Türkiye'de particilik en ciddi nifak odağı haline gelmiştir. Umarım bir gün tüm partilerin kapısına kilit vurulur. 
Partisiz demokrasi nasıl mı olacak diyorsunuz?
Bizimki gibi ülkelere yutturulan demokrasi bir uydurmadan ibarettir. Sömürü düzenlerinin, sömürecekleri devletlere asker ile girmeden, işgal imkanı için kullandıkları bir argümandır zamanımızda.
Bendenizin önerisi toy odaklı başkanlık sistemidir. Yani şu an getirilen sistemin daha geniş katılımlısının Türkçesi.
Toy seçimle olur ve Başkanı da toy seçer.
Sistemin en önemli kurgusal kuralı siyasi etik yasası hakimdir yapıya. Makamı, ünvanı, yetkisi ile kendini ve yandaşını ihya eden, imha edilir.
Toya seçimler yerel yapılır. Vali ve belediye başkanı birleştirilir. Her beldenin idaresi kendi özelinde tek çatı altında toplanır.
Bu olasıya kadar bu milletin burnu sürtülmeye mahkumdur.
--
Bu mevzuat yapıcılar kesinlikle dünya dışından gelmeler. Vatandaş engelli, ama çalışabiĺir durumda, engelli ve araç kullanamaz durumda veya, ya da bakım yardımı alması uygun bir engelli. Raporlama kriterinde aynı kıstaslar ile, tek tip oran ile hepsi aynı bakış ile değerlendiriliyor. Yahu engeli çalışmasına mani olmayıp, araç kullanmasına mani olanla bakım yardımı alması gereken ile vergi indirimi yapılacak engeli aynı potada karıştırmak cehalet ve şapşallık değil de nedir?
--
Bildiğim kadarıyla radar ve takip teknolojimiz güçlü ve üstelik 400 500 km menzilli füze de ürettik. Tüm dikkatimizi kendi hava savunma sistemimizi kurmaya çevirmek ve Amerika'nın kudurmuş ihtiraslı şapşallarının insafına ülkemizi terk etmemek iktidarın önceliği olmalı değil midir? Para lazım ise tüm şu inşaat işlerini öncelikle bir askıya alın ve bunu yaptıktan sonra dilerseniz Trabzon Mersin arasına kanal yapın.
--
'Efendim' lafını gündelik hayatımızdan çıkaralım mı?
İnsan, eşref i mahlukattır. Kimse, kimsenin sahibi veya kulu değildir. Bizler hepimiz sadece Allah'a aitiz ve Onun hükümranlığındayız. Sosyal hayatta, birilerine duyduğumuz saygı, amacımız o olmasa da, ona, üzerimizde tasarruf hakkını ona caiz gören bir sıfatlama ile hitabı bize meşru göstermemeli.
Hele ki bir hak müdafii iseniz siz asla bu hitabı kullanmamalısınız, zira avukatlar tarih boyunca ne efendi edindiler ve ne de hiç köleleri olmadı.
--
Bir insan ki, kendinin Allah'ın insanlara nimeti olduğuna inanmış ise, insanlığın başı yine belada demektir.
--

Adalet ise ölçü, okuyamamış, ömrünü ırgatlık, hamallık, çobanlıkta tüketmiş yamalı gömlek giyen nice insan var ki, kürsülere yayılmış, sırtını devlete dayamış dik yakalı ipek kravatlı niceleri cebinden çıkarır.
--
Bizim insanımızın en büyük defosu, kör itaat ve yandaşlığına toz kondurtmama. Hakkı ve hakkaniyeti öncelemede ihmalkarlık. Allah intibahlar versin hepimize. Amin
--
Bizim memlekette babasının soyadı, ünvanı ve mensubiyeti sayesinde bir yerlerde ne kadar çok insan var. Bunu kıramaz isek kırım kırım kırılacağız.
Liyakatlı ama derseniz, ahlaki değil yine de.
--
En alçak dindarlık, tapındığı tanrısının sırtına semer vurup, onu emeli yönüne dehleyenin dindarlığıdır. Mailis Nalars Sarpust Yazıtları
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.