Size bir kitaptan ve o kitabın yazarından bahsetmek istiyorum. Belki de haberlerden yazardan ve kitabından haberdar oldunuz. Bu kitap ve yazarı bildiğimiz yazarlardan değil. Yazarı ve eserini bana göre biricik yapan da bu detayı. Detay diyorum ancak önemli bir detay ve ‘detaylarda kaybolmayalım’ türünde söylemle anacağım bir detay da değil elbette. Bu bakımdan bu detayı önemsiyorum ve bundan yola çıkarak, kendisi ve kitabı üzerine birkaç kelam etmek istedim.
Yazarımızın ismi Rukiye Türeyen… 37 yaşında… Menenjit/havale hastalığından dolayı yüzde doksan dokuz engelli bir hanımefendi Rukiye hanım. Yatağa bağımlı bir şekilde yaşıyor ve bütün ihtiyaçlarını başta annesi olmak üzere kendinden küçük üç kardeşi karşılıyor. Babası, kanserden dolayı vefat etmiş. Böylece Rukiye hanımı ve ailesini (ezbere bir deyimle söylersek ki kendi hayata bakışı açısından aslında bu tanımlama yanlış olacaktır) ‘zorlu bir hayat’ beklemektedir ve hayatlarını bu şartlar altında sürdürüyorlar. Rukiye hanım kendi başına çabasıyla, mücadelesiyle okuma yazmayı öğreniyor. Ardından azmi sayesinde, tek parmağıyla, işaret parmağıyla yattığı yerde bilgisayarda dünyaya açılıyor. Sonra yazmaya başlıyor Rukiye hanım. Yazmayı seviyor ve yazdıklarında aslında kendi dünyasından izler bırakıyor satırlarına. Her ne kadar fiziki olarak hayatın içerisinde yer alamayıp, gezemese de tek parmağıyla bilgisayarı sayesinde dünyayla bağını koparmayıp, engelini engel olarak kabul etmeyip kendi dünyasını var ediyor…

Annesi de çok kez ameliyat olmuş beyninden. Buna rağmen anne, kansere inat sağlığını korumaya çalışıp çocuklarına, Rukiye’ye bakıyor. Engelli olmalarından utanmayarak sahip çıkıyor, kol kanat geriyor. ‘El alemin’ nitelendirmelerine de kulak asmadan, hayatlarına devam ediyorlar. Bu şartlar altında Rukiye hanım tek parmakla başlıyor yazmaya. “Her şey tek parmağımın ucunda, tek tıklamayla ulaşabiliyorum dünyaya” dediği bilgisayarında başlıyor kitabını yazmaya, yazarlık serüvenine…
Rukiye hanım kitabında senaryolar, hikayeler yazdığını söylüyor. “Ellerim kalem tutmasa da bilgisayarla rahat bir şekilde sol elimin işaret parmağı ile yazıyorum” diyor Rukiye hanım… Böylece iki yılda Kanadı Kırık Melek’in Kanadına Takılanlar adlı kitabını yazıyor tamamlıyor. Kitap isminin altında şöyle bir cümle var; “Engeliniz ile barışık olun ki yaşadıklarınız zor gelmesin.”

Bahsettiğim detay vardı ya… Detaylarda boğulmayalım söylemli olmayan önemli bir detay diye. İşte Rukiye hanımın hayati önemli detayları sanki bunlar… Yüzde doksan dokuz engelli oluşu, tek parmağıyla biz okurlara kendi dünyasından da esintiler içeren hikayelerini, senaryolarını ulaştırabilmesinin azmi kararlılığı, engelini kabullenişi ve insanlık dersi verişi, gündelik hayattaki nazlana nazlana yapıp ettiklerimiz karşısında, mücadele kararlılığıyla hayatı kabullenişi, bir sınav olarak değerlendirişi… İşte Rukiye hanımın o hayati detayları bunlar olsa gerek… Aslında felsefi düzeyde de, yüzeysel bir bakış açısıyla da baksak, Rukiye hanımın her birimiz için bir ders kitabı olduğunu görürüz. Hatırlarsınız, hayat bilgisi diye bir ders vardı. İşte o ders kitabının ismi olsa olsa Hayat Bilgisi olurdu.

