- Haberler
- Gündem
- Prof. Dr. Oytun Erbaş 'Çocuklar serbest kalınca kendinde güç hissediyor, 'adalet de dağıtırım' diyor'
Prof. Dr. Oytun Erbaş 'Çocuklar serbest kalınca kendinde güç hissediyor, 'adalet de dağıtırım' diyor'
8'inci Kitap Fuarı'nda konuşan Prof. Dr. Oytun Erbaş 'Çocukları, eski yöntemle yetiştirmeniz lazım. Şimdi insanlar çocuklarını çok serbest bıraktı. Çocuklar bu sefer serbest kalınca kendinde bir güç hissediyor. 'Ben' diyor 'her dediğimi yaptırıyorum ana babama.' O zaman ne yapıyor? Bu güç arttığı için de bu sefer: 'Ben adalet de dağıtırım' diyor. Adaleti nasıl dağıtacak? Kendi dağıtamayacağı için bu sefer silahla dağıtırım diyor' dedi.
Dünya Ticaret Merkezi’nde düzenlenen 8’inci Kitap Fuarı, 2’nci gününde de ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Prof. Dr. Oytun Erbaş, Kitap Fuarı’na gerçekleştirdiği ziyaret sonrası açıklamalarda bulundu.
Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan okul saldırılarına ilişkin konuşan Oytun Erbaş, çocukların yetiştirilme yöntemlerinde ailelerin önemine değindi.
Ailelerin çocuklarla ilgilenmeleri gerektiğinin altını çizen Erbaş, “Çocuklarınızı eski ve klasik yöntemle yetiştireceksiniz. Yani anne babaya saygı duyacak, öğretmene saygı duyacak, itaat davranışı gelişecek. Çocuklarınızın nerede olduğunu bileceksiniz; hangi oyunu oynuyor, bileceksiniz. Çocuğun odasına gireceksiniz; ne yapıyor, ne ediyor, kimlerle arkadaşlık ediyor. Cep telefonunu eline alacaksınız; Telegram grubunda mı, hangi Instagram grubunda, hangi WhatsApp grubunda? Yani çocuğunuzu kontrol etmeniz gerekiyor. Bir nokta daha var; çocuğunuzu serbest bırakmayacaksınız. Yani ona sorumluluk vereceksiniz. Çantasını kendi taşıyacak, yatağını kendi toplayacak. Ondan sonra yazın bir yere çırak vereceksiniz. Yani neyi öğrenecek? Büyüklerine karşı bir görevi olduğunu, bir sorumluluğu olduğunu öğrenecek. Siz çocuğa set koymazsanız. Yani bunun bir lafı var; "Bakarsan bağ olur, bakmazsan dağ olur." Aynı şekilde, çocukları, eski yöntemle yetiştirmeniz lazım. Şimdi insanlar çocuklarını çok serbest bıraktı. Çocuklar bu sefer serbest kalınca kendinde bir güç hissediyor. "Ben" diyor "her dediğimi yaptırıyorum ana babama." O zaman ne yapıyor? Bu güç arttığı için de bu sefer: "Ben adalet de dağıtırım" diyor. Adaleti nasıl dağıtacak? Kendi dağıtamayacağı için bu sefer silahla dağıtırım diyor. O zaman suçun oluşması için çok klasik faktörler var: Bir, öç alma. Nefret davranışı. Bu nefretteki en büyük şey de ötekileştirme. Sen çocuğuna başka ayakkabı giydirmeyeceksin, ona özel telefon almayacaksın. Çünkü herkes gibi olmalı. O yüzden okullarda herkes aynı kıyafeti giymeli. Yani bu "aynı kıyafet" dediğim ortalama fiyatı aynı olmalı. Ayakkabıları aynı olmalı, saç kesimleri aynı olmalı; ötekileştirmemeli. Çünkü ötekileştirme nefret doğurtuyor. O zaman demek ki ötekileştirme olmayacak, sorumluluk alacak, öğretmene itaat edecek; yani bir ast-üst ilişkisini bilecek. Bir de evde asla delici, kesici ve silah yani bu ateşli silah bulundurmayacaksınız. Çünkü bu faktörlerle beraber silah yan yana geldiği zaman korkunç olaylar ortaya çıkıyor” ifadelerini kullandı.
Kayseri ile ilgili konuşan Oytun Erbaş: “Ben bütün Türkiye'yi severim, Kayseri'yi severim. Kayseri’nin benim için şöyle bir anlamı var. Ben Kayseri'nin hayat tarzını seviyorum. Yani ben sucuğu, salamı, pastırmayı seven bir adamım. Ondan sonra, tabii salam bizden olmadığı için pek yemiyorum. Çünkü kültürümüze uymayan bir adet. Onun yerine mantıyı koyuyoruz. Ben mesela sucuksuz durmam. Pastırma o kadar bulmuyorum İstanbul'da ama sucuk bulup yiyorum mesela. Buranın yemek kültürünü çok seviyorum. O nedenle seviyorum. Bir de burası Anadolu. Anadolu'yu ben severim. Anadolu demek mütevazı insanlar, yani bizim gibi insanların olduğu yerdir.” açıklamasını yaptı.
Bakmadan Geçme