İnsanoğlu sorumluluk sahibi bir varlık olarak yaratılmıştır. En önemli sorumluluğu da yaratan Allah'a kulluk etmektir. Zira Yüce Allah ayet-i kerime de "Ben cinleri ve insanlara ancak bana kulluk etsinler diye yarattım." (Zariyat: 56. Ayet) buyurmaktadır.
Yaratılışımızın gereği kişisel sorumluluklarımız olduğu gibi toplumsal sorumluluklarımız da elbette vardır. Anne-baba olarak evlatlarımızdan, kardeş olarak kardeşlerimizden, öğretmen olarak öğrencilerimizden, usta olarak çıraklarımızdan, arkadaş olarak arkadaşlarımızdan ve insan olarak diğer varlıklardan da sorumluyuz. Zaten yeryüzünün halifesi olmak da bunu gerektirir. Zira insanın yaratılışı konusunda ayet-i kerime de belirtildiği gibi insan yeryüzünün bir halifesi olarak yaratılmıştır. (bkz. Bakara: 30. Ayet)
İnsanoğlu elbette yaptıklarından sorumludur, sorgulanacaktır. Bu yüzden yanlışını fark ettiğinde tövbe etmeli, yanlışta ısrar etmemeli, doğruya yönelmelidir. Bu makalede söz konusu ettiğimiz yanlışa düşenlere karşı tavrımızın nasıl olması gerektiğidir.
İnsanoğlu hangi yaşta olursa olsun elbette hata yapabilir, yanlışa düşebilir. Önemli olan hatasını görebilmek, yanlışından dönmek/dönebilmektir. Yanlışda ısrar etmek doğru olmadığı gibi yanlış yapanı yanlışını düzeltmesi için uyarmamak da doğru değildir. Zira yapılan yanlış eğer bir ürün elde etmek için çalışıyorsak sorunu düzeltmedikçe başarılı bir sonuca ulaşmamız mümkün olmayacaktır. Küçücük bir hata başarısız sonuç demektir. Örneğin bir cihazda mekanik aksamda küçük bir dişli kırılmış olsa o cihazı çalıştırmak mümkün olmayacaktır. Küçük bir dişli kırıldı diye cihazı atmak nasıl ki doğru değilse insan da hata yaptı diye rencide etmek, tamamen dışlamak veya sadece ceza vermek de doğru değildir.
Olumsuzluklara yaklaşımımız yapıcı olmalı, yanlışı düzeltmeye yönelik olmalıdır. Herhangi bir olumsuzluk da düzeltilmeyen bir yanlış belki de daha büyük sorunlara sebebiyet verecektir.
Gerek davranış gerekse teknik anlamda görülen bir yanlışı, kusuru düzeltmemek hoşgörü değil duyarsızlıktır. Özellikle çocuk eğitiminde yapılan yanlışlara zamanında müdahale etmemek ileriki yaşlarda davranış bozuklukları olarak karşımıza çıkacaktır. Yıllar önce okutmuş olduğum ortaokulda okuyan bir öğrencinin velisi "Ben oğlumla arkadaş gibiyim, oğlum özgürdür, ben müdahale etmem" diyerek evladını kendi haline bırakmıştı. Ancak üstünden daha bir yıl geçmeden aynı veli "Oğlum beni dinlemiyor, bana saygı göstermiyor, şiddet uyguluyor" diyerek oğlunun yanlış davranışlarından şikayet etmeye başladı. Oysaki oğlunun veya kızının yeterince arkadaşları var. Kişi arkadaş gibi davransa da anne-baba, ağabey- abla veya öğretmen rolünü unutmamalıdır. Oğlunu, kızını, kardeşini hatta arkadaşını doğruya kanalize etmeli, görebileceği zararlardan, tehlikelerden korumaya çalışmalıdır. Ateşin yakıcı olduğunu söyleyerek öğretmek varken yaşayarak öğrensin diye yakmak doğru bir davranış değildir.
Tıp biliminde "erken teşhis hayat kurtarır" ifadesi aslında her alanda uygulanması gereken bir kuraldır/ kural olmalıdır. Başlangıç seviyesinde yara, hastalık kolayca tedavi edilebilir, yırtık dikilebilir, olumsuz davranış küçük bir müdahale ile düzeltilebilir. Ancak hastalık ilerlemişse tedavi etmek hem yüksek maliyete hem de çok büyük acı ve ızdıraplara sebebiyet verebilir, yırtık büyümüşse yama tutmayabilir, olumsuz davranış alışkanlık haline dönüşmüşse düzeltmek de mümkün olmayabilir. Bu konuya ışık tutan "Ağaç yaş iken eğilir", "Yılanı küçükken öldüreceksin" vb. Atasözlerimiz de bulunmaktadır.
Bu son olayda olayın faili olan çocuklar ipeksi dokunuşlarla bahçede bahçıvan misali kontrol edilip görülen eksiklikler düzeltilseydi bu facialar yaşanmazdı diye düşünüyorum. Daha güzel günlere, kavuşmanız dileklerimle konuyla ilgili yazmış olduğum şiirimi siz kıymetli okuyucularımın beğenisine sunuyorum. Allah nefsimizi, neslimizi şuurlandırsın, vatanımızı, milletimizi, devletimizi ilelebet payidar eylesin.
Hoş Görme!
Koşuyorsam ateşe ne olur çevir beni,
Atılmışsam kuyuya tut elimden çek beni,
Hoşgörü düzeltmektir, duyarsız kalmak değil.
Hoşgörmek istiyorsan yanlıştan döndür beni.
Hakk yoluna davet et batıla atma beni,
Cehennemden uzak tut, cennetlik eyle beni.
Sevmek güven vermektir karın doyurmak değil,
Sen beni seviyorsan güvende eyle beni.
Yanılırsam bağışla, bana doğruyu söyle,
Yanlışta bırakarak olur mu sevgi söyle?
Muhibbi Rasûlüm bak! Hakk kitapta ne diyor:
"Rabbim Allah'tır de yolunu doğru eyle!"
Dr. Resul Coşkun
19 Nisan 2026
