Sultan ÖZ

Estetik Kurallar ve Cüzdanımızdaki Büyük Delik: Plaka Meselesi

Sultan ÖZ

İnsanın doğasında her şeyin kusursuz görünmesini istemek vardır. Aynaya baktığımızda nasıl yorgun çizgileri görmek istemiyor, en estetik, en jilet halimizle o sahnenin başrolünde olmak istiyorsak; altımızdaki arabanın da aynı duruşu sergilemesini bekleriz. Kabul edelim, standart dışı o kalın puntolu, gösterişli APP plakalar göze çok daha tok, çok daha şık geliyor. Ancak mesele sistemin kurallarına geldiğinde, devlet estetiğe değil, kestiği faturaya ve koruduğu düzene bakar.

Özellikle 2026 yılı itibarıyla trafik cezalarında yaşanan o devasa artışlar son günlerde herkesin dilinde. Emniyet kemeri takmamanın faturası binlerce lirayı buldu, direksiyon başında cep telefonuyla konuşmanın bedeli dudak uçuklatıyor, makas atmanın cezası ise adeta bir servet değerine, yüz binlerce liraya fırladı. Sokakta, kahvehanede, sosyal medyada herkes bu rakamlardan şikayetçi.

Açık konuşayım: Ben bu cezaların artmasını sonuna kadar destekliyor ve olumlu karşılıyorum!

Neden mi? Çünkü hayat, yolda anlık bir adrenalin tatmak isteyen disiplinsiz birinin veya direksiyon başında sosyal medyada gezen şuursuz bir sürücünün insafına bırakılamayacak kadar değerlidir.

Gelelim şu günlerde adeta bir şehir efsanesine dönüşüp panik yaratan APP plaka meselesine.

​"Yazıları biraz daha kalın olsun, araba tok dursun" diyerek taktırdığınız o APP plakanın, yönetmeliğe aykırılıktan dolayı standart bir cezası var. Ancak asıl büyük yıkım tam olarak o çok karıştırılan ince çizgide başlıyor. Eğer o estetik plaka, yetkilendirilmemiş merdiven altı bir yerde basılmışsa, mühürsüzse veya kameraları yanıltacak nitelikteyse, devlet bunu "standart dışı" olarak değil, doğrudan "Sahte Plaka" olarak değerlendiriyor. İşte o an sistemin çelik yumruğu tam tepenize iniyor: Yüz binlerce liralık idari para cezası ve aracın haftalarca trafikten men edilmesi! Aynı hatayı tekrarladığınızda ise faturanın boyutu bir gayrimenkul peşinatını yutacak seviyelere ulaşıyor.

Bırakın o teneke parçası devlete, kurallara ve o hiç sevmediğimiz "ihtiyar işi" standartlara ait olsun.

Bırakın sokaklar, geçici şovlar uğruna geleceğini yakanlara, disiplinsizliklerinin bedelini devlete ödeyenlere kalsın; zirve her zaman aklını kullananların ve hesabını bilenlerin olacaktır. Unutmayın; bu hayattaki en havalı plaka, ceza makbuzlarına değil, tapu senetlerine ve kâr eden şirketlerin ortaklık paylarına yazılan isimdir.

Yorumlar 2
Burak 10 Mart 2026 16:02

Aynen katılıyorum

Ogün Okumuser 09 Mart 2026 01:06

Merhaba Sultan hanım yazılarınızı her zaman okuyor sizin düşüncelerinizi ,yorumlarınızı çok önemsiyorum.Bende sizinle aynı fikirde tüm.

Yazarın Diğer Yazıları