Resul COŞKUN

Beraat Kandili

Resul COŞKUN

Duhân Sûresi 

Bismillahirrahmanirrahim.
1-3. Ayetler: “Hâ. Mîm. Apaçık olan Kitab’a andolsun ki, biz onu mübarek bir gecede indirdik. Şüphesiz biz insanları uyarmaktayız.”

4-7. Ayetler: “O gecede bizim katımızdan bir emirle hüküm ve hikmet konusu olan bütün işler ayrılır. Eğer kesin olarak inanıyorsanız, Rabbinden; göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbinden bir rahmet olarak biz peygamberler göndermekteyiz. O, hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.”

8. Ayet: "O’ndan başka tanrı yoktur, hayat verir ve öldürür. Sizin de rabbinizdir, önceden gelip geçmiş ecdadınızın da rabbidir."

      Birileri Kandil geceleri hakkında 'Kuran'da vardır/ yoktur' diye tartışa dururken bizi Beraat Kandiline kavuşturan zamanın ve her şeyin Maliki Rabbimize Hamd-ü senâlar ediyoruz. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi Kandil geceleri rahmet iklimidir. Bilinçli bir şekilde değerlendirilmesi gereken fırsat geceleridir. İşte Beraat Kandili de bu fırsat gecelerinden biridir.

      Beraat: "iki şey arasında ilişki olmaması; kişinin bir yükümlülükten kurtulması veya yükümlülüğünün bulunmaması” anlamlarına gelir. Berat gecesi için Arapça eserlerde “şâbanın ortasındaki gece”, “mübarek gece”, “rahmet gecesi” ve “sak (الصك = belge) gecesi” mânalarına gelen terkipler kullanılmaktadır. (bkz: Halit Ünal, İslâm Ansiklopedisi, Üç Aylar ve Ramazan dosyası icinde). Şâban ayının on beşinci gecesinde müslümanların Allah’ın affı ve bağışlaması ile günah yükünden kurtulacağı umularak bu geceye Beraat gecesi denmiştir.

      Tâbiîn âlimlerinden İkrime’nin de dahil olduğu bazı İslam âlimleri ve müfessirler yukarıda Türkçe anlamlarını verdiğimiz ayetlerde söz konusu edilen gecenin Beraat Kandili olduğunu belirtmişlerdir.  Bu takdirde Kur’an’ın tamamının Berat gecesi levh-i mahfûzdan dünya semasına indiği, Kadir gecesinde de âyetlerin peyderpey inmeye başladığı şeklinde bir yorum ortaya çıkmaktadır. Nitekim bazı müfessirler bu görüşü benimsemişlerdir (bk. Elmalılı, V, 4293-4295).
     
     İnsan hayatında bazı dönüm noktaları vardır. İşte bu mübarek gün ve geceler bir dönüm noktası olarak değerlendirilebilir. Yüce Allah indirmiş olduğu Hakk kitabı Kur'an'da 'Tevvâb' (tövbeleri çok kabul eden) olduğunu belirtmektedir. İşte biz de Tevbe etmek suretiyle Allah'ın lütfu kereminden istifade ederek hayatımıza yeni ve güzel bir başlangıç yapabiliriz. Bu hususla ilgili olarak Hazreti Peygamber de: “Şaban'ın ortasında gece ibadet ediniz, gündüz oruç tutunuz. Allah o gece güneşin batmasıyla dünya semasında tecelli eder ve fecir doğana kadar, ‘Yok mu benden af isteyen onu affedeyim, yok mu benden rızık isteyen ona rızık vereyim, yok mu bir musibete uğrayan ona âfiyet vereyim, yok mu şöyle, yok mu böyle!’ der” (İbn Mâce, “İḳāmetü’ṣ-ṣalât”, 191) buyurarak bu gecenin nasıl değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

 Esasen makul ve makbul olan "Kandil geceleri Kur'an'da vardır, yoktur" gibi tartışma yerine, dini şuurun gelişmesi için, neslimizi ve toplumu aydınlatmak için, sevgi ve hoşgörüyü yaymak için, muhtaç gönüllere dokunmak için bu gün ve geceleri fırsat olarak değerlendirilmektir. Örneğin bu gün ve geceler 'Sıla-i rahim' için bir vesiledir. Akraba ve dostlar ziyaret edilebilir ya da en azından telefonla arayarak/mesajlaşarak hal hatır sorulabilir. Onların yalnız olmadıklarını hissettirebiliriz. Zira akrabaları gözetme, onlara iyilik etme Kur'an-ı Kerim'de bizzat emredilmiştir. (Bkz: Nahl Suresi: 90, İsra Suresi : 26. Ayetler) Bu gün ve gecelerde bir akrabayı ziyaret etmek, imkanlar ölçüsünde ikramda bulunmak insan ilişkileri, kaynaşma, kin ve nefret yerine sevgiyi yeşertmek için de vesile olur. 

