Bitirilemeyen sıkıntılar
Ünal TAYFUR
Kayseri’nin semt pazarlarını gezen bir vatandaş olarak gördüğüm manzara beni derinden düşündürdü. Tezgâhın başındaki esnaf, müşteriye seçme hakkı tanımıyor; torbaya kendi seçtiğini koyuyor. Eve geldiğinizde ise bir kilo aldığınız elmanın üçte biri çürük çıkıyor. Bu sadece ekonomik bir kayıp değil, aynı zamanda toplumsal bir güven kaybıdır. Ticaretin özü güven üzerine kuruludur. Hz. Peygamber’in “Doğru ve güvenilir tüccar, peygamberler, sıddıklar ve şehitlerle beraberdir” sözü, bu meselenin dinî ve ahlaki boyutunu açıkça ortaya koyuyor. Çürük malı satmak, sadece müşteriyi değil, toplumun huzurunu da zedeliyor.
Bazı şehirlerde vatandaş pazarda seçerek alabiliyor. İstanbul’da, Ankara’da, Sivas’ta insanlar tezgâhtan gönül rahatlığıyla ürün seçebiliyor. Kayseri’de ise maalesef bu imkân yok. Vatandaş zincir market ile pazar arasında sıkışıp kalıyor. Marketlerde seçme özgürlüğü var ama fiyatlar yüksek; pazarda fiyatlar görece uygun ama kalite ve güven yok. Oysa semt pazarları orta sınıfın nefes aldığı yerlerdir. Burada güven tesis edilmezse toplumun huzuru da yara alır.
Denetim mekanizmalarının da bu noktada sorumluluğu büyüktür. Kayseri Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı 2026 Mart ayında 1542, Nisan ayında 1570 denetim gerçekleştirdi. Talas Belediyesi Ramazan öncesi pazarlarda gramaj ve etiket uyumuna özel kontroller yaptı. Ancak bütün bu rakamlara rağmen vatandaş hâlâ çürük ürün şikâyetlerini sürdürüyor. Uğurevler Mahallesi’nde modern pazar yeri yapılmasına rağmen sokak arasında kurulan pazardan dolayı çevre kirliliği ve kötü koku şikâyetleri her hafta yineleniyor. Demek ki denetim sayısı artıyor ama güven duygusu hâlâ eksik.
Çözüm aslında basit. Esnafın ticaret ahlakı konusunda eğitilmesi, zabıtanın çürük ürünleri tezgahtan kaldırması ve vatandaşın seçme hakkının garanti altına alınması gerekiyor. Çünkü ticaretin ruhu, insanın özüne yakışan dürüstlüktür. Çürük malı satmak sadece bir alışveriş kusuru değil, toplumun vicdanına vurulan bir darbedir. Bizim derdimiz kimseyi ilzam etmek değil; yanlış anlayışları düzeltmek, daha huzurlu bir şehir ortamı hazırlamaktır.
Bugün Kayseri’de semt pazarları hâlâ güven krizini aşamamış durumda. Denetim sayısı artsa da vatandaşın güveni eksik. Oysa güveni tesis etmek, hem esnafın hem de yöneticilerin boynunun borcudur. Çünkü toplumun huzuru, pazarda satılan bir kilo elmanın sağlamlığıyla başlar.
---