İyi ki böyle bir kitapla, Rukiye hanımla tanıştık. Medyanın bizi kendinden haberdar edişi, yayıncısının sahiplenip kitabı batması yayınlaması… İnternette kaynağını hatırlayamıyorum ama şuna rastlamıştım. Kitabı edebi açılardan eleştiren, lafügüzaf sözler yöneltip küçülen, iyi niyetten nasibini almamış, iyiliğe cephe alıp saldıran tipler görmüştüm. Ve tabi karşı yorumlarla da hadlerini bildirenler de yazmışlardı bu tiplere karşı. Sol işaret parmağıyla kitap yazmayı geçtim, iki satır okuduğundan şüphe edeceğimiz sosyal medya trolleri, cahil cesaretliler, aydınsı/entelektüel hissiyatına kapılıp ruhsal açıdan fakirliğini görmezden gelip, birkaç kelimeyi bir araya getirebilme yeteneğini de sergileyip takdir etmemize yol açacak tipler, Kanadı Kırık Melekler’in Kanadına Takılanlar’ı kendilerince tahlil etmeye kalkmışlar! Sormak gerek, ‘Hayat Bilgisi’nden zayıf not mu almıştınız?

Bütün bunları kenara bıkarak, engelli bir vatandaşımızın, dahası bir engelli insanın neler yapabileceğini, biz ‘sağlıklılara’ ne gibi dersler verebileceğini görmek gerekiyor. Bu derslerden bazısı; engel durumu kabulleniş, her sağlıklının bir engelli adayı oluşu, hayatın ‘her şeye’ rağmen yaşanılır, yola devam edilir oluşu, bizim kof acılarımızın ne kadar da modern bunalımlı insan tiplemesi olduğunun ve esamesinin dahi okunamayacak durumların da varlığını bilişimiz, bir insanın zihninin sağlam olmasının bedeninden de önemli oluşunun, umudun, düşlerin önemi, azim, kararlılık, kabullenişi olarak sıralanabilir… Okuduktan sonra siz de eklersiniz elbet…
Kitabın içeriğine bilinçli olarak fazla değinmeyeceğim. Ki alıp okumanız, kendiniz tanışmasınız için Rukiye hanımın dünyasıyla… Sadece içinde yer alan başlıklardan bahsetmek isterim; Ben Engelimle Mutluyum, Siz Hiç İsimsiz Anıldınız Mı?, Garip Bir Öyküdür Hayat, Zor Bir Karar, Fındık Farelerinin İsyanı, Gerçek Bir Oyun, Kanadı Kırıl Melek, Mehmetçiğe Destek Mektubum, Kitabım ile İlgili Medya Haberleri, Okuyucularımdan Gelenler.

Başlıklardan da hissediyor olmalısınız sizi neler beklediğini. Sadece hikaye ve senaryolar yer almıyor kitapta Rukiye abla (artık abla diyebilirim sanırım) Türk Askerine de birkaç kelam etmiş, desteklerini sevgisini iletmiş… Okurlarına teşekkür de var, kendi hayat hikayesi de kitapta… Hayali, annesini kiradan kurtarmak, ona ev alabilmek… “Ben Engelimden Mutluyum” diyen bir insanın kitabını alarak hiç değilse ‘çorbada tuz’ olmak gerekiyor diye düşünüyorum. Hem bu tuzun yanı sıra kendi dünyanıza da bir şeyler katacaksınız. Okudukça, Rukiye ablayı tanıdıkça da, kendinizi sorgularken bulabilirsiniz. Sanırım kaçınılmaz bir son olacak kitabı kapattığınızda.
Engel gördüklerimizin ne derece engel olduğunu, umutsuz ve yılgın hissettiğimizde nasıl düşünürsek toparlanacağımızı, hayat motivasyonunu, mücadele ve kararlılığı, engelli insanın da sağlıklı insanın da ölümle eşitlendiğini bir kez daha, çarpıcı bir şekilde şahit olacaksınız kitap sayesinde, Rukiye abla sayesinde…
Var olsun, bizi bize tekrar hatırlattığı için…
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.