Ünal TAYFUR

Gençlik Samimiyet Arıyor: Lisan-ı Halin Gücü

Ünal TAYFUR

Gençlik Samimiyet Arıyor: Lisan-ı Halin Gücü

Geçtiğimiz günlerde kamuoyunda geniş yankı uyandıran bir haber, gençliğin yönelişlerini ve beklentilerini yeniden tartışmaya açtı. Eski Diyanet İşleri Başkanı’nın paylaştığı verilere göre, okullarda Kur’an-ı Kerim ve Siyer derslerinin tercih oranı %30’lardan %4’lere kadar gerilemiş durumda. Rakamlar soğuk olsa da, bazen gerçeği tokat gibi yüzümüze çarpar.

Burada mesele yalnızca müfredatın içeriği değildir. Asıl sorun, kitaplarda anlatılan değerlerin hayatlarımızda karşılık bulmamasıdır. Gençler Hz. Ömer’in adaletini, devletin mumuyla kendi mumunu ayıran hassasiyetini dinlerken heyecanlanıyor. Ancak başını kitaptan kaldırıp sokağa baktığında, lüks makam araçlarından inip tevazudan bahsedenleri, “itibardan tasarruf olmaz” diyerek şatafat içinde yaşayan bürokratları görüyor. Bu çelişki, gençlerin zihnindeki İslam imajını derinden sarsıyor.

Hz. Ali’nin ilmini anlatıyoruz ama kendi hayatlarımız “Cin Ali” sığlığında kalıyor. Okumuyor, araştırmıyor, sadece slogana sığınıyoruz. Gençler bu samimiyetsizliği hemen fark ediyor; onlar kelimelere değil, yaşantımıza bakıyorlar. Saf Suresi’nde Rabbimizin uyarısı çok açık: “Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?” Peygamber Efendimiz de “İnsanlara dillerinizle değil, halinizle davetçi olun” buyurmuştur.

Bugün evlatlarımızın bu derslerden uzaklaşmasının sebebi dinin eksikliği değil, temsilin yozlaşmasıdır. Lüksü, kibri ve şatafatı “temsil” zanneden bizlerin halidir. Gençlik samimiyet arıyor. Eğer Hz. Ömer’i anlatırken hayatımızda onun adaletinden bir kırıntı bile yoksa, tercihlerin %4’e düşmesi kaçınılmazdır.

Sonuç olarak; müfredatı değiştirmeden önce, kapıdaki makam arabasından ve gönüllerdeki lüks tutkusundan vazgeçip aynaya bakma vaktimiz geldi. Unutmayalım: lisan-ı hal, lisan-ı kalden çok daha etkilidir.

Yazarın Diğer Yazıları