Kayserimizde yıllardır raylı sistem taşımacılığı yapılıyor. Her gün binlerce insan tramvayla yolculuk yaparak işine, evine ve ziyaret yerlerine bu yolla ulaşıyor.
Kışın ısınması, yazın serinletmesi, tramvay yolculuğunu tercih edilir hale getirmiştir. Sabah ve akşam saatlerinde görülen izdihamı bir kenara bırakırsak tramvay yolculuğu Kayseri insanı tarafından tutulmuş durumdadır. Bu arada tramvay güzergahında ikamet ediyor olmak da ayrı bir avantaj haline gelmiş bulunmaktadır.
İnsanlarımız her gün tramvay duraklarından araçlara binip işinin, okulunun veya evinin yolunu tutarken, bir de duraklarda onlara hizmet eden görevliler var. Tramvay işletmesinin duraklarda yolcu iniş binişlerini araçların duruş kalkışlarını takip eden yardımcı olan görevliler.
Geçenlerde Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesinin yayın organı olan KAMPÜS TV’ye program için davet edilmiştim. Burada çalışan bir arkadaş tramvay duraklarındaki görevlilerin mağduriyetlerinden bahsetti ve “siz Mazlumder yetkilisisiniz bunlar da mağdur ve ilgilenmelisiniz” dedi.
Arkadaşın şikayeti şu idi; Tramvay duraklarındaki görevli personel vardiya usulü çalışıyorlar. 8 saat aynı yerde görev yapıyorlar. Bunların yemesi içmesi ihtiyaç gidermesi ibadetleri ne olacak. Zira bu insanlar 8 saat boyunca yerlerinden ayrılamıyorlar. Tramvay duraklarında da onların ihtiyaçlarına cevap verecek ortamlar bulunmuyor.  Bu insanlar kim tarafından sahiplenecek de normal bir vatandaş gibi ihtiyaçlarına cevap bulabilecek. Üstelik dertlerini kime anlatacaklarını da bilemiyorlar. 8 saat boyunca yeme, içme, abdest, namaz, tuvalet ihtiyacı her insan için karşılanması gereken ihtiyaçlardır. Üstelik bu ihtiyaçlar kazaya bırakılacak ihtiyaçlar da değil.
Bir Mazlumder yöneticisi ve sivil toplum temsilcisi olarak Raylı Sistem İşletme yetkilileri ve Büyükşehir Belediyesi yetkililerimize, onların dileklerine tercüman olarak iletiyorum. Vaziyetleri yukarıda anlattığım gibi bana aktarıldı. Bu insanlar bizim çalışanlarımız. Bunların mağduriyetlerine el atmak da yetkililerimizin görevleri arasındadır diye düşünüyorum. ‘Nasıl huzurlu rahat bir yolculuk olsun diye imkanlar seferber ediliyorsa, bu durak çalışanlarının mağduriyetleri için de seferber edilir’ diyor, alacağımı düşündüğüm olumlu yaklaşımlar için yetkililere teşekkür ediyor,  görevlerinde başarılar diliyorum.
 
Evlenemeyen taşeron işçiler
Evlenmek, ev bark sahibi olup yuva kurmak, çoluk çocuğa karışıp huzurlu bir hayat yaşamak, insanoğlu için fıtri bir özlemdir.
Evlilik hayatını kurmak ve devam ettirmek maddi bir güç sahibi olmayı da gerektiriyor. Zira evin ihtiyaçları hanımın ve çocukların ihtiyaçlarının karşılanması maddi imkanlarla yapılabilecek masraf gerektiren sorumluluklardır.
Dinimizin ve dinimizin önderi Peygamberimizin evlilik masrafları dahil tüm harcamalarda dengeli olmak ve savurgan olmamak teşvik edilmesine rağmen, ne yazık ki! Kültürümüzün, örfümüzün ve mahalle baskılarımızın etkisiyle evlenmek yuva sahibi olmak son yıllarda baş edilmesi zor uygulamalar haline geldi. Daha ilerisini söyleyecek olursak belli bir gelir düzeyinin altında imkana sahip olan erkekler evlenmeye hatta kız istemeye bile cesaret edemez oldular.
Geçenlerde Erciyes Üniversitesi’nde Öğretim üyesi olan bir arkadaşla muhabbetimizde şöyle bir şey söyledi; TAŞERON İŞÇİLER EVLENEMİYOR. Hiç gündeme gelmeyen bir konu olduğu için merakla sordum niçin evlenemiyorlar?
Öğretim üyesi arkadaş şunları söyledi. Bizim fakültede taşeron işçiler var. Yaşları evlenme yaşını geçmiş durumda. Evlenmelerini tavsiye için sorduğumda şunu söylediler. Biz ayda bin 500 lira ücretle çalışıyoruz. Bu şartlarda evlenmek için kızlara talip olduğumuzda, kızların aileleri sen bu maaşla ev geçindiremezsin diyor ve talebimizi geri çeviriyorlar. Biz de bu halimizde evlilik için yeni bir teşebbüste bulunamıyoruz.
Sahi! Cumhurbaşkanı, Başbakan sık sık dile getiriyorlar. Evlenin en az üç çocuk sahibi olun diye. Böyle bir ülkede evlenme yaşını geçmiş insanların evlenememesi, kızların evde erkeklerin işte beklemeleri yuva kuramamaları ülkemizin bir eksikliği değil mi? Asgari ücrete talim etmek evlenip yuva kurmaya aileyi ayakta tutacak imkanları el vermiyorsa hükümetin bu konuyu ele alması çözüm bulması gerekir diye düşünüyorum. Bir an önce işçi sendikaları Çalışma Bakanlığı harekete geçmeli asgari ücrete talim eden taşeron işçiler sendikalı yapılmalı. Ücretleri artırılmalı, kadroya alınmalı ve evlenip yuva kurmalılar. Sanırım memleketin acil çözüm bekleyen problemlerinden biri de budur diye düşünüyorum. Bizden söylemesi.
Selam ve dua ile…
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.