Geleneksel medya ile yeni medya/sosyal medya konusu gündeme geldiğinde ve birbiriyle kıyasladığında şu tablo ortaya çıkıyordu: Daha demokratik bir ortam ve katılımcı bir yapı oluşacak. Hatta konu üniversitede derslerde tartışmaya açıldığında, sosyal medyanın gazeteciliğe ne gibi etkileri olabileceği gibi konular tartışılır değerlendirilirdi. Bir gerçek var ki internet imkanları, sosyal medya imkanları haberciliği de etkiledi, değiştirdi. Hatta geleneksel medya olarak sınıflandırılan alanda çalışan gazeteciler de artık “kendi medyasını” kurup görüşlerini takipçileriyle paylaşabiliyor.

Farklı sebeplerle yayın hayatına son veren ya da daralmaya giden basın yayın organlarının olduğunu biliyoruz. Kapananı da hafta sonu ek olarak ayakta kalmaya çalışacak olan da. Ya da sahiplik yapısının değişmesinin ardından mevcut çalışma ortamından ayrılıp “işsiz” kalan da var. Basılı yayınlar için kapanma sebebi olarak kağıt sorunu ve pahalılık öne sürülebiliyor, eskisi kadar karşılığı olmadığı yani halk tarafından okunmadığı, gazetenin kağıttan öteye gidemediği de konuya ilgi duyanların ve tartışanların öne sürdüğü bazı temel sebepler. Radyo ve televizyonun yeni yeni hayatımıza girdiği dönemlerde gazetelerin artık pek talep görmeyeceği söylenirdi. Kağıt medya son bulacak veya ne zaman son bulacak tartışmaları bunun eseri. Ancak her ne kadar gazeteleri etkilemişse de halen türlü zorluklara karşı basılı olan yayınlarına devam etmeye çalışıyor. Farklı formüller bularak (destek, bağış, vakıflaşma vb.) gerekirse okuruna başvurup fiyat artırımında bulunarak kendi kulvarlarından yayınlarına devam etmeye çalışıyorlar. Bir de radyo ve televizyona internet gibi küresel bir ağ ortamının sosyal medya gibi bir ortamın eklenmesi, gazetecilik açısından basın açısından çok daha düşündürücü olmaya başladığı söyleyebiliriz. Dijital ortamda gazete formatında yayını sürdüren veya sadece internet haberciliğini sürdüren örnekler olunca, göz önünde gerçekleşen hızlı dönüşümü anlamlandırmak zor olmasa gerek. Hatta buradan yola çıkarak gelecek projeksiyonu dahi kurulabilir. Yıllar öncesinin tartışmalarının örneği gibi. Radyo televizyon internet olabildiğince değiştirdi, dönüştürdü ve gazeteyi geri plana itti. Şimdiyse bu işi yapmanın ortamı önceden olduğu gibi değişti ama kurumsal bir çatı altında bir patron altında yapılmıyor. Muhakkak böyle bir tercihe bulunup tek çatı altında alternatif ortamlarda yapanlar var ancak bireysel yayıncılığa dikkat çekmek istiyorum.

Her yıl iletişim gazetecilik alanından yeni mezun olacak arkadaşlar bu gelişmeleri es geçmeden dikkatlice takip edip analiz etmeli diye düşünüyorum. Çünkü mevcut medya şartlarında ve çalışma ortamlarında, yerelde ve ulusalda bir gazetede dergide ya da televizyonda radyoya iş sahibi olmak çalışmak önceki yıllara nazaran daha da zorlaştı. Tabii ki toptancı bir anlayışla kimse almaz etmez diyemeyiz ancak gerçeklere baktığımızda ve mezun olanlardan dinlediklerimize bakarsak, bu gerçekliğin yaman bir gerçeklik olduğunu görmezden gelemeyiz. Bu bakımdan yılların değişim dönüşüm gazetecilik-sosyal medya-internet tartışması göz önünde gerçekleşiyor ve yeni nesil mezunlar bunun farkında olmalılar.

