Türk mitolojisinde beşi bir yerde geleneği
Eskiden düğünlerde geline takılan beşi bir yerdenin tarihi hakkında konuşan Tarihçi Mustafa Cingil, 'Beşi bir yerde Türklerden gelen bir isimlendirmedir. Kadim Türk tarihi açısından da oldukça önemli bir adettir. Türklerde bazı sayılar özeldir, örneğin beş sayısı. Dolayısıyla beşi bir yerdenin niye dört ya da altı olmayıp da beş olması, kadim Türklerdeki beş rakamının özel olmasından gelir. Buradaki beşi bir yerdelerin hemen hemen hepsinin farklı bir manası vardır. Ancak beşi bir yerde takmak bile artık insanları ekonomik açıdan düşündürüyor' dedi.
Beşi bir yerde; beş adet tam Reşat veya Cumhuriyet altınının bir araya getirilmesiyle oluşan, yaklaşık 36 gram ağırlığında ve 22 ayar değerinde olan geleneksel bir takı ve yatırım aracıdır. Fiyatları, bütçeye göre genellikle tam altın ile ve 14 ayar zincirle yapılırsa ortalama 280 bin, 10 çeyrekli gremse ile yapılır ve 22 ayar zincir kullanılırsa 900 bin, 1 milyona lira gibi rakamlara kadar çıkmaktadır. Tarihi çok eskilere dayanan ve özellikle düğünlerde takı olarak popülerlik kazanan bu altın türünde, her bir altının farklı bir anlamı bulunuyor
Beşi bir yerdenin bir Türk adeti olduğunu belirten Tarihçi Mustafa Cingil ise, “Beşi bir yerde Türklerin kadim adetlerinden, kadim takılarından biridir aslında. Düğünlerin olmazsa olmaz vazgeçilmezlerindendi, her ne kadar günümüzde fazlaca rağbet görmese de. Düğün kelimesi bile kadim Türklerden gelen bir isimlendirmedir. Yani düğümlenmekten gelir; iki aileyi birbirine bağlayan, düğümleyen demektir. Yine gelin, kadim Türklerde kendi evini bırakıp gelen manasındadır, gelendir aslında gelin. Ve bu şekilde birçok isimlendirme, adlandırma günümüze kadar kadim Türklerden ulaşmıştır. Beşi bir yerde de aynı şekilde kadim takılardandır. Türklerde bazı sayılar özeldir, örneğin beş sayısı. Günümüzde çok fazla bilinmese de Türk mitolojisinde beş sayısı yönlerden gelir; bu anlamda da önemlidir. Doğu, batı, kuzey, güney ve Türklerde diğerlerinden farklı olarak bir merkez vardır. Bu merkez hükümdarın bulunduğu, kağanın bulunduğu yerdir ve kutsal kabul edilir. Dolayısıyla beşi tamamlamış olur. Yine hepimizin çok iyi bildiği beş duyu organımız (görmek, duymak gibi) da beşin temsilcisidir. Bir diğer temsil eden şey de hepimizin çok iyi bildiği, biraz da Çin adetlerinden gelen; toprak, su, ateş, ağaç ve metal kültleridir. Bunlar da Türklerde genelde hep beşin tamamlayıcısıdır. Dolayısıyla beşi bir yerdenin niye dört ya da altı olmayıp da beş olması, kadim Türklerdeki beş rakamının özel olmasından gelir. Buradaki beşi bir yerdelerin hemen hemen hepsinin farklı bir manası vardır. Birinci altın Tengri (Tanrı, Allah)’ı temsil eder. İkincisi devletine olan bağlılığını temsil eder, devlete bağlılığını gösterir. Üçüncüsü ailedir hem mevcut bulunan kendi ailesini hem de kuracağı olan ailenin kutsallığını ifade eder. Bir diğeri de töresidir; yani geleneklerine, göreneklerine bağlılığını temsil eder. Son beşinci altın ise ölümü ve sonrasını; yani hem bu dünyada hem de ahiretteki birlikteliğin devamlılığını kasteder. Dolayısıyla beşi bir yerde oldukça önemli, kadim Türk tarihi açısından da oldukça önemli bir adettir. Yani bu biraz da altının ekonomik olarak güce dayanmasıyla alakalı bir duruma geldi. Haliyle yaz geliyor, düğün hareketlilikleri başlayacak fakat altın da çok hareketli; hiç de aşağı inmiyor, sürekli çıkıyor. Dolayısıyla beşi bir yerde takmak bile artık insanları ekonomik açıdan düşündürüyor. Bazı adetlerimizin kaybolması biraz da ekonomik sebeplere de bağlı kalabiliyor yani” şeklinde konuştu.
Bakmadan Geçme