Ülke olarak yeni favorimiz FaceApp uygulaması oldu sanırım. Ülkemizde yaşlanmayan kalmasın diye kulaklarımıza biri fısıldamış olmalı ki en küçüğünden en büyüğüne kadar her vatandaşımız yaşlandı. Hani insanın “yaşlanmaya ne de meraklıymışız” diyesi gelmiyor değil. Yaşlanmak güzel şey elbette ama bunu da hızlı tüketim çarkına eklemiş olmamız üzücü kısmı. Birkaç hafta daha kullanılacak, hepimiz yaşlanmış yüzler görecek ve bir süre sonrada bu uygulamayı rafa kaldıracağız. Aslında 2 yıl önce rafa kaldırmıştık oysa ki… Peki ne oldu da bu uygulama bir anda yeniden hortladı.

FaceApp uygulaması için “altın yumurtlayan tavuk” yorumu ne ifade ediyor. Aslında bakıldığında kolay bir yolla oluşturulan geniş bir veri tabanını kendi ellerimizle mi sunuyoruz. Eğlenmek isterken okumadığımız o gizlilik sözleşmeleri ile kısmen kendi ayağımıza sıkmış oluyoruz. Öyle ki yapılan yorumlar ve bu uygulamanın tekrar gün yüzüne çıkması, bir anda patlaması ile değerlendirmeler peş peşe geldi elbette. Bu yapılan değerlendirmelere bakıldığında ise gördüğümüz özetle şu; teknoloji açısından yapılan değerlendirmelerde “yüz tanıma” teknolojisinin gelişmesi ile ilerleyen süreçler için daha iyi teknolojiler oluşturabilmek adına geniş çok geniş bir veri tabanı gerekiyor. Öyle ki uzman değerlendirmeleri dikkate alındığında şunu görmekteyiz sizi eğlendiren uygulamaların arka perdesinde ne var? İndirdiğimizde okumadan onayladığımız gizlilik sözleşmesinde neler yazıyor? Uygulamayı telefonumuza yüklerken fotoğraf erişimine izin veriyoruz peki ya galerimizdeki fotoğraflar kullanılıyor mu? Gerçi bununla ilgili yapılan açıklamada galeriden fotoğraf çekilmediğine dair olmuştu fakat ne kadar gerçekliği yansıtıyor tartışmaya açık. Uzmanların uyarısında dikkate almamız gereken nokta ise bizim gönüllü olarak verdiğimiz bu verilerin, gelecekte nasıl kullanılacağını bilmediğimiz, eğlenmek adına yaptığımız bu işlerin veri tabanı oluşturmak için kullanıldığı gerçeğimi? Yani bu uygulama cidden altın yumurtlayan tavuk da bizde yumurtaları mıyız?

Bu kadar uyarıdan sonra okumadığımız sözleşmeye bir göz atmakta fayda var derim. Çünkü uygulama kaldırılsa bile bizim kullanıldığımız fotoğraflar depolanmaya devam edecek.

Bu tartışmaların yanı sıra birde “zaten bütün bilgilerimiz ellerinde bu da olsun” diyen kesim var. Yoğun şekilde interneti, sosyal medya hesaplarını kullanmaya başladığımızdan beri “güvenli internet kullanımı” uyarıları ne olacak peki? İnterneti yorucu hayatımızın eğlencesi olarak görüp her yeni uygulamayı içesine, doyasıya kullanıyoruz öyle değil mi? Ne kadar sağlıklı kullanıyoruz, hangi bilinçle kullanıyoruz bunun farkında değiliz. Yapılan uyarılara kulak asmadan devam ediyor, birde buna çağın getirisi diyoruz. Aslında bizler hakkında her şeyi bizden daha iyi biliyorlar bu da yabana atılmayacak bir gerçek…

Her uygulamada her eğlence aracında şunu görüyoruz ki internet namına bilinçli tüketim diye bir şey yok. Bir akımın peşine takıldık mı kapılıp gitmek artık çok kolay hele ki herkesin elinde bu imkan varken artık kimse ulaşılmaz olmuyor. Öyle ya gerçekten kullandığımız internet bizi bizden iyi tanıyor.

Kulağımıza üflenen her fısıltının peşinden gitmemekte fayda var diyor uzmanlar. Yaşlanmayan kalmasın uygulaması da geçtiğinde kimin elinde ne kalacak kimler istediği verilere ulaşacak kimler eğlencenin başka boyutlarına atlayacak bilinmiyor. İnterneti, uygulamaları kullanırken bir bilinmez kısır döngüde olduğumuzun farkında olsak da kullanmaktan, anlık gülmelerden, aman ne olacaklardan vazgeçmiyoruz…

Umarım içimizde yaşlanmayanlar hala vardır…

 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.