Televizyon haberlerini seyredemez hale geldik. Dizilerin ve filmlerin büyük bir kısmını konular ve içeriği nedeniyle izlemekten gına geldi.  Gazetelerin manşetlerinden gözlerimizi kaçırıyoruz. Sosyal medya tamamıyla insanı yoruyor. Çok ilginç bir zamandan geçiyoruz.  Tüm haberleşme alanlarında tek bir konu ağırlık kazandı. ‘’Şiddet!! ,, Tüm ana haber ve ana konular şiddet konuları. Aslında batılı ülkelerde çok uzun zamandır yaygın olan şiddet, son yıllarda artık ülkemizde de arttı. Batı bize şiddet ihraç etti. Özellikle televizyon filmleri ve dizileriyle, sosyal medya aracılığıyla yaptı bu ihracatı. Hem de trilyonlarca para kazandılar. Batının, Yahudi ve Hristiyanlığın, kapitalizm ve komünizmin güçlü olan zayıfı ezer mantığını İslam ülkelerine, özellikle de ülkemize sattığını görüyoruz. Ekonomik hayatımız düzeldikçe, rahatımız arttıkça, batının materyalist bölüşme hastalığına kapıldık. Maddiyat hırsı insanlığımızı ve maneviyatımızı zayıflattı.

Bir saatlik televizyon haberlerinde akla hayale gelmeyecek şiddet görüntüleriyle karşılaşıyoruz. Hemen memleketimizin her yerinden garip olaylar zinciri sunuyorlar. Bakın birkaç örnek paylaşıyorum, konunun anlaşılması için; “Dört günlük bebeğini ağzını bantlayarak çöpe atan anne” “para vermediği için annesini ölesiye darp eden evlat” “Boşanmak isteyen eşini, çocuklarının gözü önünde, silahla vuran koca.  “Aile içi anlaşmazlıklardan dört kişiyi öldürüp intihar eden genç” “Yol verme kavgasında silahlar konuştu, üç kişi öldü.” “Neden yan baktın kavgası” “karşılıksız aşk kavgasında iki ölü.” “Öğretmenine saldıran öğrenci, bir kişiyi yaraladı” “Doktor ve hemşirenin kendisiyle veya hastasıyla ilgilenmediğini, yanlış tedavi yaptığını iddia eden biri hastaneyi birbirine kattı. Doktor ağır yaralı.” “Yetmişlik dedeler kırk yıllık arkadaşlığını unutarak çeşme suyu yüzünden tartışıp kavga ettiler. Dedenin biri mezara biri hapse girdi.”…………. Daha böyle onlarca haberi sırasıyla dinleyebilirsiniz. Bir okulda yapılan anketi mesleğim icabı inceleme fırsatı buldum. Otuz kişilik bir sınıfın tamamının ortak tek bir cevabı dikkatimi çekti. “-Öfkemi kontrol edemiyorum.”- Ne oldu bize. Milletimizi ne hale getirdiler. Eskiden her türlü farklılıklarımıza rağmen sevgi ve saygı içinde yaşıyorduk. Hani biz, Allah’ın yarattığı için tüm canlı ve cansızları seviyorduk. Hani biz sevgi ve şefkat peygamberinin ümmetiydik. Bizim milletimiz sevgiyle, aşkla birbirine bağlıydı. Hep başkalarının hakkını hesap ederek yaşardı. Komşumuz açken tok yatmazdık. Büyüklere saygı, küçüklere sevgi duyardık, korurduk. Anne ve babamız, kardeşimiz, akrabamız, komşumuz hepsi bizim baş taçlarımızdı. Ne oldu bize. Arkadaşlarımız için canımızı verirdik. Her şeyimizi paylaşırdık. Kendi rahatımızdan feragat eder, yanımızdakilerin rahatını sağlardık.  Milletimize ve geçmişimize saygıyla bakar, hepsinin can olduğunu söylerdik. Ne yaptılar bize. İçki, uyuşturucu, fuhuş, silah bu kadar yaygın değildi. Seyrettiğimiz bir filmde, hepsinin reklamı yapılıyor. Bütün konular vurdulu kırdılı.

Vuranlar-kıranlar kahraman ilan ediliyor. Aile ve toplumumuzun temeline dinamit yerleştiriyorlar. Dizilerde çocuklar ve gençler batıya özendiriliyor, onlar gibi yaşamaya teşvik ediliyor. Çocuklara dizilerde, anne ve babasına, sen bana karışamazsın dedirttiriliyor. Sahte bir özgürlük havası öğretiliyor. Evde çocuğun seyrettiği dizi ve sosyal medyadan aldığı şiddet hırsı, sokakta ve okullarda patlak veriyor. Okullarda çocuklarımızı şiddete karşı eğitemiyoruz. Okul içinde kendi akranlarına, daha küçük olanlarına ve öğretmenlere karşı bir şiddet duygusu beliriyor.  Bu çocuklar bu şekilde hayata atıldıkları zaman topluma karşı da şiddet sergiliyorlar. Bu durum sosyal olarak, toplum hayatımızı derinden sarsıyor.

Bu durumdan kurtulmanın ve güzel haberler duymanın yolu belli. İlk olarak, ülkemizin basın yayının ve sosyal ağlarının, derhal, acilen, oyalamadan,  milletimizin hasletlerine göre düzenlemeler yapılması. İkinci olarak örgün ve yaygın eğitimde, üniversitelerde, Sivil toplum kuruluşlarında acil planlamalar yapılmalıdır. İnsanımızın içinde sevgi çiçekleri açtıracak eğitimler yapılmalıdır. Geçmişimizde milletimize ve ümmete insanlığa sevgi aşılayan gerçek büyüklerimiz var. Kendi tarihimiz, kültürümüz, dinimiz-maneviyatımız, kendi gerçek kahramanlarımız ön plana çıkarılmalı. Edebiyat ve tarihimizin önemli şahsiyetleri öğretilmelidir. Mevlana, Yunus, Hacı Bektaş,  Hacı Bayram ve daha binlerce büyüğümüz ve kahramanımız öğretilmeli. Batının şiddet öğreten sahte kahramanları silinmelidir.  Üçüncü olarak, ailelerin çocuklarını sahiplenmeleri sağlanmalı, aile içi eğitime yeniden geçilmelidir. Bu amaçla aile büyükleri eğitimin odağına konulmalı, çocukların aile içinde şiddetten uzak tutulması sağlanmalıdır. Allah yar ve yardımcımız olsun. Amin. Vesselam.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.