Hüseyin TAŞ

Yılbaşı ve Noel: Müslüman Kimliğine Açılan Sessiz Darbe

Hüseyin TAŞ

Noel ve yılbaşı, masum bir eğlence mi yoksa inanç sınırlarını aşan bir kimlik meselesi mi? Takvimler değişebilir; fakat iman, başka inançların ritüelleriyle harmanlanamaz.

Bugün sokaklar süsleniyor, vitrinler ışıklandırılıyor, “yeni yıl” adı altında bir kültür dayatılıyor. Oysa mesele yalnızca bir takvim yaprağının değişmesi değildir. Mesele, neyi kutladığımız, kime benzediğimiz ve hangi inanç çizgisinde durduğumuzdur.

Noel, Hristiyan inancına göre Hz. İsa’nın doğumunu simgeleyen dini bir bayramdır. Ancak bugünkü Noel anlayışı, tevhid inancından uzaklaşmış; Roma paganizmi, güneş kültürü ve putperest ritüellerle iç içe geçmiş bir yapı hâline gelmiştir.

Çam ağacı süsleme, Noel Baba figürü, içki ve taşkın eğlenceler; ne Hz. İsa’nın tebliğinde ne de ilk Hristiyanlıkta vardır. Bunlar, Hristiyanlık adı altında yaşatılan müşrik geleneklerdir.

İslam inancında Hz. İsa, Allah’ın kulu ve peygamberidir. Bu temel fark, Noel’in Müslümanlar açısından kutlanamaz olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Yılbaşı, Miladi takvime göre yeni yılın başlangıcıdır. Ancak Noel ile iç içe geçmiş, aynı sembollerle kutlanır hâle gelmiştir. Takvim kullanmak ayrıdır, takvimi kutsamak ayrıdır.

İslam âleminin esas aldığı takvim Hicrî Takvimdir. Başlangıcı 622 yılıdır. Bu tarih, Hz. Muhammed’in Mekke’den Medine’ye hicretidir. Hicret; zulme karşı duruş, inancın korunması ve İslam toplumunun doğuşudur.

İslam, keyfî eğlenceleri değil; ibret ve şuur içeren tarihî dönüm noktalarını önemser. Mekke’nin fethi, putların yıkıldığı, tevhidin hâkim olduğu ve affın zirveye çıktığı bir gündür.

Osmanlı toplumunda yılbaşı kutlamaları Müslüman halk arasında yer almamıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin Miladi takvimi kabulü, dini değil idari bir tercihtir.

Sonuç olarak Müslüman; başka dinlerin bayramını kutlamaz, inancını eğlenceye feda etmez, kimliğini tüketim kültürüne teslim etmez. 31Aralık Mekke’nin Fethi Kutlu olsun.

 

Yorumlar 2
Göksel 31 Aralık 2025 00:14

Kalemine sağlık kardeş

Mehmet K Talaslı 26 Aralık 2025 19:00

Kaleminize, ferasetinize sağlık. Bu yazı sadece bir eleştiri değil, aynı zamanda bir kültürel mukavemet manifestosudur. Toplumların sessizce istila edilmesi, toprak kaybıyla değil; kavramlarını, sembollerini ve kutsallarını yitirmesiyle başlar. 'Kime benzediğimiz' sorusunu sormaktan korkan bir kitleye, ayna tutarak kendi hakikatimizi ve fetih şuurumuzu hatırlatmışsınız. Müslümanca bir duruşun nasıl olması gerektiğini nezaketle ama kararlılıkla ifade eden çok kıymetli bir analiz.

Yazarın Diğer Yazıları