Aile işletmelerinde 3. kuşak problemi
İş İnsanı Aysun Yıldız, aile işletmelerinde farklı kuşakların bakış açıları ve yönetim anlayışlarının zaman zaman ayrışabildiğini ifade ederek, işletmenin devamlılığı için 'Aile Anayasası'nın şart olduğunu vurguladı. Yıldız, özellikle üçüncü kuşağa kendini ispat edebileceği fırsatlar tanınması gerektiğini söyledi.
İş İnsanı Aysun Yıldız, Kayseradar ve Radyoradar ortak canlı yayınında İşin Uzmanı programında Modaretör Gülistan Kesik Yılmaz’ın sorularını yanıtladı.
Aile işletmelerinde kuşak çatışmasını ve işletmelerdeki ‘Aile Anayası’ hakkında konuşan İş İnsanı Yıldız, “Aile başka, işletme başka bir kavram. Aile işletmelerinde birincil önceliğimiz işletmenin devamlılığı. Mevcutta bulunan imkanlara işletme sayesinde sahip olunuyor. Aile işletmelerinde akrabalar bazen sorunları bireysel olarak çözemiyor. Bu noktada ‘Aile Anayasası’ işletmeyi en doğru şekilde koruyan ve mevcut durumu devam ettiren kurallar bütünüdür. İşletmelerin bu konuda destek alması lazım. Ailenin tüm bireyleri o işletmenin değerlerini bilmesi gerekiyor. Aile Anayasasında bir işletmeye katılacak gencin tüm şartları yazılır. Aile bireylerinin işteki tutumu ne olmalı, nasıl çalışmalılar ve bu kurallara uyulduğunda ne olmalı? Bunlar önceden belirlenir. 1’inci kuşakta kıtlık psikolojisi var. 2’nci kuşak para yönetimini daha iyi biliyor. 3’üncü kuşak ise para harcamaya daha meyilli. 3’üncü kuşağın bu tutumu 1 ve 2’nci kuşağı tedirgin ediyor. 2’nci kuşak okuldan kalan tüm zamanlarında daha küçük yaşlarda işletmeye gelerek bir şeyler yaparak öğrenirken 3’üncü kuşak daha kapsamlı yurt dışı eğitimleri alarak daha geç işletme içine girebiliyor. 3’üncü kuşağa kendini ispat etmesi için fırsat vermeliyiz. Sunulan zamanda verilen işin titizlikle yapılmasını dikkat edilmesi gerekiyor. Yapılan işin ardından denetlenmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.