Peki örnekleri var mı? Evet. Medyaya ve çalışanlara bakınız. Kapanan gazetelere ya da farklı sebeplerle işinden olanlara bakınız, ya yeni kurulan internet sitelerinde yazmaya haber yapmaya başlıyor ya da kendi sitesini kurup tek başına mesleğini yapmaya başlıyor. Tabi internet haberciliğinin hukuki boyutu tam olarak oturmuş olamayabilir, kendine göre olması gerekenleri vardır ama blog sayfası bile kurup haberciliğinizi yapabileceğiniz bir şartlardan bahsediyorum. Hep YouTuberlardan konuşuyoruz ya, genç nesil şöyle böyle gibisinden. Hatta YouTuberları şikayet edenler çıkıyor haberlere konu oluyor vs. Bunun şöyle de bir anlamı var. Sosyal medyada yer alıp “hakkını” verirseniz, yani çalışır üretirseniz er ya da geç karşılığı vardır. Çok az kişi gazeteden haber okuyordur artık. Eldeki telefondan otobüste varacağımız yere kadar “gündemde neler olup bitiyor” diye hangimiz bakmıyoruz mesela? Tanınan gazeteciler var ki YouTube’da kanal açıp diğer sosyal medya alanlarıyla birlikte aktif bir şekilde “kafasına göre” yayıncılığını yapabiliyor. Çünkü o kanalın patronu kendisi. Giderler açısından bakınca, geleneksel medyaya olduğu gibi bir gider de yok. Madem mevcut ortamda yer edinemiyorum artık ben de kendi kanalımı sayfamı kurarım işime devam ederim şeklinde düşünülüyor. Yaş olarak sosyal medyadan biraz uzakta kalanlara ise çevresindeki gençler yönlendirmede bulunuyor hatta böyle bir şey var gel sana da kuralım gibisinden.

Bilindik yazarlar da olsa, genç yeni tecrübesiz gazeteciler de olsa ortak noktası internet olmaya başladı. Gazete kurar gibi site kurup kanal kurup adına da “şu medya” ya da tek başınaysa kendi ismiyle, gündemi yorumluyor yazılarını haberlerini yayımlıyorlar. Demokratik ve özgür olarak değerlendirilmesi bu yönüyle öne çıkıyor. Her fikirden insan kendi sitesini kursa habercilik yapabilse ya da yazsa, muhakkak karşılığı olacak. Tabi bundan para kazanmak istiyorsa ticari boyuttur, özel olarak kafa yorması ve kendini göstermesi gerekiyor. Yani ne kadar tık alır gündeme gelirseniz o kadar da reklam veren açısından değerlendirilirsiniz. Kazanç kısmı konunun odağı değil. Kanal kuran gazetecilerden yola çıkarak ifade etmeye çalışıyorum. Televizyon kanalı kurmaktan YouTube kanalı kurmaya doğru bir değişimden söz ediyorum. 

Anlaşıldığı üzere medya zaten değişmişti, değişmeye başlamıştı diyelim. Günümüzde ise bu değişimin boyutu kısmen daha da bireyselleşti. Eski ya da yeni gazeteciler, “bağımsız” bir şekilde sosyal medyada yer alıp mesleğini yapmaya devam eder hale geldi. Uzun uzun yazı okumaktan sıkılanlar videodan dinleyebilir, Twitter alışkanlığı olanlar takip ettiği ismin yorumlarını oradan okuyabilir paylaşabilir, okumayı sevenler ve ekrandan okumayı yadırgamayanlar, sitesine girerler okuyup takip ederler vs. Çeşitler çok imkanlar fazla açıkçası.

Peki bundan beş on yıl sonra bahsettiğimiz olay artarak devam eder mi? Gazete ve televizyon sayısı oldukça azalır, bireysel medyalar çoğalır mı? Sadece devlet televizyonu kalıp gazetelerin olmayıp, her şeyin internetten sosyal medyadan yürütüldüğü bir çağ mı geliyor? Yoksa tüm bu gelişmeler ve dönüşümler, mevcut şartların sebep olduğu alternatiflik arayışının bir aşaması mı ve geçici mi?

İnternet ve sosyal medya gazeteciliğinin süreceğini şimdilik öngörebiliriz. Gazeteciliğin de değişim geçirmeye devam edeceğini de elbette öngörebiliriz ki hızla değişip dönüşüyor. Ancak devamı nasıl olacak henüz öngörmek zor bana göre. Çünkü dönem değişir şartlar değişir, kendi kanalını kuran gazeteciler belki de gelecek zamanda geleneksel medyaya geri döner.

Yeni neslin mezun olduğu okullar da değişecek, meslekler değişecek, mesleklerin icra edildiği ortamlar da değişecek. Bu yüzden gazetecilik açısından geleneksel medyaya bakarak iç karartmak yerine, şimdinin ve geleceğin ortamını göz önünde tutarak ve bunun farkında olarak mesleğin durumunu, şimdisini ve geleceğini şartlarını geniş bir şekilde değerlendirerek bir bakış açısı oluşturmak gerekiyor. Bağımsızlık, özgürlük, sosyal medyanın sahipliği gibi konularla da bu durum değerlendirilebilir ancak bu da başka bir yazının konusu olsun. Yeni mezunlar ve mezun olacaklar, gazetecilik yapmak istiyorsanız geleneksel medyaya bakarak düşünmek yerine yeni şartları ve gelişmeleri bilerek mesleği sürdürmeyi kendinize alternatif olarak görebilirsiniz.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.