Ünal TAYFUR

İstanbul'un fethinin dünü bugünü

Ünal TAYFUR

İstanbul'un fethinin dünü bugünü

29 Mayıs – İstanbul’un Fethi ve Milletin Değerlerine Sahip ÇıkmakTarih 29 Mayıs… 1453’te Fatih Sultan Mehmed’in azmiyle İstanbul surları aşılırken yalnız bir şehrin değil, bir çağın kapıları kapanıyor, yeni bir çağ açılıyordu. 

O gün, imanla yoğrulmuş bir milletin iradesi dünyaya ders verdi. Bugün ise aynı milletin evlatları, kendi içinden çıkan yabancı unsurların, kripto kimliklerin, gizli düşmanlıkların imtihanıyla karşı karşıya.Ne acıdır ki, bu toprakların ekmeğini yiyen, suyunu içen, refahından faydalanan bazı kimseler, sosyal medyada “zulüm 1453’te başladı” diyecek kadar cüretkâr olabiliyor. Bayrağa, İstiklal Marşı’na, milletin kutsal değerlerine hakaret edenler, kimi zaman camide saf tutuyor, kimi zaman milli bayramlarda bizden daha fazla “milliyetçi” görünmeye çalışıyor. Bu ikiyüzlülük, milletin sabrını zorluyor.Devletin görevi açıktır: Bayrağa, marşa, millete hakaret edenlere karşı en ağır cezayı uygulamak. Çünkü devlet, ancak değerlerini koruduğu sürece ayakta kalır. Kardeşlik, merhamet, hoşgörü elbette bizim mayamızda vardır; ama bu değerler, milletin varlığına kastedenlere karşı bir zafiyet olarak görülmemelidir.Bu noktada Ayasofya ve Fatih Camii gibi semboller, sadece taş ve kubbe değildir. Onlar, bu ülkenin geleceği olan gençlere güç ve kuvvet verecek değerli sembollerdir. Bu mekânlar, milletin istikbaline ışık tutan, yabancıların ve düşmanların her türlü tavrına karşı en güçlü cevabı veren abidelerdir. İhmal edilmemeli, sahip çıkılmalıdır.Dışarıdan Yunanlı, Bulgar, Rus ya da Ermeni’nin Türkiye’ye söz söyleme hakkı yoktur; içeride de bu ülkenin nimetlerinden faydalanıp milletin değerlerine düşmanlık edenlerin hakkı yoktur. Biz, dün bu coğrafyanın vilayetlerini yöneten bir milletin evlatlarıyız. Bugün hâlâ aynı vakar ve iradeyle, devletin devletliğini göstermesi gerekir.

29 Mayıs, sadece bir tarih değil; milletin iradesinin sembolüdür. O gün surları aşan irade, bugün sosyal medyada salyalarını kusan düşmanlara karşı da aşılmaz bir sur olmalıdır. Bu ülkeyi beğenmeyenler, bu millete hakaret edenler, bu topraklarda kendini ait saymayanlar, cehennem olup geldikleri yere gitmelidir. Çünkü bu milletin sabrı vardır, ama sabır sonsuz değildir.İstanbul’un fethi bize şunu öğretiyor: Bir millet, imanıyla ve değerleriyle ayakta kalır. O değerler saldırıya uğradığında, devletin görevi milletin yanında dimdik durmaktır. Bugün de aynı ruhla, aynı kararlılıkla, aynı imanla…

Yazarın Diğer Yazıları