Ünal TAYFUR

Adalet

Ünal TAYFUR

Bir bilgenin söylediği gibi, bir ülkede gölgeler asıllarını geçtiğinde, o ülkede güneşin batmakta olduğunu anlamak gerekir. Bu söz, günümüz dünyasında derin bir anlam taşımaktadır. Çünkü artık güneş kim, gölge kim olduğunu ayırt etmek çoğu zaman mümkün değildir.

Bugün dünya üzerinde yüzlerce devlet ve devletçik bulunmaktadır. Birçoğunun başında idareci kimliğiyle dolaşan, fakat gerçekte birilerinin kuklası olan yöneticiler vardır. Hak ve adaletin yok sayıldığı bir dünyada, güneşle gölgeyi ayırmaya ihtiyaç kalmaz. Çünkü adaletin olmadığı yerde güçlünün haklı olduğu kabul edilir ve bu durumda yeryüzünde yaşayan insanların huzura kavuşması imkânsız hale gelir.

İçinde bulunduğumuz zaman diliminde fitne üretmekte mahir, yeryüzünü dağıtmakta ustalaşmış devlet mantığıyla hareket eden milletler vardır. Uzun yıllar boyunca zalimane planlarını uygulayan bu güçler, yandaşlarının sessizliği sayesinde insanlığa zulmetmektedir. İşgal için basit bahaneler üreten, demokrasi götürme iddiasıyla ülkeleri işgal eden devletler, söylediklerinin yalan olduğunu kendileri de bilmektedir. Dünya da artık bu yalanları görmektedir. Ancak zalimin ve güçlünün haklı olduğu bir düzen devam ettiği sürece, birçok devlet bu vahşi davranışların sırasının kendilerine geleceğini bildiği halde sessiz kalmaktadır.

Günümüzde dünya liderlerinden birkaç dengesiz, psikopat ve yamyamın iki dudağı arasında her geçen gün daha da kötüye gitmektedir. Sözde uluslararası kuruluşlar, Birleşmiş Milletler, NATO gibi yapılar ise güçlü devletlerin çıkarlarına hizmet eden kuruluşlar haline gelmiştir. Üçüncü Dünya ülkelerine faydası olmayan, aksine zarar veren bu yapılar, işkence ve vahşeti durdurmak yerine çoğu zaman desteklemektedir.

Peki bu gidişe bir dur denilebilir mi? Elbette tarihte olduğu gibi bir Kürşad çıkar ve dünyaya adaleti haykırır. Belki Cenab-ı Hakk’ın bir lütfu tecelli eder. Ancak Müslümanlar olarak bize düşen görev, sesimizi çıkarmak ve zulme karşı durmaktır. Çünkü sessiz kaldığımız her zulümden, zarar gören her masumdan .  bebeklerin, savunmasız kadınların, şehit edilen insanların ölümünden sorumluyuz.

İnancımız gereği Allah katında bu sorumluluğu taşımaktayız. Öyleyse Müslümanlar olarak imanımıza sahip çıkmalı, itikadımızın emrettiği şekilde dimdik durmalıyız. Adaletin olmadığı bir dünyada güneş batmaktadır. Bizim görevimiz, yeniden güneşin doğmasını sağlamak, hak ve adaletin yanında durmaktır.

Yorumlar 1
Zekeriya Ayyildiz 05 Nisan 2026 09:01

Çok güzel bir yazı adalet önce kendimizde sonra etrafında olacak diye anladım doğru. Birde şu TUIK adaletinden bir yazı bekliyorum sözden sayın hocam

Yazarın Diğer Yazıları