 ‎Bu gün ve geceleri yapılan etkinlikler açısından değerlendirecek olursak, insanları bilgilendirme, yardımlaşma ve dayanışmaya teşvik etme, bencillik yerine infakı aşılamak, dini duygunun ve şuurun gelişmesine de vesile olur. Çocukluğumuzda yaşanan Mevlid-i Nebi merasimleri, Kandil gecesi kutlama etkinlikleri her insanın hatırasında olan, derin izler bırakan etkinliklerdir. "Allah adın zikredelim evvelâ" diye başlayan Mevlid Kandili kutlamalarını hatırlamayan var mıdır? Süleyman Çelebi'nin Allah Rasûlünü methetmek için yazmış olduğu kasidelerin, ilahilerin ne zararı olabilir ki? Ayrıca Kur'an'da Mevlid Kandili yok diyerek kutlama etkinliklerine karşı çıkanların kendi doğum günlerini hiç atlatmadan, şatafatlı bir şekilde kutladıkları da tespit edilmiştir.

‎Bu rahmet iklimi olarak sunulan, değerlendirilmesi gereken günlerde Allah rızası için oruç tutmanın, Kur'an okumanın, geçmişin muhasebesini yapıp istiğfar etmenin, Allah Teâlâ'yı zikretmenin, Sevgili Peygamberimiz Hazreti Muhammed'e (sav)salavat getirmenin ne tür bir zararı olabilir ki? İnsanların iyilikte, hayırda yarışmaları, yardımlaşmaları zaten emredilen, yerine getirilmesi istenen davranışlardır.(Bkz :Maide Suresi: 2. Ayet). 

 ‎İnsanlardan bazıları insanlığa zarar veren, şeytanî planlarını, kötülükleri yaymak için kendilerince özel günler ihdas ederek (Cadılar bayramı vs) kin ve nefretlerini, din dışı söylemlerini, zehirlerini kusmakta, katliama, israfa ve çevre kirliliğine sebep olmaktadırlar. Esasen tenkid edilmesi, ortadan kaldırılması gereken bu tür zararlı etkinliklerdir. 

‎Sonuç olarak kutsal gün ve geceler ya ayetlere veya hadislere dayanarak kutlanmakta ya da Mevlid Kandili gibi Hz. Muhammed'i (sav) anmak için, tanıtmak için yapılmaktadır. Bu gün ve geceleri eğitim, kaynaşma, yardımlaşma ve dayanışma, geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı ve gençlerimizi eğitmek için, büyüklerimizin hatırlarını sormak, gönlünü hoş etmek için bir vesile olarak değerlendirilmelidir. Nahl Suresi 125. ayetinde emredildiği gibi biz mü'minler olarak İnsanları Rabbimizin yoluna hikmetle, güzel öğütle davet etmeliyiz ve insanlarla en güzel şekilde mücadele etmeliyiz. İslâm her yönüyle güzeldir, İslam dininin güzelliklerini anlatmaya, tanıtmaya çalışmalıyız.

Beraat Kandilinizi tebrik ediyor, bu gecenin feyzinin, hayır ve bereketinin üzerinize olması dileklerimle yazmış olduğum "İstiğfar Et Rabbine" şiirimi beğenilerinize sunuyorum.
بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يمِ.

وَقُلْ رَبِّ اغْفِرْ وَارْحَمْ وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّاحِمٖينَ ﴿١١٨﴾
"De ki: 'Rabbim! Bağışla, merhamet et. Çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!'"
Mü'minûn Sûresi:118. Ayet

İSTİĞFAR ET RABBİNE

Tevbe-i nasuh ile,
Silinir tüm günahlar.
Sende gönülden yalvar!
Affetsin seni ĞAFFAR.

Beraat Kandilinde
Beratını alasın.
Hesap günü gelince,
Sende mutlu olasın.

Bak Kiramen katibin,
Yazıyor her amelin.
Her ne yapar isen yap,
Hesabı var zerrenin.

Şeytan izinden gitme,
Günahlardan beri ol!
Git Rabbinin yoluna,
Ebedi müsterih ol!

Günahlardan uzaklaş!
Secde et, Hakka yaklaş!
O lanetli şeytana,
Sakın olma arkadaş!

İstiğfar et Rabbine!
Bağışlasın günahın.
Hakkı daim zikreyle!
Oddan necat bulasın.

Kurtuluş rehberine,
Uymayanlar kalmasın.
Öğren! Oku ve öğret!
En hayırlı olasın.

Ve o gün hemen gelir.
Oku kitabın denir.
Rabbi razı eden kul,
Cennetle müjdelenir.

Muhibbi Rasul sende,
İstiğfar et Rabbine!
Ğafur ve Rahim Allah,
Bağışlasın seni de.

       Dr. Resul COŞKUN
 

    Yâ Rabbi! Sana gönülden yalvarıyoruz, günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi iyiliğe çevir, hesabımızı kolay eyle. Allah'ım! Hesap günü geldiğinde bizi, anne-babamızı, evlatlarımızı ve bütün inananları bağışla. Âmin. Yâ Muîn, Yâ ze'l-Celali ve'l-İkrâm.

Yazarın Diğer Yazıları