... 2004 tarihinde yürürlüğe giren bir kanunumuz var. 4982 sayılı Bilgi Edinme Kanunu. Kamu kurumlarına vatandaşların soru sormasının önünü açan kanun. Daha öncesinde soru sormak mümkün değildi. Vatandaş kimdi ki kamuya soru soracak, ne haddine. Kamu kurumları ne gerekiyorsa zaten en iyisini yapmaktadır. 1930'lardan beri bu bakış açısı var ve hâla geçerliliğini korumaktadır. Dönemin Ankara valisi Nevzat Tandoğan bunu nasıl özetlemişti..? 1944 yılında Osman Yüksel Serdengeçti tutuklanmıştır. Nevzat Tandoğan'ın huzuruna getirilmiştir, ona hitaben : "Ulan öküz Anadolulu! Sizin milliyetçilikle, komünizm ile ne işiniz var? Milliyetçilik lâzımsa bunu biz yaparız. Komünizm gerekirse onu da biz getiririz. Sizin iki vazifeniz var: Birincisi, çiftçilik yapıp mahsul yetiştirmek. İkincisi, askere çağırdığımızda askere gelmek" Evet, devletimizin ileri gelenleri millete ve olaylara böyle bakıyordu. O zamandan bugüne nelerin değiştiğine bir bakalım : Bilgi Edinme Yasası çok önemli bir dönüm noktası olmalıydı. Yöneticiler bunu içlerine sindirebildiler mi..? Hayır. Dışa vuramasalar da için için söyleniyorlardır. Kanun var ama ne kadar uygulanıyor acaba..? Vakıflar Bölge Müdürlüğü bunun çok açık bir örneğidir. Neredeyse bir yıl önce müdürlüğe bir dilekçe verilmiş. Vakıfların elinde yüzlerce bina var. Kiralama yöntemi ile vatandaşlara kiraya veriliyor. Bütün binalarda ısınma doğalgaz ile sağlanmaktadır. 2008 yılında "Binalarda Isı Yalıtımı Yönetmeliği" yayınlandı. Yönetmeliğin amacı enerji sarfiyatını azaltmaktı. Dış ticaret açığımıza sebep olan kalemlerden biri. Yalıtımın olmadığı binalar ısınmak için daha çok para harcıyor. Hem vatandaş fazla para harcıyor hem de dışarıya döviz ödeniyor. Yalıtım için kanun çıkaran da devlet. Elindeki binlerce apartmana yalıtım yapmayan da devlet. Vakıflar bu durumun bilinmesinde rahatsız. Yalıtım gerekiyorsa biz yaparız ama şimdi değil diyorlar. "Kanun var ama" uyarısının bir etkisi olacağını düşünmeyin. Biz devletiz modundalar ve sorgulanmayı sevmiyorlar. Ama vatandaş da egemenlik kayıtsız şartsız benim değil mi diyor. Bu yalıtımsız binaları yalıtımlı ve yeni imiş gibi kiraya veriyorlar. Özel sektörle sidik yarışına girercesine kiraları yükseltiyorlar. Halbuki devlet kurumları kiraları düşürmekle mükelleftirler. Vatandaşın işini zorlaştırmak değil, kolaylaştırmak zorundadırlar. İşte aynı vakıflara bir dilekçe ile şu da sorulmuş : Kiraları yüksek tuttuğunuz için bir çok daireniz boş kalmış. Kaç daireniz, kaç aydır boş duruyor ve kaç TL aidat ödediniz..? Buradaki zararı yöneticiler cebinden mi karşılıyor..? Ne cevap vermiş sevgili vakıflar bölge müdürlüğü. Vermemiş tabii. Hatta 1940 lı yıllarda yaşıyor olsaydık diyeceklerdi ki.: ...
Yukarıdaki arama formları aracılığı ile Kayseri Gündem arşivinde kelime, içerik, konu araması yapabilir veya gün-ay-yıl formatında tarih girerek tarihe göre haberleri listeleyebilirsiniz.
Çerez Bildirimi
Sitemizde, daha yüksek bir kullanıcı deneyimi sunmak ve deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla, Gizlilik Politikası, Çerez Politikası ve KVKK Aydınlatma Metni sayfalarında belirtilen maddelerle sınırlı olmak üzere ve ilgili yasal düzenlemeler çerçevesinde çerezler kullanıyoruz.