Şöyle bir bilgisayarın başına oturdum ve Kayserispor’un bugüne kadar gelen sürecini film şeridi gibi gözümün önüne getirdim.
Neler yaşanmış neler?
Kimler neler söylemiş neler?
Spordan anlamayanların nasıl haber yaptığını ve köşe yazdığına şahit olduk.
Yani, herkes eteğindeki taşı dökmüş.
Peki şimdi ne yapıyorlar acaba?
Ne yaparlarsa yapsınlar ama artık Kayserispor’a destek olsunlar. Kişisel meseleleri bir tarafa bırakıp tam destek haberleri ve köşe yazılarını bekliyoruz.
Futbol elbette sahada oynanır ve sahada kaybedilir sözü ağzımıza yapışmış. Ama maalesef bizim liglerde pekte öyle olmadığını hepimiz biliyoruz.
Maç bazen de kamuoyu baskısı ile kazanılır ve kaybedilir. Kimse dillendirmese de bazen de masada kazanılır ve kaybedilir.
Geçtiğimiz sezonu bir göz önüne getirin. Galatasaray’ın şampiyonluğu için neler söylendi neler. Ben şimdi niye bunları yazıyorum diye sorabilirsiniz. Uzun süredir şehrimizin takımı olan Kayserispor’u takip ederiz. Kayserispor aleyhine verilen kararları, kırmızı ve sarı kartları ile penaltı kararları bir anda aklıma geldi. Haksızlığa uğrayan takımların arasında Kayserispor’da ön sıralarda olduğunu söylemek lazım.
Peki geçtiğimiz sezon yapılan haksızlıklara kamuoyu baskısını ne kadar verebildik?
Sahamıza gelen rakip takımları ve hakemleri ne kadar etki altına alabildik?
Elbette kocaman bir sıfır.
Çünkü, bu iş kamuoyu ve medya ile daha kolay olur. Ama biz medya olarak haksızlıkları üst mercilere tam olarak iletemedik. Çünkü, birlikteliğimizde sıkıntı var. Herkes bir tarafa çekmek yarışında olduğu için gerekli baskıyı oluşturamadık.
Şimdi gelelim yeni sezona.
Kayserispor kendi saha ve seyircisi önünde ilk maçına çıkıyor. Taraftarla elinden geleni yapıyor. Şehri yönetenler nasıl daha fazla destek oluruzun peşinde.
Ama, biz yine Kayserispor’u elimize ve dilimize dolayıp veryansın ediyoruz. Bu takımı da yenemezse kimi yenecek, bu takım kesin ligden düşer gibi saçma sapan yorumlara giriyoruz.
Ne olur artık bırakın bunları. Kimin kiminle ne derdi varsa adam gibi çıksın açı açık söylesin. Kimse lafı kıvırmasın. Burası er meydanı kim yiğit görelim. Bunu yaparken de ne olur Kayserispor’u bu çekişmenize alet etmeyin. Bırakın futbolcular ve teknik heyet işi yapsın. Bunlardan daha çok biliyorsanız gidin futbolcu ve teknik direktör olun bizde sizi alkışlayalım.
Bunu da yazdıktan sonra gelelim işin özüne.
Nedir bu işin özü, 3830 SMS kampanyası. Genel kurul öncesi ve hemen sonra herkes mangalda kül bırakmıyordu. Asıyordu, kaçıyordu, beğenmiyordu, eleştiriyordu, yerden yere vuruyordu. Hadi şimdi sizi görelim.
Bu kampanya için özellikle Ticaret Odası, Sanayi Odası, OSB, siyasi partileri, sendikalar, dernekler sizi bir görelim bakalım. Ama merak ettiğim bir nokta daha var. Şimdi tüm bu oda ve dernekler acaba üyelerine mesaj atıp kampanyaya destek olun dedi mi?
Lüzumlu, lüzumsuz her şeyi mesaj atanlar Kayserispor için de attı mı?
Tabi ki kocaman bir hayır.
Ama şunu ne olur yapmayın. Koskocaman milletvekilisin, iş adamısın 3 tane mesaj atıp ta onu da sosyal medyadan yayınlamayın. Gerçekten komik oluyor. Aylığınız neredeyse 15 ile 20 bin TL’ye geliyor ama sadece 3 mesajla destek olunacağını sanıyorlar.
Artık her şey bir tarafa 3830 kampanyası bir tarafa.
Hadi şimdi görelim yiğitliğinizi.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.