Luti sıfatlaması son derece hayasızca ve yanlıştır. Luti, Muhammedi, İsevi gibi, mensubiyeti ifade anlamında kullanılır. Eşcinsel de, . bne de, ama bu melun fiili işleyene asla halt edip Luti deme. Zira fiili işleyen Hazreti Lut'un kavmi idi, haşa zatı değil.
Lut, Peygamberin ismi ve luti, Luta uyan demektir, hatalı kullanım!
*
Kur'an'ı Allah için değil, çıkarı için mevzu edenlerden İslam kurtulmadıkça, müslümanların üzerinden belalar eksik olmayacaktır.
Birtakım siyasetçi, iş adamı, hoca, tanrısının sırtına binmiş, emeli yönüne dehliyor ise, elbette bunun bir bedeli olacaktır.
*
Görev yaptığı resmi kurumun kapısından girdiği anda din,ideoloji, ırk, hısımlık, dostluk, yandaşlık, karşıtlık adına iş esnasında zihni ve fiili çelici her ne var ise topuna birden kapı önünde el sallayamamak ve onları içeri alma çürüklüğü, engellenesi değil...
Dindar diyorsun bakıyorsun bu var.
Ocu bucu şucu fark etmiyor ucundan kıyısından ortasından bulaşıyor bir biçimde...
Bunu çözmedikçe çözüm çözüm çözüleceğiz.
Çözüm ilkeye, organizasyona, denetime kıymet vermek, şahsı etkisizleştirmektedir.
*
Fahiş zamları yapanlar şu klik, bu yapı üyeleri diye zihin bulandıranlara özel duyuru: Fahiş fiyat olayı her dini imanı özde para olanların ortak operasyonudur ve bunların içinde alnı beş vakit secde görenler de vardır, hiç oraya buraya hedef saptırmayın!
*
Yabancı turiste çok az bir paraya hizmet ve kalacak yer sunan turizm esnafı, konu Türk turist olunca ağzını olmaz rakamlardan açıp, kampanya tezgahı ile yarı fiyat aldatması oyunu oynayarak, yine yabancıdan aldığının en az dört beş katı fiyatı dayatıypr millete!
Ayıp değil mi!
Hiç ayıp olur mu!
*
Sordu: Aşk nedir?
Cevap verdi: Bir genç aslan kafanda kükrer. Üşümüş bir yavru kedi ise kalbinde titrer. Aşk budur.
Sordu: Neden aşık olamıyorum?
Cevap verdi: Hızlı akan bir ırmağa koca koca kaya parçaları atsalar, dalgalanmaz. Halbuki duru bir gölü, minik bir taş parçası bile halelendirmeye yeter.
Sordu: Sen hiç aşkı tattın mı?
Cevap verdi: Tadan hiç anlatır mı?
*
Özlem değdiğinde bir ucundan, eritmeye başlar nice buz tutmuş katı kalpleri... Lakin özlem öyle hara hura bir his değil ki; kaburgası yaylının cinsi için hasını, kalıbına oturtarak bilebilesin...
Özlemin düşmanları çoktur:
Acıtmıştır mesela, yok sayar varlığını kaplayanını...
Terk ile ise özlem, nefretin külahını ters giydirir sahibine...
Kıymet odaklıysa, büyütür burnu, önünü gördürmez.
İyisi özlememek,
Daha iyisi özlememek,
en iyisi özlenmemek.
Bir adım atana on adım vaat ede ede, hareketsizlikten pas tuttun insan evladı.
Geç onu beşi, sen adımını at, adı batsın teresliğin...
Özlemi özlemeyeceği ana kadar esarete mahkum her adam ve her kadın, her şiirin gelene gidene eyvallahı olmaya devam edecek kurgu, nokta vurana kadar ömre...
*
Kim estağfirullah demeyi çoğaltırsa, Allah Teala, onu, içine düştüğü her türlü sıkıntıdan kurtarır, darlık ve çaresizlikten ona çıkış verir ve onu ummadığı yerden de rızıklandırır.
Estağfirullah, 'halt ettim, yanlış yaptım, özür dilerim, haddimi bilemedim, bağışlanma dilerim ey Rabbim, acziyetimi itiraf ile, Merhametine sığınıyorum' demektir.
'Ya Rabbi! Ben pişmanım, yaptığım tüm günahlarımdan, keşke yapmasaydım, İzn i Emanınla, umarım, irade ettim, bir daha da yapmam' veya benzer bir kalıpla istiğfara devam edilmesi isabetlidir.