Mürşide ASLAN

Her yerde ramazan var

Mürşide ASLAN

Her yerde ramazan var

Bu sene ramazan bir başka.

Köklerden gelen ramazan geleneği gittikçe unutuluyor mu derken bir anda bakanlığın yayınladığı genelge ile ortalık şenlendi.

Evler de hazırlıklar, ramazan köşeleri, okullarda ramazanın tüm atmosferini hissettirecek karşılama etkinlikleri, ilahiler maniler… 

Farkında mısınız bir kırılma noktası yaşıyoruz. 

Her gün yüreğimizi ağzımıza getiren, okullarda da akran zorbalıklarını, yolda yan baktın sataşmalarını, trafikte yol kavgalarını ana haber bültenlerinden tutunda sosyal medya platformlarına kadar her yerde izlediğimiz görüntüler bir anda tahtını bırakıp kaçmış gibi. 

Bu ramazan ağlamakla gülmek arasında gidip geliyoruz. 

Yatıp kalkıp ‘’Kabe de hacılar hu der Allah’’ ilahisi kulağında tınlamayan bir tek kişi kaldığını sanmıyorum. Çığ gibi büyüyen bu ilahi akımın bir parçası olmayanda yok. Yaşlısı, genci, çocuğu herkes ama herkes…

Çocuklar kendinden olanla buluştu. Sevgiyi, kardeşliği, paylaşmayı, yardımlaşmayı pratiğe döküyorlar.

Sofra birliğinin, bir arada olmanın, ait olmanın, aile olmanın, tüm bu güzelliklere öz değerlerin katkısının tadına varıyorlar. 

Camiye koşuyorlar. Bazı camilerde teravih namazlarında çocuk sayısının yetişkinlerden daha fazla olduğunu görüyoruz. Dünyanın her yerinden ramazanla birlikte değişen ve dönüşen güzel insanların haberlerini alıyoruz. 

Umudumuz nadasa çekilmişti de yeniden yeşeriyor gibi. Kültürel kodlarımızın hala çözülmediğini görüyoruz. Hala bir yerlerde bir şeyler taşıyoruz ki vakti geldiğinde özde olan ortaya çıkıyor.

Elbette birilerinin de hoşuna gitmiyor bu durum.  Bizden olmayan her şeye kucak açanlar, bizim olan değerlerin parlamasından son derece rahatsız. Bizim olana bizim sahip çıkmamız, bizim çocukların bizim olanlarla buluşması, tanışması, kaynaşması… Bizim çocukların kendilerini, ait oldukları yerin mensubu olduklarını göstermeleri hiç hoşlarına gitmedi. 

Bir azınlık grubunun yazdığı bildiri ve altına imza koyanların ne için paniklediklerini, ve aslında neyi kaybediyor olduklarını, ne için nefret söylemine bu kadar sarıldıklarını biliyoruz.

Ramazandan önce başlayan, ramazanla birlikte başlayan yönelim, tabandan başlayarak yatay ve dikey kuşatmayla devam ediyor çok şükür.

Bereketli bir ramazan ayının bayramını da görmeyi ümit ederek;

Ey sevgili bende ben de gelem sana

Kokuşmuş dünyanın yükü üzerimde

Pas tutmuş kalbimle kirli ellerimle

Mahcubum sana muhtacım hem de….

 

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları