Devleti yöneten bürokratların en kolay bahaneleridir, "sistem".
Hele de tembel olanların, işi çözmek istemeyenlerin,
sorunu çözmek istemeyişlerinin kaçış rampasıdır, "sistem".
Sorunlar çözülsün diye idareciler vardır.
Sorunların çözümü için ciddi anlamda bir çaba gerekecektir.
Düşüneceksin, beynin çalışacak,
Üzüleceksin, duyguların çalışacak,
Koşturacaksın, bütün vücudun çalışacak.
Bu kadar çok organı çalıştıracağına sadece kıçını çalıştırır, oturursun.
Bir de "sistem böyle ne yapalım" dedin mi akan sular durur.
İşte bu sistem hazretlerinin bir marifetini daha paylaşacağım sizlerle.
Memleketimizin bir ilinde (Yozgat) bir eğitimci-idareci varmış,
Bu idarecinin beyni, belinin altında olduğu için başka şeylere çalışırmış.
Kadın çalışanlar bu durumdan rahatsız olduğu için şikayette bulunmuş.
İdare de yapması gereken şeyi yapmış ve hakkında soruşturma açmış.
Müfettişler, kadın memurlar ve diğer meslektaşları ile görüşmüşler.
Sonunda kanaatlerini yazıp karar vermişler.
Ortada taciz var ama Yozgat'ta yapmasın başka bir ilde yapsın demişler.
Çok uzağa da gönderilmesin,
Ha deyince geleceği bir yer olsun demişler.
Aynı konum ve yetkisi olmak kaydıyla Kayseri'ye sürgün (!) göndermişler.
Huylu huyundan vazgeçmiş mi?
Ataların on bin yıllık tecrübesini görmezden gelecek değiliz her halde.
Aynı davranışlara istikrarı elden bırakmadan kaldığı yerden devam etmiş.
Kayseri'de ki mağdur bayan memur ve çalışanlar da şikayetçi olmuş.
Bu ilçedeki idarecilerin yapacağı şey de önceki idarecilerinki ile aynı.
Müfettişlere iş çıkmış yine.
Sormuşlar, soruşturmuşlar, sorgulamışlar, şahitler, mağdurlar vs vs...
Huylu huyundan vazgeçmemiş anlaşılan, yine sakıncalı bulunmuş.
Yalnız bir insanın tacizci olduğunu anlamak için bir kaç vukuat yetmez.
Beş on tane kadın beni taciz etti diye adama tacizci damgası vurulur mu?
İki şehrin kadınları da yetmez, başka şehirlerin kadınları da şikayetçi olmalı.
Mesela, sadece kadına taciz de yetmez değil mi?
Erkeğe de taciz de bulunuyor mu acaba?
Sorun cinsel mi, psikolojik mi, deneyimsel mi, eğitimsel mi?
Değil mi?
Hatta mesela, çocuk tacizciliği de var mıdır acaba diye bir denenmeli mi?
...
Çok abarttığımı düşünüyorsunuz değil mi?
Şimdi abartmadığımı anlayacaksınız.
İkinci kez aynı hareketlerin olduğuna kanaat getirilmiş ya,
Yozgat'tan idareci yetkisine dokunulmadan Kayseri'ye gönderilmişti ya;
Bu sefer "atın bu sapığı eğitimcilikten ve memurluktan" dememişler.
Ne demişler?
"sistem böyle ne yapalım?"
İki defa yapılması yetmez, başka mağdurlar çıkarmamız lazım.
Ne kadar çok kadın taciz edilirse o kadar gerekçemiz olur.
"Şartların oluşmasını bekledik" diyen şarlatan darbeciler gibi.
Daha çok taciz, daha çok mağdur, daha çok delil...
Ticari reklamlar gibi, mantıksız, salakça...
"Harcadıkça kazan... daha çok harca daha çok kazan."
Milli tacizcimiz, İdarecilikten alınmış.
Peki ne yapılmış dersiniz?
Öğretmen...
Yaaa öğretmen...
"sistem böyle ne yapsınlar?"

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.