Cumhurbaşkanı Erdoğan bu sefer olağan kongrenin düğmesine biraz erken bastı. Parti üzerindeki rehaveti ve üst üste yaşanan seçimlerin yorgunluğundan kaynaklanan olası tembelliği de sonlandırmak adına siyasi kulisleri hareketlendirecek açıklamalar yaptı. 23 Ağustos’ta da parti MKYK’sını toplayacak sonrasında da sanırım, hükümet değişikliği ve buna bağlı olarak da, valiler ve kaymakamlar kararnamesi ile emniyet müdürleri kararnameleri hızla ve art arda yayınlanacak.
Tüm bunlar olup biterken de Erdoğan bir açıklama daha yaptı ve parti il yönetimlerinin en az yarısının değişeceğini söyledi. Bu aynı zamanda partinin genel merkez yönetiminin ve üst düzey parti organlarının da enaz yarısının değişeceği anlamına geliyor.
Peki, Kayseri’de ne olur!
Eğer Şaban Çopuroğlu “adayım” derse tek başına aday gösterilir ve bir manada milletvekilliği seçimlerindeki hezimetin kısa sürede onarılarak, yerel seçimlerde başarılı olunmasının teşekkürü şeklinde gönlü de alınmış olur. Ama ikinci döneminin şimdiki gibi olacağını da kimse beklemesin. Zira kimse Erdoğan’ın bugüne kadar olduğu gibi olmasını da beklemesin. Zaten eski tas eski hamam olursa ortada ne parti kalır ne de başka bir şey yüzden bu sefer “cidden” pek çok şey değişmeli. 
Şaban Çopuroğlu ile konuştum dün ve sordum “aday mısınız” diye. Kendisi de yanıtladı: “ben hiçbir zaman göreve talip olmadım, kısmet ne ise o olur. Ve hiçbir zaman hesap içinde olmadım, dün de olmadım bugün de değilim ve yarında hiçbir hesap içinde olmayacağım. Genel Merkez ne uygun görürse o olur.”
Hemen size bunu tercüme edeyim, bu niyet okumak değil, yılların deneyimi ile bu siyasi cümlelerin ne anlama geldiğinin tarafımca netleştirilmiş hali. Çopuroğlu diyor ki, “artık işi de öğrendim, üst üste seçimler de geçirdim ve bir dönem daha genel merkez de isterse adayım ve Kayseri siyasetine de imzamı başarılı bir başkan olarak atmak, sonunda da TBMM’ye gitmek istiyorum.” Söylemediği cümlelerin açık hali böyle.
Olur mu? Evet, Mehmet Özhaseki isterse olur.
Gelelim diğer adaya, yani Melikgazi Ak Parti İlçe Başkanı Avukat Gökhan Ülke’ye. Kendisi genç ama tecrübeli zira arkasında önemli bir siyaset adamı var, Mehmet Özhaseki. Kimse yok demesin bunun defalarca örneklerini yaşadık. Melikgazi Belediye Başkan aday adayı olarak Mustafa Palancıoğlu için aday yoklaması yapıldığında Gökhan Ülke bizzat elini hatta gövdesini taşın altına koyarak, cep telefonlarından teşkilat olarak adaylarının Palancıoğlu olduğuna dair tüm partililere mesaj attı. Alenen ve net olarak.
Palancıoğlu’nun da arkasında Özhaseki’nin olduğunu söylememe gerek yok herhalde.
Ardından, Melikgazi Belediyesi Meclis üyelikleri için isimler gündeme geldiğinde, Özhaseki’nin adamları olarak bilinen “yıllanmış meclis üyelerinden” sadece Mehmet Savruk’a yer verildi. Hem de birinci sıradan. Bunun için de Mehmet Özhaseki bizzat Gökhan Ülke’ye telefon açıp ricacı oldu. Savruk’un deneyimlerinden dolayı meclis üyesi olarak yer almasının gerekliliğini de izah etti tabi ki, Özhaseki. Yani sadece ben istiyorum olsun değil nedenlerini de açıkladı nezaketen, Özhaseki. Ve şimdi Büyükşehir Belediye Meclis Üyeliği ve hatta Büyükkılıç olmadığı zaman, meclis toplantılarına da Meclis Başkanvekilliği yapan Savruk’un, meclis üyesi olmasının ne kadar isabetli bir karar olduğu da görülüyor.
Dolayısıyla Gökhan Ülke ile her zaman Çopuroğlu’ndan daha rahat diyalog kuran Özhaseki’nin yeni bir isim olarak Ülke’nin arkasında durması halinde, Gökhan Ülke’nin şansının çok büyük olacağına hiç şüphe yok.
Ancak, bizler ve Kayseri kamuoyu, Mehmet Özhaseki’nin Kayseri Başkanlık yarışına müdahil olacağından eminiz de, lakin kendisi cidden ama cidden müdahil olmayacağım deyip de, olmazsa o zaman Çopuroğlu’nun şansı biraz daha fazla gibi. Zira kasada oturan hiçbir zaman kaybetmez. (Çelik hariç)
Bu arada Gökhan Ülke’ye aday mısınız diye sorduğumda kendisi net olarak “şimdilik değilim ama yarın ne olur belli olmaz” dedi ve hemen arkasından da ekledi “aslında bana göre Şaban bey olmalı zira potansiyel olarak da aslında gayet iyi götürüyor bir dönem daha yapmalı bence” diye bir zeytin dalı uzattı.
Bence bu da Ankara’dan gönderilmiş, zeytin dallarından biri olarak taktiksel manada söylenmiş gibi geliyor bana, yoksa gel sen ol denildiğinde doğaldır ki Gökhan Ülke de çıkıp “yok ben olmayayım da Şaban beyin potansiyeli iyiydi o olsun” demez.
Ben olsam, ben de demem.
Durum şimdilik bu. Gelişmeleri sizlerle paylaşmaya devam edeceğim.
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali bulut 1 ay önce

İlker bey adaylık konusunda kılıçdaroğlunu eleştiriyorlar bu konuşmalara göre bunların farkı nedir bunlarda şimdi aday değiliz diyorlar sonra bakıyoruz aday oluveriyorlar