Prof. Dr. Salahattin POLAT

'Kabe'de Hacılar' ilahisi fenomeni müziğin gücüdür

Prof. Dr. Salahattin POLAT

'Kabe'de Hacılar' ilahisi fenomeni müziğin gücüdür

 İnsanoğlu yazının icadından önce tamamen sözlü kültür ortamında yaşarken kültür ve geleneklerini diri tutmak ve yeni nesillere aktarma amacıyla şiiri ve müziği en temel araç olarak kullanmışlardır. Çünkü şiirin ve müziğin hafızada kalma özelliği çok kuvvetlidir. İster evrim açısından bakın isterse insan fıtratı açısından bakın şiir ve müzik insanlık tarihi boyunca sözün etkisi ve hafızada kalması açısından en etkili araçlar olmuştur. 

Nitekim halk destanlarının büyük çoğunluğu hem manzumdur hem de müzik aletleri ile birlikte icra edilir. Ayrıca şiir çok derin anlamları kısaca ifade edebilme özelliği nedeniyle önemlidir. Müzik şiirin hem imgesel ve duyusal gücünü hem de  anlam gücünü daha da artırır. Sözlü kültürün en önemli kamuoyu oluşturucuları ve kanaat önderleri  ozanlardır. Şamanlar da hem kendilerini hem toplulukları ektazi haline geçirmek için mistik müzikler kullanırlar. Tasavvufta da eğitim ve sohbet toplantılarında ve zikir meclislerinde Istağrak haline geçmek için yavaştan hızlıya doğru akan ilahiler kullanılır. Ayrıca bu ilahiler sözlerinin taşıdığı hikmetler yanında ritmik unsurlarıyla akıl ve duygu eğitimini birlikte götürmede önemini araçtır. Hatta günümüzde çoğu kişi yabancı dil müzik kanalıyla öğrenmektedir. 

İnsanoğlu yazılı kültüre geçmesine rağmen hem  tarihte hem günümüzde özellikle de çocukların ve gençlerin müzik endüstrisi tarafından nasıl etkilendiği yönlendirildiği hepiniz malumu. Öte yandan insanın dinlediği müzikle hayat anlayışı arasındaki sıkı ilişki de malumdur. Yerli müzik dinleyenler daha çok yerli muhafazakarlarken batı müziği dinleyenler daha çok batı hayat tarzından etkilenmiş birey ve toplumlardır.  

En tipik örnek Türkiye toplumu Cumhuriyetin ilk yıllarında Batı müziğine yönlendirilmek istenmesine rağmen bu başarılı olamamış ama Azerbaycan'da Ruslar batı müziğini yaygın bir şekilde benimsetmişlerdir. Ayrıca küçüklükte hangi tür müzik dinleniyorsa çocukların kulakları bana alışır ve büyüklükte genelde ona meyil edilir. O yüzden çocukları tek tür müziğe değil çok farklı müziklere yönlendirmek daha akıllıcadır. Hem zevk çeşitliliği hem farklı kültürleri tanıma ve özümseme açısından önemlidir. Trend olan müziklere mahkum etmemek lazım. Ama bütün müzik türlerinde insanı etkileyen unsurların en başında ritim gelir. 

Bunun en tipik kanıtı bütün toplumlarda ve geleneklerde yaygın olan ritim  eşliğinde dans etmektir.  konserlerde müzik gösterilerinde dinleyicilerin de müziğin ritmine katılmasının sebebi budur. Yani ritim karşısında insan kendisini kontrol edemez. Tasavvuftaki zikirlerin de gittikçe artan şekilde yapılmasının sebebi budur. Kabe'de Hacılar olayının öznesinin Romen oluşu o toplumun geleneklerindeki müziğin etkin rolüdür. 

Aslında o toplumun müzikteki başarısı yakın zamanlara kadar göçebe bir hayat yaşadıkları için sözlü kültür içinde kalıp yazılı kültüre geçirmeyişleri nedeniyledir. 

Ayrıca bizim toplumumuzdaki müzik karşıtı aşırı muhafazakarlar tarafından müziğin yasak sayılması ve düşük bir iş olarak görülmesi nedeniyle romenler düğün ve eğlencelerin aranan elemanları olmuştur. Alevilerde de müziğin yaygınlığı onların göçebe oluşları nedeniyle yazılı kültüre geçemeyişleridir. Alevi kültürü bugün yaşıyorsa en önemli sebebi slogan türü kısa hikmetleri, deyişleri ve nefesleri ve de bütün bunların icrasında kullanılan bağlamadır. 

İşte müzik hem insan fıtratını evrimindeki rolü hem de kültür aktarmadaki etkisi nedeniyle evrensel bir olgudur. Tarihimizde müziğe karşı tutum almada medrese ve halk irfanı hep birbirine zıt olmuştur. Bu yüzden müzik karşıtlarına yönelik çok güzel deyişler vardır. Telli sazdır bunun adı, zahit bizi Tan eyleme... gibi. Muhafazakar ve radikal islamcıların müzik karşıtlığı onlara o kadar çok şey kaybettiriyor ki farkında değiller. 

Medrese tasavvuf kavgasında tasavvufun halk arasında daha etkin oluşunun en önemli sebeplerinden birisi müziktir. Ben günümüzde toplumun laik ve İslamcı şeklinde karı şekilde ikiye bölünmüş olmasını geleceğimiz için en büyük tehlike olarak görüyorum. Siyasilerin bu bölünmeyi araç olarak kullanması derece tehlikelidir. İki kesim arasındaki en birleştirici unsurun türkülerimiz olduğunu düşünüyorum. Kim bilir katı muhafazakar çevrelerdeki nice müzik kabiliyeti filizlenmeden yok olup gitti. İslamcılar hala müziğin gücünden istifade edemiyorlar ve argümentatif söylemlerle işi götürmeye çalışmalarından dolayı ciddi kayıpları olduğunun farkında değiller. 

Muhafazakar çevreler müzik karşıtlığı sebebiyle şiire mahkum oldukları için dikkat ederseniz hem tarihte hem günümüzde bu çevrelerde özellikle de islamcıları arasında en etkili olan figürler şairlerdir. Sezai Karakoç Necip Fazıl İsmet Özel gibi. Bu vesileyle aklıma geldi çocukları ekrandan uzaklaştırmanın en stratejik yollarından birisi de

Ekranı olmayan aletlerden müzik dinleme imkanını sağlamaktır. Akıllı telefonlar çıkmadan çok küçük müzik dinlenebilen dijital aletler vardı yok olup gittiler. Bu tür aletlerin toplumda niye yaygınlaşmadığını ve çocukların ellerinde dolaşmadığını hala anlamış değilim. Bence hâlâ satılıyorsa bu tür aletlerden bulup çocukların sevdiği müzikleri yükleyip ellerine verin.

Müzik konusunda dikkat edilmesi gereken husus, süfli duyguları tahrik, müstehcenlik, kültür emperyalizmi, karamsarlık, çaresizlik, suçu kadere atıp sorumluluktan kaçma, intihar, hiddet , şiddet... gibi burada sayılması çok uzun sürecek olumsuz duygulara ve eylemlere sevk edici olmamasıdır.

Yazarın Diğer Yazıları