HASBİHAL 145                                                                                                                    
 
                                                           
 
            Bir yürüyüş eyleyelim, bir düşü, gün eyleyelim, Tevekkeltü  TealAllah.  Ne zamandır ki, millete ve ümmete, yapılmadık zulüm kalmadı. Ümmeti parçaladılar, böldüler, yuttular, darmadağınık ettiler. Birbirinden habersiz, bir kısmı şatafatlı hayat sürerken, bir kısmında, ne can kaldı, ne namus kaldı, nede vatan. Kimi de, kafir ile iş birliği içinde.  Kimi, mücevherle süslü, altın arabaya binerken, kimi de açlıktan, hastalıktan, Yahudi ve Hristiyanların, Budistlerin, Hinduların, nihayetinde, yamyamların bombalarıyla ölüyor. Halimiz bu. İki yüz senede, geldiğimiz hal bu. Müslümanlar perişan, insanlık huzur bulamıyor. Tek ümit, tek kale, son ordu, bu millet.  İşte, bu gün, ordumuzun harekatıyla, insanlığın selametini, ümmetin kurtuluşunu, milletimizin yeniden dirilişini görüyoruz, inşallah. Tarihi günlere şahitlik ediyor, Tarih yazıyoruz.

            Hani tarih yazıyoruz, tarihe şahitlik ediyoruz diyorum ya, işte burda bizi rahat bırakırlarsa, içerdeki vatan, millet, ümmet düşmanları rahat dururlarsa..  Nasıl ki, koskoca Osmanlı imparatorluğunu içerden kemirdiler, bu gün, bu şartlarda, onların torunları, yine içerden kemiriyorlar. Tarih yazan, devletimiz ve milletimiz yine ve yeniden ayağa kalkıyor. Önceden yazılarımızda söylediğimiz gibi, ülkemizin etrafını, ateşle çeviriyorlar. Bunu bilen ve iyi takip eden devletimiz bu gün tekrar harekete geçti. Güneyimizde kurulmaya çalışılan, terör devleti ve akabinde, kurmak istedikleri büyük İsrail hayaline, bir darbe vuruyoruz. Hiç düşündünüz mü? Katil Beşşar Esad, kendi halkını niye öldürüyor. Bir milyondan fazla insan öldü. Neden, insanları bombalayıp, yaşadıkları yerden sürüyor. En az, 10 milyon insan, ülke dışına, zorunlu mülteci durumuna düşürüldü. Suriye savaşının başladığı Ocak 2011 yılında, ülke nüfusu yaklaşık 22 milyon civarıydı, şimdi 9-10 milyon var yok. Adam Ülkeyi boşaltıyor. Boş ülkeyi mi yönetecek, tabii ki hayır. Bunu anlamamak için, kör ve sağır olmak gerekir. İsrail için,  Abd, Rusya, Çin, AB, Suudi Arabistan, Mısır, BAE ele ele verdiler, ve esed’i kullanarak, Suriye yi boşalttılar. Önce Irak, sonra Suriye ve İran. Asıl hedefleri ise, Türkiye’dir. Bundan 30 yıl önce, Rahmetli Erbakan hocamız uyarmıştı; ‘’Bir gün Suriye karışırsa, bilin ki asıl hedef ülkemizdir,,..  Bu gün bunu fiili olarak görebiliyor, anlayabiliyoruz. Son 10 yıl içinde, milletimize yaşatılan olaylar, bunun açık kanıtıdır. Gezi olaylarıyla başlayan, bir dizi olay, darbe girişimiyle, hendek olaylarıyla son denemelerini yaptılar. Allah göstermesin, Allah fırsat vermesin. Allah’ın yardımı ve milletin feraseti olmasaydı, bu gün, Suriye’den daha beter olurduk, çünkü bizim gidecek başka yerimiz yok. Allah tuzaklarını boşa çıkardı. Daha sonra, devletimizin, Fırat kalkanı, Zeytin Dalı, Barış pınarı askeri harekatı ile, bu tuzaklar, sınırlarımız dışında karşılanıp bozulmuştur. Şimdi ise ‘’BAHAR KALKANI,, harekatıyla İdlip’te ve Suriye genelinde oynanan oyunu bozmak istemekteyiz. Şanlı ordumuz, milletinin azmi, kararı ve duasıyla, Suriye rejimi ve destekçilerine karşı, büyük bir harekata başlamıştır. Rabbimden muzafferiyetler diliyoruz. Allah, milletimizin ve ordumuzun yardımcısı olsun. Devletimiz ve ordumuz, milletten aldığı güçle, düşmana göz açtırmaz iken, sesler, dış düşmanlardan önce, içerden gelmeye başlıyor. Mehmetçik vurdukça, içerdeki düşman seviciler, basıyor yaygarayı.  Bu yaygaracı kesim, milletin enerjisini sömürüyor, moralini bozmaya çalışıyorlar.  Olmadık yorumlar, haberler yayarak, insanların kafalarını karıştırıyor, eski ve hiç alakasız görüntüleri, bu gün olmuş gibi sunarak,  midelerimiz bulandırmaya çalışıyorlar. Birlik ve beraberliğimize saldırıyor, Suriye de ve Libya da ne işimiz var gibi anlamsız, tarih ve siyasetten yoksun cümlelerle, vurmaya çalışıyorlar. Ama, unutuyorlar ki, helal süt emmiş, Anadolu toprağından beslenmiş, maneviyatını İslam dan, Kültürünü geçmişinden, ecdadından alan bu millet, onlara prim vermiyor. Tekrar hatırlatmak gerekiyor. Çanakkale de, şehit düşmüş ana kuzularına, borcumuzu ödemek, ecdadımıza vazifemizi ifa etmek, milletimizin geleceği için, bize kurulan tuzakları   boşa çıkarmak, dünya üzerinde, süregelen zulme, bir nebzede olsa, dur demek, ümmete ve insanlığa moral olmak için oralardayız. Tabi bunu anlamayacak insanlara, yüz defada anlatsak nafile, olmayacaktır. Zira, kalpleri, gönülleri mühürlenmiş, batı hayranlığı hastalığı, tedavi edilemez duruma gelmiş, ayrıca, geçmişi, bu ümmet ve milletten olmayan, gözü dışarda, kendi milliyetinde ve kültüründe olanlara anlatamayız. Ellerinde bulundurdukları imkanlarla, bu milleti içerden kemirmeye devam edeceklerdir. Allah fırsat vermesin.

                        Sefere çıkmış, şanlı ordumuza, zaferler nasip eyle Ya Rabbim. Devletimize ve milletimize güç, kuvvet ver, Ya Rabbim. Askerlerimizin, tırnağına taş değdirme, iç ve dış düşmanlarımıza fırsat verme, Ya Rabbim. Amiin. Amiin. Vesselam.
                                                  
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Halit Tursun 5 ay önce

Amin

Avatar
Murat Kazmir 3 ay önce

Yüreğine sağlık hocam