Ünal TAYFUR

Helal Kazançta Bereketin Sırrı

Ünal TAYFUR

Kazanç, insanın emeğinin karşılığıdır. Çalışan kişi, gayretiyle bir miktar para veya mal elde eder. Ancak her kazanç bereketli değildir. Bereket, kazancın helal yoldan elde edilmesiyle ortaya çıkar. Helal kazanç, miktarı az da olsa insana huzur verir; haramla karışmış kazanç ise ne kadar çok olursa olsun bereketsizdir.

Bereket, kazancın helal olmasıyla, kul hakkı gözetilmesiyle, israf edilmemesiyle ve Allah’ın rızasına uygun şekilde harcanmasıyla doğar. Bu yüzden bereket, miktardan değil, niyetten ve helallikten kaynaklanır.

Çevremizde sıkça görürüz: Az kazanan ama huzurlu yaşayan insanlar vardır. Çünkü kazançları helaldir. Öte yandan çok kazanan ama helale dikkat etmeyen kişiler, malı mülkü bol olsa da huzur bulamaz. Eskiler boşuna dememiş: “Azıcık aşım kaygısız başım.”

İş adamlarının, çalıştırdıkları işçinin hakkını tam ve eksiksiz vermesi, işçinin de işverene karşı dürüst, hakça ve düzgün çalışması, iki tarafın da haklarını gözettiğinde kazançlı çıkmasına sebep olur. Peygamber Efendimiz’in "İşçinin alın teri kurumadan hakkını veriniz" hadisi, çalışmanın, emeğin ve hakkın ne kadar kıymetli olduğunu gösteren önemli bir işarettir. İslam, iş hayatında karşılıklı olarak çalışanın ve işverenin haklarına riayet edilmesini, rızaya uygun davranılmasını öğütler. Bu, herkes için huzura sebep olur ve kazananların rızıkları bereketli olur.

İşverenler, helal kazanma noktasında mutlaka dikkat etmeli, Allah katında mükafatını düşünerek bu konuda gayret göstermelidir.

Çevremizde olup biten hadiseler, israftan, masraftan ve gereksiz harcamalardan uzak durmanın kıymetli olduğunu gösterir. 7Maalesef insanlar ihtiyaçları kadar harcama yapmıyor, ihtiyaçlarını belirleyip ona göre tedbir almıyorlar. Bazen işi çığırından çıkaran insanların kıskançlıkları, özellikle kadınlarımızın birbirlerine nispet yapar gibi davranışları, israfı zirveye çıkarıyor.

"Her şeyin iyisi" diye bir hastalık vardır. Hanımlarımız çarşıya çıktığında eve bir sürahi alınacaksa, en iyisi olsun diye araştırır ve bu gereksiz harcamanın, israfın başını çeker. Ne alırsa alsın, "en iyisi" olsun hastalığı doğru bir davranış değildir. Kadınların, "şu kişide şu varsa benimki ondan iyi olmalı" gibi gösteriş ve kıskançlık davranışları, kazancın bereketini götüren en büyük hastalıklardandır.

Marka tutkusu ya da en iyisini almak gibi gösterişli davranışlar, insanın kazancının bereketini azaltır. Bu yüzden ihtiyacımız neyse onu tespit edip, başkasının ne yaptığıyla ilgilenmeden, ihtiyacımız olanla yetinmek gerekir. Elimizdekilere her zaman hamd ve şükür etmek, kazancımızın bereketini artırmada önemli bir özelliktir.

Helal kazanç, hakkın tam verilmesi ve israftan kaçınmakla bereketlenir. İşveren ve çalışan karşılıklı haklarına riayet ettiğinde, kazanç hem maddi hem manevi olarak bereketli olur. İhtiyaçları doğru belirleyip, gösterişten uzak durmak, kazancın bereketini artırır. Hamd ve şükürle kazancımızı bereketlendirmek, hem dünya hem ahiret için kazançlı olmaktır.

Yazarın Diğer Yazıları