Evlat Ayrımı: Törelerin Gölgesinde İnsan Onuru
Ünal TAYFUR
Toplumumuzda sıkça duyulan bir söz vardır: “Kız evladı büyütülür, başka diyarlara uğurlanır; soy erkek evlatla devam eder.” Bu söz, nesiller boyunca tekrar edilerek adeta bir töreye dönüşmüştür. Ancak bu anlayış, hem insani hem de İslami açıdan büyük bir yanlıştır. Çünkü evlat, kız veya erkek olsun, Allah’ın bir lütfudur. Onu ayırmak, küçümsemek ya da değerini cinsiyet üzerinden ölçmek, Allah’ın takdirine müdahale etmek anlamına gelir.
Kur’an’ın Bakışı
Kur’an-ı Kerim, kız çocuklarına yönelik cahiliye dönemi anlayışını sert bir şekilde eleştirir. Nahl Suresi’nde şöyle buyrulur:
- “Onlardan birine bir kız çocuğunun dünyaya geldiği müjdelense, üzüntüden yüzü simsiyah kesilir, içi öfkeyle dolar.” (Nahl, 16/58)
- “Kendisine verilen müjdenin güya kötülüğü yüzünden halktan gizlenir. Onu aşağılanmış olarak yanında mı tutacak, yoksa toprağa mı gömecek? Bak, ne kötü hüküm veriyorlar!” (Nahl, 16/59)
Tekvîr Suresi’nde ise diri diri gömülen kız çocuklarının hesabı sorulacağı bildirilir:
- “Diri diri gömülen kız çocuğuna, hangi günah sebebiyle öldürüldüğü sorulduğu zaman...” (Tekvîr, 81/8-9)
Bu ayetler, kız çocuklarını hor görmenin Allah katında ne kadar büyük bir zulüm olduğunu açıkça ortaya koyar.
Ayrıca Şûrâ Suresi’nde Allah’ın takdirine dikkat çekilir:
- “Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır. O, dilediğine kız, dilediğine erkek çocuk verir. Dilediğine hem erkek hem kız verir, dilediğini de kısır bırakır. Şüphesiz O, her şeyi bilen ve her şeye gücü yetendir.” (Şûrâ, 42/49-50)
Hadislerde Kız Çocuğu
Peygamber Efendimiz (sav), kız çocuklarını rahmet vesilesi olarak görmüş ve onları büyüten anne-babalara cennet müjdesi vermiştir:
- “Kim iki kız çocuğunu yetiştirip terbiye ederse, ben ve o kıyamet günü şöyle (iki parmağını yan yana getirerek) beraber olacağız.” (Müslim, Birr, 147)
- “Kız çocuklarını hor görmeyin.” (İbn Mâce, Edeb, 3)
Bu hadisler, kız çocuklarının Allah katındaki değerini ve anne-baba için ne büyük bir nimet olduğunu göstermektedir.
Törelerin Yaralayıcı Yönü
Ne yazık ki hâlâ bazı çevrelerde “erkek evlat doğuramadın” gibi insanlık dışı sözler duyulmaktadır. Bu tür ifadeler, kadını değersizleştiren ve evladı bir cinsiyet üzerinden ölçen yanlış bir mantığın ürünüdür. Oysa evlat, kız veya erkek olsun, Allah’ın bir emaneti ve nimeti olarak görülmelidir.
Kadının Toplumdaki Rolü
Kadın, merhameti ve şefkatiyle toplumu ayakta tutan bir mekteptir. Çocuğun ilk terbiyesi anneden gelir; vatan sevgisi, ahlak ve iman daha beşikte iken anne tarafından evlada aşılanır. Kadının ahlakı ve hedefi yok olursa, toplumun temeli çöker. Dünyaya güzel bakan kadınlar, dünyayı güzelleştirir; nefret ve öfke ile yetişen kadınlar ise toplumu çürütür.
Evlat ayrımı yapmak, törelerin ve yanlış adetlerin bir sonucudur; İslami ve insani değildir. Kadın ve erkek birbirini tamamlayan iki varlıktır. Toplumun güzelleşmesi, kadınların dünyaya güzel bakmasıyla mümkündür. Dolayısıyla “kız evladı” ve “erkek evladı” ayrımı yerine, her evladı Allah’ın bir emaneti olarak görmek gerekir.