“Özerklikle bölünmeyen ülke anayasa ile bölünmez”
Durmaz, partisinin Kayseri Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonunda düzenlenen Kocasinan Olağan İlçe Kongresi'nde, zor bir günde, sıkıntılı bir sürecin sonunda Kocasinan'dan hayırlı bir başlangıç yapmak üzere toplandıklarını söyledi.
Merak Akşener’e gönderme
Burada alacakları kararla, sağladıkları güzel birliktelikle MHP'nin iktidar yürüyüşünün ilk adımını Kocasinan'dan atmış olacaklarını belirten Durmaz, Meral Akşener’e de göndermeler yaprak şunları kaydetti:
"12. Olağan Büyük Kurultayı da 18 Mart 2018'de yapılması karar altına alınmıştı. Ama ne yazık ki 7 Haziran'dan sonra sürdürülen fitne kampanyalarının, şer tuzaklarının etkisinde kalan bazı arkadaşlarımız, bu süreci kesintiye uğratmak için her türlü iş birliğine girerek kongre sürecini kesmeye çalıştılar. Cenabıallah'ın korumasında olan bu hareket, bu fitne, fesat odaklarının tuzaklarına düşmedi, yoluna Kayseri'den devam ediyor. Kongre simsarlarına inat, FETÖ taşeronlarına inat, hareketin lideri Devlet Bahçeli ne diyorsa Kayseri de onu söylüyor. Her yönüyle tartışmalı birileri, genel başkan olmaya çalışıyor. 40 yıldır ülkücü hareketin içerisinde olan biri olarak konuşuyorum, bunların aday olması bize zuldür, bu salona hakarettir. Sen çıkacaksın, başka bir partide siyaset yapıp bakanlık yapacaksın. 'Dinler arası diyalog 1980 öncesinde olsaydı bu sağ sol kavgası olmazdı' deyip, bağlı olduğun yeri göstereceksin. Türkçe olimpiyatlarında hiç kimsenin övmediği kadar bu melun şahsı öveceksin, danışmanın FETÖ'cü çıkacak, koruman FETÖ'cü çıkacak, etrafındaki herkes FETÖ'cü çıkacak, Kayseri'deki toplantını organize eden FETÖ'cü çıkacak, sen FETÖ'cü olmayacaksın öyle mi? Dördüncü partisi MHP olan birisine ben genel başkanım demem, dedirtmem Allah'ın izniyle."
15 Temmuz darbe girişimi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 15 Temmuz gecesi darbecilere karşı en vakur duruşu sergileyen lider olduğunu dile getiren Durmaz, Bahçeli'nin çağrısı ile 15 Temmuz gecesi saat 20.30'da ayrıldıkları genel merkeze tekrar döndüklerini ve Cumhuriyet tarihinin en karanlık, en uzun, en vahşi gecesine birlikte tanıklık ettiklerini dile getirdi.
Durmaz, şöyle devam etti:
"İlk ifadesi, 'Biz MHP olarak darbelerden çok çekmiş bir hareketiz. En kötü demokratik yönetim daha iyidir. Kimden gelirse gelsin ilke olarak darbeye karşıyız.' dedi ve bunu Sayın Başbakan'a iletmek üzere talimat verdi. Birkaç denemeden sonra Başbakan'ın özel kalemine Genel Başkanımızın notu iletildi ve televizyonlardan alt yazı geçmeye başladı. MHP'ye sözüm ona lider olmaya çalışanlar, zaten olamazlar da, genel başkan olmaya çalışanlar neredeydi o gece, evinden çıkamayanlardan bu harekete genel başkan olur mu? Şimdi demokrasi havarisi kesilen genel başkanlara sormak lazım, neredeydiniz? Bir açıklama yapmak için neden bu kadar çok beklediniz? Darbecilerin sonuç alıp alamayacağını mı beklediniz?"
"FETÖ, Bahçeli hakkında karalama kampanyası başlattı"
Durmaz, 2009'da FETÖ üyesi eski Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan'ın Bahçeli'yi ziyaret ettiğini ve bu ziyaretten sonra MHP'ye FETÖ tarafından karalama operasyonu başlatıldığını iddia etti.
