Son zamanlarda gündemde olan bir konu var ki bu ülkemiz adına çok önemli bir konu olduğunu düşünüyorum: kayyum konusu. 3 ile İçişleri Bakanlığınca kayyum atandı. Yerine devleti temsilen valiler atandı ve görevlerine başladılar. Başkanların görevden uzaklaştırılma gerekçeleri açık ve seçikti: terörle bağlantılı olmak vs.
Memleket kayyum olayından sonra yeniden cepheleştirildi. Ancak sanki particilik ya da başka konulardaki ayrışma kadar derin bir ayrışma yoktur bu sefer. Çünkü vatandaş terörle bağlantılı olduğu noktasında bir gerekçe duyduğunda ‘iyi yapıldı’ diyor ve bunu diyenler çoğunlukta.
Kayyum olayının ardından gazetelere ve malum gazetecilerin yorumlarına bakılınca, derdin ne olduğu açık seçik belli oluyor. Ağızlarından dökülen ilk kelime demokrasi de demokrasi! Seçilmiş olmak yetiyor mu onlar için bilmiyorum ancak seçilmiş olduktan sonra ya da öncesinde bu kişilerin terör örgütüyle olan bağlantıları da seçilmiş olmaya dahil midir?
Öyle bir grup var ki, adeta pusuda yatmış, bir olay olsa da anında meydanlara çıksak demokrasiiii demokrasiiii diye bağırsak diye bekliyor gibiler! Öyle demokrasi müptelaları ki, günaydın iyi akşamlar demek yerine adeta ‘demokrasi’ diyerek selamlaşıyorlar!
Particiliğe ve ideolojik saplantıya öylesine bulaşılmış ki, doğru adım da atılsa orada da hemen bitiveriyorlar demokrasiii demokrasiii diye. Gerçi şöyle bir fark var. Bizim terör örgütü ve siyasi partisi olarak gördüklerimize, demokrasiciler nasıl tanımlıyor mesele burada başlıyor ve devam ediyor.
Hendek yaptı, altını üstüne getirdiler memleketin, vatan evlatları canlarını verdiler, Kürt vatandaşlarımızı zorladılar ve bu hale kadar getirdiler bunun müsebbibi de şu şu terör örgütüdür diyoruz onlar ‘özgürlük savaşçıları’, ‘gerilla’ diyor. Ardından hükümet kararlılık gösterip Mehmetçikle, polisle tüm güvenlik güçleriyle gücünü kullanıp tepesine çökünce terör örgütü PKK’nın, hemen adına saray savaşı deyiverdiler!
Çünkü fikriyatta ve eyleme geçme noktasında keskin bir fark var. Ne yapılırsa yapılsın, sanki şahsi menfaatler uğruna yapılıyor gibi propaganda yapıyorlar. Bu çevrenin ‘gastecisi’ de görev addedip kendi ‘demokrasi ikonlarını’ ekranlara, gastelere, sitelerine taşıyıp, fikriyatlarının kökleşmesi için demokrasiye darbe safsatalarıyla soslu bir ideoloji sunuyorlar!
Teröre, teröriste demokrasi mi olur? Seçilmiş olmak, yapılan her eylemin demokratik olduğu anlamına mı gelir? Mesela hendek kazıp oradaki halkı da mağdur ederek, devlete silah doğrultmak ve de buna payanda olmak ne derece demokratiktir? Kimin demokrasisi bu?
Bir de öyle şeyler yazıyorlar ve ‘masumlaştırmalarla’ vatandaşın karşısına çıkıyorlar ki. Sempatikleştirerek, ikona çevirerek, ‘demokrasi’ kelimesiyle göstermek istediklerini göstererek, terörü es geçiyorlar! Adeta izlediklerimiz demokrasi gösterisi!
Ha bu olay siyasilerin de tutum ve davranışlarının netliği açısından olumlu bir gelişme oldu. Eski siyasiler ve yeni seçilenlerin demeçleri, süreç hakkında ve Türkiye’nin fikir cepheleşmesinde önemli bir gösterge olacak!
Hukuk çerçevesinde, terörün yok edilmesi ve destekçilerinin de saf dışı bırakılması adına kayyumu desteklememiz gerekiyor. Yapılan iş doğrudur ve devamı gelmelidir. Tabi vatandaşlarımıza da bu olayı doğru anlatarak, doğru eylemlerde bulunarak, pusuda yatanlara fırsat vermeden terörle mücadelede kararlılıkla devam etmek gerekiyor.
Tahlil etmek ve düşünmek sizde… Şahıslar üstünde bir bakış açısıyla değerlendirelim… Terörizmin ‘demokrasisini’ mi yoksa terörle mücadele kararlılığının ‘kayyumu’nu mu doğru buluyorsunuz?
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.