Vasıfsızı sırf görüşünde veya hizmetinde olduğu için vasıflıya tercih etmek dindarlar arasında meşrulaşmış bir halttır.
Çok basit bir kuralı uygulamaya sokmak, memleketin çoğu sorununa çare olacakken, bu kuralın uygulama şansı bulamaması insanımızın kalitesini ortaya koymaktadır.
Kural şuydu: İşlerimizde idareci ve çalışanlarda liyakatı gözetmek...
Neden olamıyor?
Bedavacılığı hayat felsefesi haline getirmiş insanımız sebebiyle. Öyle ki çalışmadan aş, gereğini yapmadan cennet umangillerin memleketi ıslah olur mu?
--
Fetö'nün amaci
Fethullah Gülen ve yapılanmasını anlamak için Bediüzzaman Said Nursi'ye bakmak gerekiyor.
Bediüzzaman Said Nursi'nin akidesi Eş'ari'dir. Eş'ari akidesinde geniş işlenmiş bir fetret devri algısı vardır. Ayrıntısını merak eden, akaid kitaplarından öğrenebilir. Özellikle söyleyeceğim şu:
Bediüzzaman Said Nursi, Kastamonu Lahikası isimli kitabında,
"Çünkü ahir zamanda madem fetret derecesinde din ve din-i Muhammedîye'ye bir lakaytlık perdesi gelmiş ve madem ahir zamanda hazreti İsa'nın din-i hakikîsi hükmedecek, İslâmiyet ile omuz omuza gelecek. Elbette şimdi, fetret gibi karanlıkta kalan ve hazret-i İsa'ya mensup Hristiyanların mazlumlarının çektikleri felaketler, onlar hakkında bir nevi şehadet denilebilir." demektedir.
Eğer bu cümlede bir imla bozukluğu veya hatalı dizilim yok ise, İslamiyete inananlar ile hazreti İsa'nın hakiki dinine inananlar, Bediüzzaman'a göre ayrı iki gruptur ve hükmedecek olan da İslamiyet ile omuz omuza gelecek Hazreti İsa'nın hakiki dinidir. Üstelik fetret devrinde karanlıkta kalan ahir zaman hristiyanlarının mazlumları da bir paye sahibidirler.
Bu yorumsuz aktarım diyalog v.s mevzularına dair açılım olsun. Fethullah Gülen yapılanmasının yahudi ve hristiyanlar ile özellikli alakası bir izaha buradan kavuşur kanaatindeyim...
Hristiyan mezhepleri içinde, bugün Amerika'ya da hakim olan Evangelistlerin temel gayesi, Armegedon savaşına hazırlık yapmak ve bu savaş ile göksel krallığını kuracak İsa'nın yeryüzüne gelişine hizmet etmektir. Bu maksatla Suriye'de olacağına inandıkları bu savaş için hazırlık yapıyorlar ve yukarıyı yeniden okuyunuz.
Müslümanların beklediği mehdi, hristiyanlar için deccal, hristiyanların bekledikleri müslümanlar için deccal ve her iki taife de dünyanın sonunun geldiğini düşünüyor. Olan arada dini inanışı olmayanlara olacak.
--
Güzel ahlakı tamamlamak için gelen Peygemberin ahlak denilince tansiyonu çıkan bir ümmeti olabilir mi?
Cennete giden yollardan namaz oruç hac yolları tıklım tıklım, öyle ki zincirleme kazalar en çok bu yollarda yaşanır iken, ahlak yolu bomboş.
--
Daha çaplı hizmet edeceğiz diyerek devlete sızan ne kadar yapı varsa hepsini kör kuyulara gömmek şarttır.
Hizmet diyenlerin bir zaman sonra yapısına hizmeti dinleştirdikleri çok kere tecrübe edilmiştir.
--
Başkalarının iyi-kötü algılarını sahiplendik hep ve arınmamızı istediler sürekli. Asıl kötülüğü böyle ettik kendimize. Bizi kendimizden sıyıranlar kendilerini giydirdiler bize.
--
Teknoloji, duygu katliamı yaptı. Şimdi herşey mutasyon, her duygu tekno ve duygunun kimyası bozuldu. Onun içinden geçenlerden haberin olsaydı, senin içinden geçenlere ne olurdu acaba?
--
Karşılık beklentili her eylemin pahası vardır. pahalı eylemler ucuz malzemeden çıkmaz.
--
Müvekkil adayı Adıyaman'dan arıyor. Problemi şu: Engelli ötv istisnasından faydalanarak araç alıyor, aradan zaman geçiyor vergi idaresi diyor ki sen, sana verilen raporla bu haktan yararlanamazsın. Öde MTV ÖTV KDVleri cezaları ile. Neden yararlanamam diye yazılı başvuru yapıyorlar, cevap şu: Senin raporunda oran yazmıyor. Halbuki vatandaş o raporu vergi indiriminden yararlanmak için Maliye'ye sunmuş ve oradan %91 olarak kabul görmüş.
Lakin aynı kurum kendi heyetinin işlemini dikkate almayarak vatandaşa eziyet ediyor.
İşte avukat burada devreye girer ve mahkemeye durumu izah eder. Mahkeme de vatandaşın hukukunu korur.
Ey idare! Paraya sıkışmış olsan da mazlumdan gelecek paranın sana hayrı olmaz, yapma böyle saçmalıklar
--
Cherokee kabilesinin yaşlılarından biri, kabilenin gençleriyle hayat, aşk ve evlilik üzerine konuşurken şunları söylüyor:
"İçimizde iki kurt var ve bunların arasında da korkunç bir savaş var. Kurtlardan biri;
- Öfkeyi,
- Kıskançlığı,
- Açgözlülüğü,
- Kibiri,
- Yalanları,
- Üstünlük taslamayı ve
- Bencilliği
temsil ediyor;
 
Diğer kurt ise;
- Huzuru,
- Sevgiyi,
- Umudu,
- Paylaşmayı,
- Cömertliği,
- Alçak gönüllülüğü,
- Nezaketi,
- Dostluğu,
- Merhameti ve
- İnancı"
Kabile üyelerinden biri soruyor;
"Peki, hangi kurt kazanacak?"
Yaşlı adam kısaca cevap veriyor:
"Beslediğiniz..."
 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.