Millet olarak korana virüs ile yatıp kalkar olduk. Devlet bir yandan ekonomik ve sağlık anlamında tedbirler açıklarken, bizlerde vatandaş olarak bugün “ Bugün neyle uyanacağız” paranoyası içinde yaşam mücadelesi veriyoruz.

Hepimiz kendi karantinamızı uygulama gayretinde olsak da; ekonomik anlamda zorlandığımız bir gerçek. Her gün akşam haberlerinde devlet yönetiminden gelecek haberlere kulak kesilmişiz. Ekonomik olarak açıklanan destek paketlerine baktığımızda “iyi ama daha iyi olabilir” demekten kendimizi alamıyoruz.

Ama devletimizin imkânları da belirli.
Amerika’daki gibi bin ya da iki bin dolar her eve yardım yapılamayacağına göre, devletimizin yanında ona destek olmak için kurum, kuruluş ve şahıslar olarak ne yapmak gerekir onu bulmamız lazım.
Siyasi Partiler, özel sektör, bankalar destek açıklamaları yaparken, Kayseri’den de bir öğretmen ve aynı zamanda yazar olan Vedat Sağlam hocadan bir çağrı geldi.
Geçtiğimiz günlerde sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı. Kendisi de eski bir sendika yöneticisi olarak devlete çok büyük katkı sağlayacak bir öneri de bulunuyor. Sendikalara üye olacaklar için devletin ödediği ‘’Toplu Sözleşme İkramiyesi” adı altında milletin vergilerinden tahsil edilen sendika aidatlarının kesilmesini istiyor.

Gerçekten çok yerinde bir çağrı.
Yine söylüyorum bu memur maaşlarına devletin verdiği katkı, yani sendikaya üye olan memurlar kendi maaşlarından bu parayı ödemiyor.

Devlet bizden topladığı vergilerle neden sendikaya üye olacak olan memurlara ( İşçilere de yapıyor mu bilmiyorum) para yardımı yapıyor. Devlet kesesinden ( Yani bizim paramızla) bu sendikalara neden destek veriyor?
Şimdi biz vatandaş olarak bir sorgulayalım bakalım. Memur sendikalarının bize ne faydası var.

Ben söyleyeyim hiç çünkü memur değiliz (Memurlara ne kadar faydası var?)

Memur sendikaları bizim verdiğimiz vergilerle en güzel restoranlarda-otellerde yemekli toplantılar yaparak, profesyonel sendikacıyız diyerek maaş alarak,  en lüks arabalara binerek, kendilerine şaşalı makam odaları döşeterek kısacası bizim paralarımızı rahat rahat harcayarak sendikacılık yapıyorlar.

Madem sendikalar birer sivil toplum örgütü, madem bu sendika başkanları toplu sözleşme görüşmeleri zamanında “ Bizim bilmem kaç yüz bin üyemiz var” diyerek devlete aba altından sopa gösterebiliyorlar. Madem sendika başkanı olmak ve hizmet etmek için genel kurullarda canla başla yarışıyorlar. Devletimizde bu üyelerine hizmet sevdalısı sendika başkanlarımıza yardımcı olsun. Sendika aidatını ödemeyi kessin.

Gerçekten sendikaya üye olmak ver bir aidiyet duygusu içinde bulunmak isteyenler varsa kendi cebinden aidat ödesin. Memurlarımız istediği sendikaya üye olmakta serbesttir elbetteki. Ama bu üyelik hususu Aynı derneklerde, vakıflarda, kulüplerde olduğu gibi gönüllü olarak aidat vermeyle olsun. Herkes istediği kadar imkanları ölçüsünde sendikasına destek olsun. Bence daha güzel olur.
Devlet kesesinden sendikacılık yapılmasın. Hatırladığım kadarıyla eskiden böyle devletin sendika üyesi olacak memurlara yardımı yoktu.

Sonradan nasıl olduysa dönemin iktidarı bu uygulamaya geçti.

Şimdi de devletimiz şunu diyebilir “ Yıllardır bu parayı ödüyoruz artık 3-5 ay ödemeyeceğiz. Sonrasında bakarız”  ya da buna hiç gerek kalmaz, bu sendika başkanları devletimizin ilgili birimlerine “ Biz bu sendika yardımlarını istemiyoruz.  Devlet ve millet olarak bu sıkıntılı süreçten geçerken bu aidatların bize ödenmesi uygun değil. Bize ödenen her ay ki On milyonlar ( eski parayla trilyonlar) işinden olan, çalışmaya imkân bulamayan, dükkânını kapatan garibana, esnafa aktarılabilir” diyebilirler.

Böyle derlerse çok büyük fedakârlık yapmış olurlar.

