Abdülaziz ÖZTÜRK

Ramazan Ayı ve Ümmet Kardeşliği

Abdülaziz ÖZTÜRK

Ramazan ayı, yalnızca oruç tutulan bir zaman dilimi değil; aynı zamanda kalplerin yumuşadığı, gönüllerin birleştiği, paylaşmanın ve merhametin zirveye ulaştığı mübarek bir mevsimdir. Bu ay, bizlere sabrı, şükrü ve empatiyi öğretirken ümmet bilincini de yeniden hatırlatır.

Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:

“Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah’tan korkun ki size merhamet edilsin.”
(Hucurât Suresi, 10)

Bu ayet, Müslümanlar arasındaki bağın sıradan bir dostluk değil,  kardeşlik olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Ramazan ayı da bu kardeşliği pekiştiren en güçlü zamanlardan biridir.

Oruç, insanı yalnız aç bırakmaz; başkasının halini anlamaya sevk eder. Açlığın ne demek olduğunu hisseden kalp, ihtiyaç sahibine daha kolay yönelir. Bu yönüyle Ramazan, sosyal dayanışmanın ve paylaşmanın zirveye çıktığı ilahi bir eğitim dönemi ve ibadetlerin vücut bulduğu bir medresedir.

Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:

“Mümin, müminin kardeşidir. Ona zulmetmez, onu yalnız bırakmaz.”
(Buhârî, Mezâlim 3; Müslim, Birr 58)

İftar sofraları Ramazan’ın en anlamlı buluşma noktalarındandır. Bu sofralar sadece yemek yenilen masalar değil; gönüllerin birleştiği, dargınlıkların sona erdiği, muhabbetin arttığı manevi meclislerdir.

Efendimiz ﷺ iftar ikramının faziletini şu hadisle müjdelemiştir:

 “Kim bir oruçluyu iftar ettirirse, oruçlunun sevabı kadar sevap kazanır. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez.” (Tirmizî, Savm 82)

Bu müjde, Ramazan’da yapılan ikramın ve hayrın ne kadar büyük bir karşılığı olduğunu göstermektedir.

Yine Kur’an-ı Kerim’de Rabbimiz buyurur:

“Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe erişemezsiniz.”
(Âl-i İmrân Suresi, 92)


Ramazan ayında verilen sadakalar, yapılan yardımlar, kurulan iftar sofraları ümmet kardeşliğinin canlı örnekleridir. Bu ayda yapılan her hayır, yalnız bireysel sevap değil; toplumsal diriliştir.

Bugün dünyanın farklı coğrafyalarında zor şartlar altında yaşayan başta Gazze, Doğu Türkistan ve dünyanın dört bir tarafındaki Müslüman kardeşlerimizi hatırlamak da Ramazan’ın ruhuna dahildir. Dualarımızı yalnız kendimiz için değil, bütün ümmet için etmek; kardeşlik anlayışımızı sınırların ötesine taşımak bu ayın bizden beklediği en önemli davranışlardandır.

Sonuç olarak Ramazan ayı, bizlere sadece aç kalmayı değil; paylaşmayı, affetmeyi, merhameti ve birlik olmayı öğretir. Ümmet kardeşliği, Ramazan’da kurulan sofralarda, edilen dualarda ve yapılan hayırlarda yeniden hayat bulur.

Rabbimiz bu mübarek ay vesilesiyle kalplerimizi birleştirsin, aramızdaki muhabbeti artırsın ve bizleri gerçek anlamda kardeş kılsın. Âmin.

Yazarın Diğer Yazıları