Bu görüşmeden 3 ay sonra Devlet Bahçeli hakkında itibarsızlaştırma kampanyalarına başvurulduğunu ifade eden Durmaz, şunları kaydetti:
"Gazi Üniversitesi eski rektörü ve Genel Başkanımızın çalışma arkadaşı Prof. Dr. Şakir Akça, her yıl memleketi Antalya'ya gitmeden Sayın Genel Başkanımızla görüşür, öyle giderdi. Yine 2009 yılının haziran başında da randevu alıyor. Genel Başkanımız kabul ediyor. Şakir hocamız geliyor, hocamızla birlikte biraz da iri yarı bir başka kişi daha geliyor. Genel Başkanımız ilk anda tanımıyor, çay kahve ikramından sonra Şakir Hoca yanındaki misafiri tanıtıyor. Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan hocamız diye tanıtıyor. Kızının düğün davetiyesini getiriyor. Bu dediğim şahıs, FETÖ'nün Türkiye'deki ya bir ya da iki numaralı adamı. O arada sohbet ederlerken bu hoca duramıyor. 'Sayın Genel Başkanım, bütün liderler bizim faaliyetlerimize katkı verirken, iltifat ederken siz bizim faaliyetlerimize katkı vermiyorsunuz. Bunun sebebini öğrenebilir miyim?' diyor. Genel Başkanımız da ona hitaben 'Sayın hoca, sizi şimdi tanıdım ve beni iyi dinleyiniz' diyor. 'Sizin hangi faaliyetinize katkı vereceğiz. Avam toplantıları ile zehir kusan faaliyetlerinize mi? Türkiye'de Türkçe olimpiyatları, Erbil'de Kürtçe olimpiyatları düzenlemenize mi onay vereceğiz? Sayın hocam bu kafayla giderseniz bir gün ülkücü hareketle karşı karşıya gelmeniz kaçınılmaz olacaktır.' diyor. Arkasından Tekalan, 'Bir buçuk ay sonra Pensilvanya'ya gideceği ve bu konuşmayı oradaki malum zata aktarıp aktaramayacağını sorunca Liderimiz, 'Aktarınız, herkes bilsin' diyor. Aradan geçen 3 ay içerisinde bütün Türkiye'de 'Bahçeli ile olmuyor. MHP'yi İslam çizgisinden uzaklaştırıyor. Dinsiz.' karalama kampanyası başladı. Şimdi anladınız mı MHP'nin üzerindeki kara propagandanın kaynağını. Bunlardan sonra itibarsızlaştırma kampanyaları başladı."
"Anayasa değişikliği çalışmaları"
Türkiye'nin, Cumhuriyet tarihinin en zor döneminden geçtiğini ve böyle bir süreçte yöneten bir Türkiye'ye ihtiyaç duyulduğunu belirten Durmaz, "2007 yılında yapılan ve 2014 yılında seçimi gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimi usulüyle ilgili düzenleme, Türkiye'yi iki başlı bir yönetim anlayışına itmiştir. Böyle bir zamanda yönetilemeyen Türkiye'yi bölünmeye götüreceğini görerek seyirci kalamadık." diye konuştu.
Bu süreçte MHP'nin kendisine tarihten yüklenen misyonunun gereğine uygun olarak ön almayı, seyirci olamaya tercih ettiğini aktaran Durmaz, şu ifadeleri kullandı:
"Burada inisiyatif kullandı, artık fiilen devam eden yönetilemeyen konumundan Türkiye'yi çıkarıp bir yasal zemine kavuşturma ihtiyacının doğduğunu gördü ve bu şekilde bir inisiyatif aldı. Bundan önceki anayasa çalışmalarında milli üniter yapıyı teminat altına alan ilk 4 maddeyi bizim dışımızda tüm partiler tartışılır hale getirmişti. 'Türk milleti' diyemeyenler bugün çok şükür Anayasa'da yer alan Türk ve Türklüğe ait bütün ifadelerin, kıymetlerin yer aldığı bir anayasa değişikliği getirdik. Bu, MHP'nin kararlı duruşunun anayasaya yansıyan tezahürüdür. Kimse başka türlü değerlendirmesin. Anayasa değişikliği sürecini değerlendirirken Sayın Kılıçdaroğlu çıkmış, 'Bu ülkeyi böldürmeyiz' diyor. Kılıçdaroğlu, buradan sana hatırlatmak isterim ki Hakkari'de bir tek Türk bayrağının olmadığı miting yaptın ve orada da özerklik sözü verdin. Sen mi bu ülkeyi böldürmeyeceksin? Özerklikle bölünmeyen ülke bizim yaptığımız anayasa değişikliği ile asla bölünmez. Türk milliyetçileri hayatta olduğu sürece Allah'ın izniyle hiç kimsenin gücü bu ülkeyi bölmeye yetmeyecektir."
AA
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.