Türkiye’de Ak parti iktidar olup muktedir olmaya başladıktan bu yana muhalefet bütün fırsatları memleket yararına mı değil mi düşünmeden değerlendirmeye çalışıyor. Onlara göre asıl hedef  dokuz seçimdir yenildikleri Recep Tayyip Erdoğan’dır . Onu iktidardan uzaklaştırana kadar onlar için her yol mübah görülüyor.
EYT olarak bilinen Emeklilikte yaşa takılanlar konusu bunlardan birisi. Rahmetli Turgut Özal emeklilik sisteminin batmakta olduğunu görünce 43-44 yaşında emekliliği önleyen kanun değişiklikleri yapmıştı. 1991 yılında Süleyman Demirel bu değişiklikleri popülist bir politika uygulayarak seçim kazanma uğruna yeniden eski haline getirdi. Bu durum Sosyal sigorta sistemimizi yeniden çöküşün eşiğine getirdi. Bu konular TVlerde rakamlarla anlatıldığı halde bir kısım vatandaş son seçimde olduğu gibi kendi menfeatlerini ülke menfeatlarinin önüne geçirip oy silahını kullandığı için muhalefet tarafından istismar ediliyor. Hükümet EYT konusunda bir şey yapılamayacağını açıkladığı anda muhalefet kendisi de iktidar olsa yapamayacağı işlerde söz veriyor. Tabii Süleyman Demirel’in bir lafı var “dün dündür , bugün bugün” diye . Ekrem İmamoğlu İstanbul’da kazanmadan önce ne sözler veriyordu. O sözler dündü. Bugün ise şartlar v.s. diyerek çark ediyor.
Ben 25 yıl çalıştım ve 44 yaşında emekli oldum. 18 senedir emekli maaşı alıyorum. Allah ömür verirse belki de çalıştığımdan daha fazla sene emekli maaşı almaya devam edeceğim. Böyle bir örnek dünyada var mı?
EYT ye karşı olmak sorunları unutmak anlamını taşımamalı. 50 yaşından sonra Türkiye’de iş bulmak adeta imkansız. İş bulamayan insanların geçimi konusunda devletin tedbirler alması istenebilir. Yine çalışamaması nedeni ile işsiz olan insanların sağlık sigortasız kalmaları, prim ödeyememeleri gibi konularda da çözümler üretilmeli. İktidar olmak sorunlara çözüm üretmeyi gerektirir.  
İkinci tartışılan ve son seçimlerde iktidara en çok oy kaybettiren konulardan birisi ise Suriyeliler konusu. Avrupa ülkeleri memleketlerine gelen çok az sayıdaki mülteci için nerede ise isyan ediyorlar. Avrupa’ya giden Suriyeliler çalıştırılmıyor. Devletler tarafından kendilerine verilen üç beş kuruşla geçiniyorlar. Bunlar dil öğrenip geri dönmeyecekleri anlaşılınca ancak çalışma hakkı tanınıyor. Bizde öyle değil gelen mülteci sigortasız, ucuz da olsa geçimini sağlamak için hemen çalışmaya başlıyor. Bizdeki sorunun temelinde bu konu var. Ucuz çalışmaya başlayıp bir de ekmek kazanma zorunluluğu nedeni ile kaytarmadan çalışınca yerli işçilerimiz tarafından dışlanıyorlar. Muhalefet için istismar bu noktada başlıyor. Bunlar sizin ekmeğinize mani oluyor, iktidar Esad ile anlaşsa ülkelerine geri gönderilir, buna iktidar mani oluyor diyorlar.
Türkiye’deki Suriyelilerin Gayri safi milli hasılaya katkısı % 1,5 seviyelerinde olup, ucuz işgücü  nedeni ile ekonomimizin rekabet gücünü de iyi yönde etkilemektedir. Türkiye’de Çin ürünleri niye ucuz. Hep kalite yönünden kötü olduğu için mi ? Hayır . Çin Nüfusunun çokluğu ve  ucuz istihdam nedeni ile üretim maliyeti düşük olduğu için. Biz de de Suriyeliler ve Afganlar nedeni ile işgücü ucuzlamıştır. Bu durum vahşi kapitalizm gibi algılansa da dünya gerçekleri bu sonuca ulaştırıyor. Peki ucuz işgücü diye bunları geri göndermeyelim mi? Hayır mutlaka geri göndermek gerekir. Ancak tamamının geri gideceğine inanmak mümkün değil.  Uyum sağlayamayanlar gider , uyum sağlayanlar kalır. Dünyada benzer örnekler böyle sonuçlanmış. Kılıçdaroğlu istese de 4 milyonun tamamını geri gönderemez. Bunu bildiği halde sırf içimizde işi dolayısıyla rahatsız olan bir kesimin oyunu alabilmek için Suriyelileri geri göndermekten bahsediyor.   
Cenevre görüşmeleri başarılı olursa Suriyeliler zaten ülkelerine dönerler. Ancak başarısız olur ve Suriyenin bütünlüğü korunamazsa bizimle omuz omuza savaşan Suriye Milli Ordusu ve oluşturacağı hükümet bize sınır bölgelerinde kuracağı bir devletle oraya geri göçü sağlayıp,belki ileride Hatay gibi self determinasyon ile Türkiye’ye bağlanabilir. Oralar zaten Misaki Milli sınırlarıdır.
Bizdeki muhalefete kalsa Suriyeliler Esad ile anlaşıp Suriyeye iade edilir  ve orada ya idam edilirler ya da varil bombaları altında can verirlerdi. Geriye  Amerika ve İsrail himayesindeki PKK- YPG liler kalıp onlarda sınırımızda çoktan devletlerini kurmuşlardı. Çinde milliyetçi Çinliler savaşta yok olunca Mao kominist Çinlilerle iktidar olup Çin’i aynı Suriyenin kuzeyindeki gibi kominist, ateist  PKK  gibi fırsat kollayıp kominist devlet yapmıştı. Milliyetçiler ise Tayvan’a kaçmak zorunda kaldılar.
Türkiye’nin popülist değil milli politikalara ihtiyacı vardır. Günlük politikalar yüzünden sırf Tayyip Erdoğan’ı düşürebilmek için ülkeye yazık etmeyin. Bu konuda sayın Devlet Bahçeli’yi örnek alın. 
Güçlü ve milli büyük Türkiye dileğiyle …
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.