Ramazan Ayında İftar Sofraları İsraf Sofraları Olmasın
Abdülaziz ÖZTÜRK
Ramazan ayı, yalnızca aç kalmayı değil; paylaşmayı, merhameti ve kul olma bilincini yeniden hatırlatan mübarek bir zaman dilimidir. Bu ayda kurulan iftar sofraları ise aslında birer şükür meclisi ve kardeşlik halkası olmalıdır.
Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:
“Yiyin, için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.”
(A‘raf, 31)
Bu ilahi uyarı, Ramazan sofraları için de açık bir ölçüdür:
Nimet helaldir; fakat ölçüsüzlük haramdır.
İftar Vermenin Fazileti
İftar vermek, İslam’da büyük ecir kazandıran amellerdendir. Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur:
“Kim bir oruçluya iftar ettirirse, oruçlunun sevabından hiçbir eksilme olmadan, onun kadar sevap alır.”
Bu hadis bize şunu öğretir: İftar ikramı, gösterişli sofralar kurmak değildir. Bazen bir hurma, bazen bir bardak su; samimi bir niyetle sunulduğunda Allah katında büyük karşılık bulur.
Asıl bereket, ikramın miktarında değil, ihlasındadır.
İftarda Bir Araya Gelmenin Önemi
İftar vakti, kalplerin yumuşadığı, duaların kabulüne en yakın anlardan biridir. Aynı sofrada buluşmak; aile bağlarını güçlendirir, komşulukları canlandırır, küskünlükleri giderir.
Resûlullah ﷺ buyurur:
“Mümin, müminin kardeşidir.”
Bu kardeşlik, Ramazan akşamlarında aynı ezanla oruç açan milyonlarca insanın gönüllerinde daha da derinleşir. İftar sofraları bu yüzden yalnızca yemek yenilen yerler değil; muhabbetin, barışın ve birlik ruhunun yeşerdiği mekânlar olmalıdır.
İftar ve Kardeşlik
Ramazan, ümmet bilincinin en güçlü hissedildiği aydır. Rabbimiz şöyle buyurur:
“Müminler ancak kardeştir.”
(Hucurât, 10)
Bu ayet, iftar sofralarımızın da kardeşliği yansıtması gerektiğini hatırlatır. Yalnızları gözetmek, ihtiyaç sahiplerini unutmamak, yetimin başını okşamak Ramazan ruhunun özüdür.
Komşusu açken tok yatan bir anlayış, İslam ahlakıyla bağdaşmaz.
İsrafın Haram Oluşu
İsraf, sadece fazla harcamak değildir; nimetin kıymetini bilmemektir.
Yüce Allah buyurur:
“Şüphesiz savurganlar şeytanların kardeşleridir.”
(İsrâ, 27)
Bu ayet, meselenin ne kadar ciddi olduğunu açıkça ortaya koyar. Sofrada kalan her lokma, çöpe giden her nimet; dünyanın başka bir yerinde açlıkla mücadele eden kardeşlerimizi hatırlamamız gereken ağır bir sorumluluktur.
Peygamber Efendimiz ﷺ de hayatı boyunca sade yaşamış, hiçbir nimeti küçümsememiştir.
İsraf Bilinci: Ramazan’dan Hayata Taşınmalı
Ramazan’da kazandığımız ölçü ve farkındalık, bayramla birlikte sona ermemelidir. Alışverişte, mutfakta, sofrada ve günlük hayatın her alanında israf bilinci kalıcı hâle gelmelidir.
Azla yetinmeyi öğrenen insan, paylaşmayı da öğrenir.
Sofralar sadeleştikçe, kalpler zenginleşir.
Unutmayalım:
Bereket çoklukta değil, hikmetli kullanımdadır.
Değerli Kardeşlerim!
Bu Ramazan’da sofralarımızı değil, kalplerimizi büyütelim. Gösterişli menüler yerine samimi duaları çoğaltalım. İftarlarımız israfın değil, şükrün; yalnızlığın değil, kardeşliğin adresi olsun.
Çünkü Ramazan, mideyi değil vicdanı doyurma zamanıdır.
