• Haberler
  • Gündem
  • 'Öğrencinin en büyük hatası soruyu anlamadan çözmeye çalışması'

'Öğrencinin en büyük hatası soruyu anlamadan çözmeye çalışması'

Eğitim Danışmanı Furkan Aktaş, 'Şimdi en büyük yapılan hata, öğrenci soruyu anlamadan çözmeye çalışıyor. Ne aradığını bilmiyor henüz. Yani çok hızlı bir şekilde kalemi elimize alıyoruz. İzleyicilerimizi görüyoruz. Soruya odaklanıyoruz. Bir de her şeyin altını çiziyor' dedi.

Eğitim Danışmanı Furkan Aktaş, Kayseradar ve Radyoradar ortak canlı yayınında "Hayatımız Eğitim” programına katılarak moderatör Fatma Sağdıç’ın sorularını yanıtladı.

Aktaş, öğrencilerin yaptığı hatalar ile ilgili yaptığı açıklamada, “Şimdi en büyük yapılan hata, öğrenci soruyu anlamadan çözmeye çalışıyor. Ne aradığını bilmiyor henüz. Yani çok hızlı bir şekilde kalemi elimize alıyoruz. İzleyicilerimizi görüyoruz. Soruya odaklanıyoruz. Bir de her şeyin altını çiziyor. Bu seslere alışkın olsunlar sınav gençleri. Hatta biz bazen simülasyon diyoruz ya hocam, denemeleri yaparken mutlaka sınav sesleri açarız bazen öğrencilere. Çünkü sürekli bu hışıltı sesleri gelecek, öksürme sesleri, hapşırma sesleri gelecek. Bunlara da aşina olsun istiyoruz öğrencilerimiz. Zaten okullarda yapılan denemelerde gerçek bir ortamda zaten sürekli denemesini de yapıyorlar açıkçası. Ama şimdi soruyu anlamadan ben neyi çözmeye çalışıyorum? Sonra diyor ki hocam, bakın birçok öğrenci de bunu siz de duyuyorsunuzdur. “Hocam iki şık arasında kaldım.” diyor. İki şık arasında kalınmaz. “Çok çeldiriciydi, çok çeldiriciydi…” Ama şimdi zaten sen çel diye verilmiş oraya. Yani seni çeldirmek için verilmiş oraya ama amaç o zaten. Şimdi sen orayı görmezsen çeldiriciye de düşmezsin. Bizde bazı soru tipleri vardır. Branşım gereği Türkçe’den bahsedeyim tabii ki hocam. Şimdi çeldiricili sorularda ben çeldiriciyi görmezsem ben o tuzağa düşmem. Demek ki her sorunun da kendine özgü bir soru çözüm tarzı vardır. Soru çözüm stratejisi vardır. Bizim bu stratejileri öğrencilerimize öğretmemiz lazım. Değerli öğretmen arkadaşlarımız eksik olmasınlar. Öğrencilerimize çok güzel konularımız anlatılıyor, sorular çözülüyor, denemeler yapılıyor, tekrarlar yapılıyor. Ama öğrenci gerçekten soruyu nasıl çözeceğini bilmiyor. Ve sonra sınavda yaptığı o küçük hataları dikkat hatası zannediyor hocam. Değil. Çünkü orada verilerle oynamamış, sayılarla oynamamış. Şimdi biz nasıl soru çözeriz? Biz şöyle arkamıza yaslanırız. Önce soruya soru gözüyle bakmayız hocam. En kıymetli algıyı yönetmektir. Gençlere de bu noktadaki tavsiyemiz bu olsun. Yani sürekli bir kaygıyla, sürekli bir stresle “Bu denemede kaç yapacağım, acaba kaç net gelecek? Annem kızar mı, babam ne der? Kaçıncı olacağım, arkadaşlarım ne derler?” Sürekli bu kaygılarla sınav çözülmez ya da soru çözülmez. Daha relaks. İşte tam da çözülmesi gereken nokta” şeklinde konuştu.

Haber Merkezi

Bakmadan Geçme

Kayseri Gündem - Bizi Sosyal Medyada Takip Edin!
WhatsApp İhbar Hattı
0533 704 84 10
ÇEKİN, GÖNDERİN, YAYINLAYALIM!