Ramazan ayından önce bir kısım insanlar ister istemez bir heyecan, bir hazırlık, bir beklenti içine giriyorlar. Bu da ibadî hayatımızda yani 12 ay içinde özel bir fırsat ayı. Bu ayı da böyle rutin dışı, biraz daha farklı, biraz daha insanın değişimine, dönüşümüne, kendini revize etmesine neden olabilecek bir yaşantı içine girmesi gerekiyor ki Allahu Teala böyle bir müminler için bir fırsat ayı oluşturuyor. Çok büyük değerlendirildiğinde büyük bir nimet ki bu ay aya ulaşıp da o aydan istifade etmemek, o aya hazırlanmamak, o ayda kendi kişisel, zihni, nefsi arzularımızı bir kısım değişikliklere tabi tutarak yani 11 aya yayacak bir değişimi, dönüşümü antrenman olarak o ayda hazırlıyoruz.
KUR’AN AYI RAMAZAN
O anlamda Ramazan, Kur'an ayı; yani Kur'an'ın indirildiği ay. Ramazan'ı Ramazan yapan en önemli özellik son 10 gününde Kadir Gecesi'nin olduğu, o son 10 gün içinde Kur'an-ı Kerim'in nazil olmaya başlamış olduğu ay ki Ramazan'ı o anlamda rahmet ayı yapan, fırsat ayı yapan, insanlar için arınma, insanlar için değişim, dönüşüm, paylaşma, kardeşlik, dayanışma ayı yapan, o son 10 günde indirilen vahiy-i ilahi kelam-ı kadim diye bildiğimiz Kur'an-ı Kerim nüzülünün gerçekleştiği bir zaman dilimi. İşte bu Kur'an-ı Kerim'de insanları yani bir ateş çukurundan nura kavuşturacak. Onların hem dünyevi hem uhrevi yönlerini ortaya koyacak. Onların neyi yapıp neyi yapmamaları gerektiği ile ilgili direktifleri beyan edecek. Onların insan olarak yaratılan o varlığın insanca yaşayıp, insan gibi dünyayı terk etmelerine neden olacak bir kısım direktifler, bir kısım yönlendirmeler var. İşte bu Ramazan ayı, Kur'an-ı Kerim'in de indirildiği Kur'an ayı. Ramazan'da bu ilgiyi, bu alakayı hissetmemiz gerekiyor. İlk başta bunun altını çizmek lazım. Yani oruçtan daha önce veya öncelikli düşünmemiz gereken Ramazan oruç ayı olmadan önce Kur'an ayı olarak idrak etmemiz gerekiyor. Yani Ramazan oruç ayı tamam ama Kur'an'ın indirildiği ay. Ramazan Ramazan yapan Kur'an'ın indirilmiş olduğu ay.
KUR’AN MUKABELESİ
Kur'an ayı olduğunu hissetmek gerekiyor. İşte Kur'an ayına bir hazırlık yapmak gerekiyor. Ben bu Kur'an ayında, bu bir aylık Ramazan'da Kur'an'la irtibatımı, ilişkimi, bakış açımı veya zihni donanımıma ne katarım? Bunun hesabında olmak gerekiyor. Neler yapılabilir? Mesela en basitinden o Kur'an ayı Ramazan'da yeni bir sure ezberlemeye gayret edebilir. Yani bildiği surelerin dışında ilave bir sureye yönelebilir. O surenin ezberi, o surenin meali, o surenin tefsiri konusunda bir yoğunlaşma yapabilir. Veya o Ramazan ayı olan, Kur'an ayı olan o Ramazan'da yine eğer Kur'an okumayı bilmiyorsa ben bu ayda biraz daha gayret sarf edeceğim. Elifba ve Kur'an yüzünü okuyacak kadar bir bilgi sahibi olacağım diye azmedebilir ki yani şu anda modern teknolojik imkanlarla artık öğrenemiyorum, bilmiyorum, kafam almıyor, artık yaşlandım şeyi yok. Yani insanlar 60 yaşında, 70 yaşında, 80 yaşında öğrenebiliyorlar. Hatta hafız olabiliyorlar. Örnekler bile var. Hafız olabiliyor. O nedenle yani bu işin yaşı yok. Sadece yaz okullarında, camilerde, hoca mekteplerinde insanlar giderek Kur'an'ı Elifbayı öğrenir anlayışı söz konusu değil. Elimizdeki cep telefonlarından, tabletlerden veya birçok dijital dokümandan veya yazılı dokümandan insanlar çok kolay öğrenebilir. Öğrenme arzusuna olanlara yardım edecek yine hem cami kapsamında hem cami dışında bilenlerden istifade edilebilir ki yani hiç değilse ben bu Ramazan'da Kur'an'la irtibatımı güçlendirecek, Kur'an-ı Kerim'i yüzünden okumayı öğrendim diyebilir. Veya yine mukabele geleneği ki Ramazan'ın en önemli geleneklerinden biri.
