hiçbir yerde rastlayamazsınız. Bilim adamlarına göre de ülkemizde yetişen tarım ürünlerinin barındırdığı maddeler, başka hiçbir yerde oluşmuyor. Bu nedenle de, ülkemiz, yine her konuda olduğu gibi, tarım ürünleri ve yetiştirdiği topraklar ile de dünyanın, dolayısıyla düşmanlarımızın da dikkatini topluyor. Bu toprakların kıymetini bilip, can pahasına korumak bu milletin vazifesidir. Ömrümüzde böyledir. Nasıl bu topraklar bize ecdadımızdan yadigâr ve emanet ise, ömrümüz de Allah’ın bize bahşettiği emanettir. Dünya hayatımızda aynı bu topraklar gibi önemli ve mübarektir... Nasıl ki topraklar işleniyor, tohum ekiliyor, bakımı yapılıyor ve zamanı gelince hasadı oluyorsa, bizim ömrümüz de aynı yolu izliyor.
Ömrün kıymetini bilmek, hasat mevsimi geldiğinde elimizin boş dönmemesi demektir. Bir ürünün hasat mevsimi varsa, ömrün hasadı da ahirettir.  Kuranı azimüşşan da Allah (c.c.) bize dünya hayatının geçici olduğu, bir oyun ve oyalamadan ibaret olduğu emrolunmuş, haber verilmiştir. Bize emanet edilen bu hayatın kıymetini bilmek ve ölümle başlayan hasat mevsimine hazırlanmak gereklidir. Bir meyvenin ve sebzenin, bitkinin yetişmesi için ekim yapılıyor, toprağa bakım yapılıyor, gübre ve emekle, sevgiyle işlem yapılıyor, sonunda hasat ediliyorsa, bizim hayatımızda doğum, çocukluk, gençlik, yetişkinlik, olgunluk ve ihtiyarlık dönemleriyle ömür hasadına doğru yol alıyor. Hasadın verimli olması,  bize emrolunduğumuz gibi yaşamak ile olacaktır. Ahirette; Allah’ın (c.c.) varlığına ve birliğine imanımız tohumumuz, Âlemlere rahmet Peygamberi ve kuranı rehber almamız yoldaşımız, imanın ve İslam’ın şartları ilmimiz,  amellerimiz azığımız olacaktır. Bize emrolunan Allah’ın rızasını kazanmaksa, aynı ziraat gibi, ömrümüzü nakış nakış işlememiz ve bakımını yapmamız ile mümkün olacaktır. Bize; ahirette sorulacakların hazırlığını yapmak, hasadımızı verimli kılacaktır. Kıyamet gününün dehşetli anlarında, bu dünyadan götürdüğümüz amellerimiz geri dönecek ve hasadımız başlayacak. O günde kimsenin kimseye faydasının olmayacağı, ancak Allaha imanımız, teslim ettiğimiz kalbimiz ve amellerimizin kurtarıcı olduğu zikredilmektedir.  Bu dünyadan hiçbir şey götüremeyeceğimizi bilerek, bize emanet edilen, ömrümüzün, vücudumuzun, ailemizin, mallarımızın, çocuklarımızın kıymetini bilmeli, Allah rızası tek gayemiz olmalıdır. Peygamber efendimiz (SAV) bir hadisinde;”Ölünün arkasından üç şey beraber gider: Ehli, Malı, Ameli. İkisi geri döner, biri orda kalır. Dönenler; ehli ve malı, kalan ise amelidir.” buyurarak, dünyada kazandığımız hiçbir şeyin götürülemeyeceği ve ancak amellerimizle göçeceğimiz haber verilmiştir. İşte ahret hayatında hasadımız amellerimizdir.   
Ölüm bizim hasat mevsimini başlama tarihi, kabir hayatımız ve kıyamet günü hesap verme, sırat köprüsü hasat günlerimizdir. Dünya hayatındaki hasadın sonunda aldığımız ürünler, bir yıl boyunca lazım olan ihtiyaç temini ise, ahiret hasadımız, sonu olmayan gerçek hayatın ihtiyaçlarını karşılayacaktır.  Arkamızda bırakacağımız güzellikler, imanlı evlatlar, Allah rızasına kazanılan ve harcanan mallar, milletin ve ümmetin ihtiyaçlarına tasadduk edilenler, bu topraklar için, bu ezanlar için, bu bayrak için her fayda, bize ahiret ürün olarak dönecektir. Allah’ın ipine sarılarak, Rasulullah’ın bıraktığı iki emanete sahip çıkarak, ecdadın bıraktığı mübarek toprakları koruyarak, Anne ve babamızın hakkını bilerek, haramlardan kaçıp, helallerle yaşayarak, ahiret hasadımıza hazırlanmış olacağız. Milletin ve ümmetin dertleriyle dertleneceğiz, ağlayanlarıyla ağlayacak, gülenleriyle güleceğiz ki hasadımız şenlensin. Geçici olan bu ömrümüzde, sadece kendimiz için değil, Allah rızası ve ümmetin selameti, huzuru için yaşamak şiarımız olmalı ki hasadımız bereketli olsun. Ahiret hayatında elimizin boş olmaması için, yaşarken hayırlı bir ömür geçirmek, bir gül misali, titizlikle bakımını yapmak, özelliğini kaybetmeden hasada hazırlamak vazifemiz olmalıdır.
Cenabı Allahtan niyazımız, ahiret gününde hasadımızın bize yeterli gelmesi, Rahman ve rahim sıfatıyla muamele etmesidir. Âlemlerin sahibi, bize, milletimize ve ümmete hayırlar ihsan eylesin. Dünyada bol rızıklı hasatlar, ahrette kendi rızasını ve Rasulünün sancağı altında toplanmayı nasip eylesin. Amin. Vesselam.
 
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.