...
Kapitalizm çağımızın en güçlü inanç sistemlerinden birisidir desem,
Abartmış olur muyum..?
Fazlaca itiraz olacağını tahmin edebiliyorum.
Mesela denebilir ki,
"Dinlerin kendisine göre kutsalı, ibadeti(ritüel) ve metafiziği vardır.
Kapitalizm'de bunlar ne gezer,
O ekonomi ile ilgilidir, rakam, piyasa ve üretimi barındırır" vs
Ancak,
Dikkatlice baktığımızda modern dünyanın en güçlü yaşam biçimini görürüz.
Bu biçimin kendine özgü bir inanç sistemi kurduğunu görmek zor değil.
Günümüzde insanlar sadece yaşamak için çalışmıyor,
Çılgın bir şekilde tüketmek için yaşıyor.
Tüketmek üzerine kurgulanmış bir hayat biçiminin tam ortasındayız.
Başarı, ahlaki bir ölçüden çok maddi bir ölçekle değerlendiriliyor.
İnsanların değerini karakterleri değil cüzdanları belirliyor.
Daha çok kazanmak, daha çok sahip olmak, daha çok harcamak.
Modern insanın adı konmamış ibadetleri değil mi bunlar..?
Her dinin bir mabedi vardır evet.
O dinin müntesipleri mabedine giderek güven arar ve bir aidiyet hisseder.
Kapitalizmin mabedi ise hiç kuşkusuz bankalardır.
Modern insanın korkusu da umudu da bu mabedlerdir.
Birikimler, krediler, faiz oranları, kar payları, yatırım hesapları,
Gelecek kaygısında duanın yerini kredi notu almaya başlamamış mı..?
Günahlardan arınmak için ibadete değil de borç yapılandırmasına gitmiyor mu..?
Kredi kartı limitleri çağımızın kader çizgileri haline gelmedi mi..?
Kapitalizmin kendi din adamları yok mu..?
Ekonomistler, kredi danışmanları, piyasa yorumcuları.
Merkez Bankası faiz açıklaması kutsal metin tefsiri gibi yorumlanmıyor mu..?
Modern insan artık ilâhi metinlerden çok piyasaların hareketine bakıyor.
Şu izahı yapma ihtiyacı hissediyorum :
Kapitalizmi bütünüyle şeytanlaştırmak gibi bir amaca sahip değilim.
Serbest piyasa üretimi artırmış,
teknolojiyi geliştirmiş,
milyonlarca insanın hayat standardını yükseltmiştir.
Ancak sorun şu ki;
araç olması gereken sistem zamanla amaç hâline gelmiştir.
İnsanın ekonomiyi yönetmesi gerekirken,
Ekonominin yönettiği bir canlıya dönüşmesini görmek üzücü değil mi..?
Belki de asıl tehlike burada başlıyor.
Çünkü dinler insana “neden yaşıyorum?” sorusunu sordurur.
Kapitalizm ise “ne kadar kazanıyorum?” sorusunu.
Bir toplum, anlam duygusunu tamamen kaybettiğinde,
En büyük boşluğu en parlak vitrinler bile dolduramaz.
Bugün AVM’lerin kalabalığına,
Bankaların sessiz koridorlarına,
bitmeyen tüketim yarışına baktığımızda şunu sormak gerekiyor:
Modern insan gerçekten özgür mü,
Yoksa kapitalist sistemin en sadık müridi mi?
Belki de çağımızın en büyük ironisi şu:
İnsanlık, çok tanrılı antik dinleri terk ettiğini zannederken,
Piyasaların görünmez tanrılarına teslim oldu.
Geçmiş olsun...
"Sermaya, mutlak bir kayıp olan ölüme karşı biriktirilmelidir." Ve en acısı da bu ölümsüzlük pompalayan kapitalist sistem sadece ölümle son bulacaktır.
Yazarın Diğer Yazıları
Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı'na
16 Haziran 2026 11:19Rahmi Koç'un "Kürt Kadın" Fıkrası ve Binali Yıldırım
07 Haziran 2026 08:14Dünyanın En Büyük Kurultayı
27 Mayıs 2026 22:41Kapitalizm Modern Çağın Dini ise Mabedi Nedir..?
19 Mayıs 2026 22:02Anneler Gününü Sosyal Medyadan Kutlamak(!)
12 Mayıs 2026 22:51