Değerlerinden Habersiz Şehir
Ünal TAYFUR
Kayseri, yalnızca Erciyes Dağı ile değil; kökleri derinlere uzanan kültürel mirasıyla da bir me deniyet merkezidir.
Ne var ki bu zenginlik, yeterince tanıtılmadığı için gölgede kalıyor. Konya, Mevlânâ vesilesiyle tüm dünyada tanınırken, Mevlânâ’nın hocası Seyyid Burhaneddin’in Kayseri’de metfun olduğunu bilen kaç kişi var? Mimar Sinan gibi dünya çapında bir dehamız, Yaman dede gibi gönül mimarımız Kayseri’nin bağrından çıkmışken, bu şehir neden hâlâ sadece mantı ve pastırma ile anılıyor?
Kayseri’nin camileri, kümbetleri, medreseleri, türbeleri; Hunat Hatun Külliyesi’nden Gevher Nesibe Medresesi’ne kadar uzanan tarihi eserleri, aslında bir kültür yolunun temel taşlarıdır. Bu eserler, geçmişle bağ kurarak bugünü yaşatacak bir vizyonla tanıtılmalı. İnsanlar Kayseri’ye geldiklerinde sadece yemek değil, tarih ve maneviyatla yoğrulmuş bir kültürün içine girmeli.
Erciyes’in yaz turizmi potansiyeli, Seyyid Burhaneddin Türbesi’nin manevi atmosferi, Mimar Sinan’ın doğduğu toprakların ilhamı, Yaman dede nin hikmeti… Bunlar bir araya getirildiğinde Kayseri, yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın da kültür merkezlerinden biri olabilir. Bunun için ciddi tanıtım çalışmaları, paket programlar, kültür yolları hazırlanmalı.Kayseri’nin tanıtımı, sadece ticari bir bakışla değil; köklerine sahip çıkan bir anlayışla yapılmalı. Çünkü bir şehrin gerçek gücü, geçmişini geleceğe taşıyabilmesindedir.
Kayseri, değerlerine sahip çıktığında, yalnızca mantı ve pastırma ile değil; medeniyetin ve kültürün merkezi olarak da anılacaktır.
.