Ünal TAYFUR

Alışveriş Merkezlerinin Ayıbı

Ünal TAYFUR

Alışveriş Merkezlerinin Ayıbı

Bir toplumun değerleri, yalnızca büyük yatırımlar ve devasa binalarla değil, insanların en temel ihtiyaçlarına gösterilen hassasiyetle ölçülür. 

Bugün ülkemizde zincir marketler ve alışveriş merkezleri, milyonlarca liralık yatırımlar yaparak kazançlarını katlıyor; fakat aynı mekânlarda insanların en basit ihtiyaçlarını karşılayacak düzenlemelerden kaçınıyorlar. Bu, sadece bir eksiklik değil, aynı zamanda bir ayıptır.

Yol boyu dinlenme tesislerine, benzin istasyonlarına veya lokantalara uğradığınızda tablo içler acısıdır: yüzlerce masa hazırlanır, devasa salonlar inşa edilir; ama ellerinizi yıkayacak düzgün bir yer bulamazsınız. Tuvaletler bakımsız, ibadet için ayrılmış mescitler ya hiç yoktur ya da bodrum katında rutubetli bir köşeye sıkıştırılmıştır. Oysa bu ülkenin insanı, bu işletmelerin varlık sebebidir. Bizim paramızla ayakta duran bu kurumlar, bizim inancımızı ve yaşam biçimimizi neden görmezden gelir?Bir alışveriş merkezinde yaşlı bir hanımefendinin “Allah rızası için bana bir bardak su ver” diye yalvarmasına tezgahtarın “Burada su bulunmaz” cevabını vermesi, aslında meselenin özünü ortaya koyuyor. 

İnsan hayatı, ticari gösterişin gölgesinde kalıyor. Oysa Anadolu irfanı bize “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” sözünü miras bırakmıştır. Bu söz, sadece evlerimiz için değil, ticaretin kalbi olan bu mekânlar için de geçerlidir. Mesele sadece ibadet mekânı ya da bir bardak su değildir. Mesele, toplumun değerlerine ve insan onuruna gösterilen saygıdır. Bugün Müslüman Türk evladı, bu mekânlarda yetkililere gidip “Mescidimiz niye yok, niye düzgün bir yere koymuyorsunuz?” deme hakkına sahiptir. Çünkü bu işletmeler, bizim sayemizde var olurlar. Bizim paramızı almak için her türlü gösterişe girenler, bizim imanımızı ve sağlığımızı neden es geçiyorlar?

Bu köşeden çağrımızdır: Mescit eksikliği sadece bir mimari kusur değil, bir değerler krizidir. Temel ihtiyaçlar göz ardı edildikçe toplumun huzuru ve güveni zedelenir. Tüketici hakları yalnızca fiyat etiketiyle değil, insana verilen değerle ölçülür. Alışveriş merkezleri ve zincir marketler, artık sadece ticaretin değil, toplumun vicdanının da sınavındadır. Eğer bu sınavı geçmek istiyorlarsa, devasa binalarına insan onurunu da katmak zorundalar.

Yazarın Diğer Yazıları