Bu mukabele geleneğine de Resulullah aleyhissalatu vesselam vahiye muhatap olduğu günden itibaren her yıl o ay içinde o yıl içinde nüzül olan ayetleri Cebrail Aleyhisselam'la karşılıklı birbirine naklediyorlar, tekrar ediyorlar tabiri caizse. Bir feedback olayı söz konusu. Bu özellikle Resulullah'ın son dönemlerinde daha yoğun, komplike bir 30 cüz diye bildiğimiz Kur'an-ı Kerim'in büyük ölçekli tekrarı söz konusu. İşte biz bu geleneği Ramazan ayında 30 gün, 29 gün süren Ramazan ayında her güne bir cüz uygulamasıyla yapıyoruz ki herkes bu Ramazan geleneği içinde Kur'an'ı yüzünden okumayı bilenler mutlaka her gün bir cüzü bir şekilde okuyorlar. Kur'an'ı yüzünden okuyup da ilave mealini okumak isteyenler yine o cüzün mealini herhangi bir meal yazan hoca efendinin yazmış olduğu meallerden tekrar edebiliyorlar veya o cüz içinde bana emredilen neler, benim yapmam gereken neler diye insan kendisine sorup o yüzden kendinin yaptığı veya yapmaması gereken hususları not alabilir ki yani bir değişime bir dönüşüme neden olsun bu Kur'an ayı. Yoksa Kur'anlar okunur, cüzler okunur, Şevval ayı bulunur, yeniden kaldığı yerden devam ederse hayat, Ramazan fırsat ayı olmaz. Ramazan değişim, dönüşüm ayı olmaz.
RAMAZAN’I KARŞILAMA ve UĞURLAMA
Ramazan kaçırılan bir araç gibi el sallanan, gönderilen, uğurlanan, yollanan bir ay değildir. Ramazan'ı yollama, uğurlama, paketleme gibi gönderilmiş olur ki Ramazan başladığında biz ne diyoruz? Hoş geldin Ramazan diyoruz. Yani Ramazan tabii hoş geliyor. Onda bir problem yok. Ama bizi hoş bulup bulamayacağı, bizi o Ramazan ayını hoş geçirip geçiremeyeceğimiz, o hoş geçirdiğimiz Ramazan'ı 11 ayımıza, bir ömrümüze yayabiliyor muyuz? Ortalama 80 yıl , yani 1000 aydan hayırlı olan o Kur'an vahiyinin esintisini o 80yıl, yani 1000 ayı 80 yıla tekabül ediyor ortalama bu aya yani bir ömre yayabiliyor muyuz? Asıl yoğunlaşmamız gereken o ki zaten ortalama Resulullah Aleyhissalatu Vesselam'ın 23 yıllık vahiy döneminde, peygamberlik döneminde, nübüvvet döneminde neredeyse ortalama 6.000 küsur ayet günde bir ortalama ayet nazil oluyor. Yani 63 yıllık yaşam içinde 23 yıllık bir dönemde bir insan eğer ben Kur'an-ı Kerim'e yoğunlaşacağım dese o 23 yılda her gün bir ayet üzerinde 3 saat, 5 saat, 1 saat yoğunlaşsa, kafa yorsa, araştırsa o anlamda 23 yıl içinde şöyle böyle eksisiyle artısıyla bitirebilir. Yani bu fırsatı bizim, zorlamamız gerekiyor. Oruç dışında, Kur'an ayı olduğunun ve Kur'an'dan bizim ne kadar nasipdar olduğumuzun hesabını da yapmamız gerekiyor.