Mürşide ASLAN

Protest Yaklaşımlar

Mürşide ASLAN

Kendimi bildim bileli aile, toplum, iş, sosyal hayat….  gibi bir çok alanda ister istemez yer aldım. Her birinde önemli-önemsiz rollerim, pozisyonlarım da oldu. Yaşımızın getirdiği deneyim ve gözlemlerle uzun soluklu bir dönemin tanığı, gözlemcisi olma fırsatımda. 

Geçen zaman sürecinden geldiğimiz noktada insana dair izlemler hızlı bir değişimin boyutlarını önümüze sererken, nereden nereye geldiğimizi ibretle izlemekteyiz.

Hayatın her alanında ‘’ben ‘’ merkezli bir yaklaşım var.

Ailede, sosyal hayatta, çalışma hayatında, kurumlarda, Sivil Toplum çalışmalarında hatta gönüllülüğe dayalı işlerde bile.

Bunların sebepleri ne, niye böyle? 

Neden her ortamın gerektirdiğine uymak değil de kendi konforumuza ortamı uydurma çabası içindeyiz… 

Kişinin kendini merkeze koyma eğiliminde ki artışın muhakkak ki birçok arka planı var. Bunlardan birincisi ‘’kendin ol’’, ‘’sınır koy’’, ‘’kimseye boyun eğme’’ mesajları içeren yaklaşımlar. Tamamen yanlış değil  ama her şeyi biraz da kendi ortamında ve bağlamında değerlendirmek gerekir. Bağlamından saptığında kişi bulunduğu her ortamın ortak kurallarını değil, kendi konforunu referans almaya başlıyor. Bu da refleksif bir karşı çıkış üretiyor.

Dijital kültürün ben merkezli davranışları nasıl etkilediğini de görmek lazım. Sosyal medya platformları görünürlük kazanan davranışların baş şekillendiricisi desek alan olmaz. Algoritmalar çoğunlukla keskin, tepkisel, karşıtlık içeren içerikleri öne çıkarıyor. İnsanların ‘’normal’’ tepkiler yerine daha sert ve protest duruşlar sergilemesini ödüllendiriyor. Bu da zamanla dijital ortamdan gerçek hayata taşınıyor.

En önemli alt sebeplerden birisi de toplumsal normların zayıflaması.  

Çok uzun zaman geçmedi, yakın zamana kadar aile, iş yeri, devlet, eğitim sistemi gibi kurumların ilkeleri, kuralları davranış kalıplarını daha net belirliyordu.  Aile terbiyesi derdik mesela. İş etiği, iş ahlakı gibi gibi…

Şimdi bu yapıların gücü sorgulanıyor. Ortak referanslar zayıflayınca herkes kendi norm setini oluşturuyor. Merkezine kendi konforunu oturttuğu sistemde herkes önceliği kendine verince de kaçınılmaz olarak çatışmayı artırıyor.

Çatışmalarla yaşamak, süreci yürütmek zor olsa gerek.  Birbirine karışmamak, herkesi kendi haline bırakmak (aile, iş, toplum, eğitim) toplumun düzen ve intizamına, gelişmesine mani olduğu gibi yeni problemleri, hem de içinden çıkılmaz kaotik süreçleri tetikler. 

Gerek yok.

Allah dünyayı belli düzende yaratmış.

Yazarın Diğer Yazıları