Şimdi “ Sendika aidatı falan yazıp duruyorsun bu ne kadar bir para ki” diyebilirsiniz
Bu paranın ne kadar tuttuğu ile ilgili olarak kısa bir örnek vermek gerekirse 2019 yılı verilerine göre Türkiye’de 1 milyon 702 bin 644 sendikalı memur var. Bu sendikalı memurlara en kötü ihtimalle devletimiz ortalama aylık 20- 30  TL ödüyor. 1 milyon 702 bin 644 sayısını x 20 TL yaptığınız zaman aylık 34 milyon TL gibi ( Bu basit bir hesap. Bu rakam kimilerine göre 50 milyon TL’yi bulabiliyor ya da fazlasını) bu devasa kaynak sendikalara aktarılmadan, bu zor zamanlarda asgari ücretle geçinmeye çalışan, işsiz kalanlara aktarılabilir.

Tabi ki şimdi sendika yöneticilerimiz bana kızıyordur ama kızmasınlar. Onlarda benim kadar devletini ve milletini düşünen insanlar. Bu zor zamanlarda hep beraber olmalı, devletimizin yanında ona destek olmalıyız. Biz Türklerin en büyük özelliğinden birisi “ Devlet ve Millet” dediğinizde akan sular durur. O yüzden fedakarlıksa fedakarlık yaparak, devletimizin yanında olduğumuzu göstermeliyiz.
Kayseri’den başlayalım bence, her fırsatta üye sayısının çokluğundan bahseden sendika başkanları şimdi taşın altına elini koyma vakti. Genel merkezlerinize çağrı yapın da devletimizin yanında olduğunuzu bir gösterin bakalım.

Son olarak gerçekten bir birinden güzel kitaplar yazan gönül insanı eğitimci Vedat Sağlam hocama bu çağrısı için çok teşekkür ederim. Sendikalardan sonra yada önce siyasi partilere hazine yardımı gibi konularda gündeme gelir mi bilemem.

Vedat Hocamın çağrısı ve benimde ifade ettiklerimiz AK Parti Kayseri Milletvekillerimize ve Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekilleri Baki Ersoy ve İsmail Özdemir, İYİ Parti Milletvekili Dursun Ataş ve CHP Milletvekili Çetin Arık’a da bir şekilde ulaşır diye düşünüyorum.

Vedat Hocamın Sosyal Medya hesabından yaptığı paylaşım aynen şu şekilde:
“Devletimizin, sırtındaki ekonomik yükü hafifletmesi adına sendikalara her ay ödemiş olduğu milyonlarca liralık aidatı acilen kesmeli ve buradan gelecek parayı asgari ücretle geçinen ve şu anda işsiz kalanlara vermelidir...
İşte size küçük bir hesap...
Türkiye'deki toplam memur sayısı ortalama; 2.422.252 kişi...
Sendikalı memur sayısı ise kabaca 2.000.000 kişi dense ve memurlar için devlet sendikalara kabaca 20 lira ödemiş olsa...
2.000.000×20=40.000.000 lira eder.
Böylece devletimiz, sendikalı memurlar için sendikalara her ay ödemiş olduğu 40.000.000 liradan kurtulmuş olur.
Ve bu parayı da şu anda zor durumda olan asgari ücretlilere verebilir...

Muhteşem bir kaynak değil mi?
Kaynaksa, alın size kaynak...”
İnşallah hayırlısı olur. Devlet ve Milet olarak bu sıkıntılı süreci atlatır ve selamete ereriz en kısa zamanda. Vesselam.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gün Doğarekn 2 ay önce

sendikanin devlet tarafından desteklenmesi, sendikacıların hükümete kul olması demektir. anadoluda bir söz vardır : " gavurun ekmeğini yiyen gavurun kılıcını sallar ". sülkemizdeki sendikal anlayış, asla bir sendikal mücadeleye zemin hazırlayamaz. asıl olması gereken, sendika üyelerinin katkılarıyla sendikacılık yapmaktır.sendikal aidatı hükümetin verdiği sendikalar nasıl olacak da hükümetin yanlışlarını eleştirebilecek ve mücadele yapabilecekler. bu nedenle her toplu sözleşme döneminde sendika, bir saat içinde hükümetin teklifine razı olmuştur. güya sendikacılık yapıp kazanımlar elde etmişler. hadi bakalım mangalda kül bırakmayan sendikacı ! lar devlet ve millet hizmetinde pamuk elleri cebe atalım. en azından sendika aidatlarımızı devletimie bağışlayalım. ilk önce sendika ağalarını görmek isteriz. her ay 10 milyoncukları cebinize atıyorsunuz, bir de vatan millet yolunda görelim ağalar sizi.

Misafir Avatar
Ercan 2 ay önce @Gün Doğarekn

gerçektende çok doğru tespitlerde bulunmuşsunuz. devletin bu konuya biranönce el atması gerekir. devletin yani milletin parasıyla sendikacılık yapılmaz, ağalık taslanmaz

Beğenmedim! (0)