İsmi COVID 19 olarak yenilenen salgın hastalık musibeti dünyanın her köşesinde tüm hızı ile etkisini göstermeye devam ediyor.  Özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Çin, İtalya ve İspanya gibi ülkeler başta olmak üzere canlar alıyor, korku salıyor, her tarafı panik ve endişeye mahkûm ediyor. Fakirliğe,  işsizliğe, yalnızlığa mahkûm ediyor. Seyahatleri durduruyor, hastaneleri ve sağlık sistemlerini kilitliyor, sosyal hayatı felç ediyor.
 Bizim ülkemiz ise bu virüsle, genel olarak devletimizin özelliklede Sağlık Bakanlığımızın vaktinde almış olduğu etkin tedbirler sayesinde pek çok ülkeye oranla daha geç tanıştı. Ama bir şekilde bizde tanışmış olduk.
Salgının ismini duyduğumuz ilk günden bu tarafa, gece gündüz demeden canları pahasına hizmete devam eden sağlık çalışanlarına ve Sağlık Bakanına teşekkür ediyor,  dualarımızla kendilerinin yanında olduğumuzu belirtmek istiyorum. Unutmayalım ki onlara yapacağımız en büyük iyilik, dualarımızda onları da bulundurmak ve  “EVDE KAL” çağrılarına azamî ölçüde katılmaktır.
Elbette tehlikenin büyüyerek geldiğini hepimiz görüyoruz. Sorunun dünya devi olarak gösterilen ülkelerdeki boyuta gelmemiş olması sevindirici bir durumdur. Hastalık duraklama dönemine girinceye kadar tedbirler daha katı bir şekilde alınmaya devam edecek… Halkımızda buna hazır. Tedbirler alınırken, salgının en üst seviyelere ulaştığı Çin, İtalya ve İspanya gibi ülkelerdeki yetersizliklerden ders çıkarmaya dikkat edilirken; Singapur, Güney Kore ve Japonya gibi ülkelerin başarılı yönlerini örnek almaya da özen gösteriyoruz.
Dünyadaki sayısal durum, önemine binaen dikkatle takip edilmektedir. Olaya bardağın dolu tarafından bakacak olursak 137 bin kişi iyileşmiş. Bu sonuç ümitlerimizi yeşertmektedir.  Ölü sayısı önemli olmakla birlikte, sadece buna yoğunlaşmak bizi yanlışa sevk eder. Salgından etkilenip hasta olanlara oranla, kaybedilenlerin sayısı çok küçük rakamlarla ifade ediliyor. Her kayıp çok üzücü olsa da, geleceğe ümitle bakmamızı sağlayan, paniğe gerek olmadığını vurgulayan bir sonuç….
Ama gevşememek açısından çok dikkat edilmesi gereken durumlarda var elbette!... Rakamların bizi önemle uyardığı noktalardan biri de virüsü kapmış olanlarla, taburcu olanlar arasındaki fark! Bundan 20-25 gün kadar önce dünya genelinde toplam vaka sayısının yüzde 60-70’i taburcu oluyor iken, an itibarıyla (28.03.2020 Saat 16.00) bu oran yüzde 23’ün altına düştü.  Bu güne kadar ki toplam vaka 617 bin, iyileşip taburcu olanların sayısı ise sadece 137 binlerde. Başlangıçtan günümüze iyileşenlerin yüzdelik oranı 22. 
Bu ne anlama geliyor? Dünyada hasta sayısı git gide artarken, iyileşme sayısı düşük olduğu için, hastanelerin kapasitesi aşılıyor.  İtalya, İspanya Vb. ülkelerde olduğu gibi koridorlarda hastalar ölüme terkediliyor, hasta kabulde hasta tercihi düşünülüyor, sağlık sistemleri felç oluyor. Spor salonları, hastane bahçeleri gibi iyileşmeye değil salgının yayılmasına çanak tutacak yerler güya tedavi amaçlı kullanılıyor(!)
Amacımız dünya geneli için verilen rakamların ifade ettiği şeyleri iyi okuyup, geleceğe yönelik alınması gereken tedbirleri vaktinde almak. Yetkililerimiz salgının yeni yaygınlaşmaya başlıyor olmasını bir kazanç olarak görüp tüm tedbirleri vaktinde alıyor. Ama duyarlı bir vatandaş olarak bir hatırlatmada bulunmayı görev sayıyorum…
İleriki zamanlarda salgından etkilenen hasta sayısının hastanelerimizdeki boş yatak sayısından fazla olacağı varsayılarak, geçici hastaneler oluşturmak için acilen fizibilite çalışmaları başlatılmalı. Gerekli ekipman ve personel temini için alt yapı oluşturulmalıdır. Atanmamış ve çalışmayan sağlıkçılar ile emekli sağlık personelinden katkıda bulunabilecek olanlar tespit edilmeli,  Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinin Sağlık Bölümlerinde okuyan son sınıf öğrencileri hazır hale getirilmeye çalışılmalıdır. Mekânlarının elverişli olması düşüncesinden hareketle, öğrenci yurtlarından müsait olanların tespit edilip, geçici hastane olarak kullanılıp kullanılamayacakları incelenmelidir. Yurt binalarında odaların ayrı olması, lavabo ve yemekhane şartlarının uygun olması bir avantaj olarak değerlendirile bilir. Durum çok daha sıkıntılı hale gelirse okul binalarından da yararlanılabilir…
Her konuda olduğu gibi hiç şüphesiz bu konularda da devletimiz gerekli önlemleri almıştır. Ama farkındalık oluşturmak ve alternatif düşünceler geliştirmek açısından yeni fikirlere kulak vermek yararlı olacaktır. Halkımızın vereceği en büyük katkı ise, yetkililerin talimatlarına uymak ve “EVDE KALMAYA DEVAM ETMEK…”
“Ya Rabbi!.. Bu musibete karşı verdikleri savaşta, sağlık çalışanlarımızı muzaffer kıl!.. Onlara güç kuvvet ver, işlerini kolaylaştır. Milletimizi, Müslümanları ve insanlığı bu musibetten koru. Belalardan kazalardan, kötülüklerden emin eyle. ”
 Huzur istiyorsan “EVDE KAL TÜRKİYE!..”
Selam ve dua ile…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.