Ünal TAYFUR

'İyilik eden iyilik bulur' : Durmuş Ali ÖZTÜRK

Ünal TAYFUR

'İyilik eden iyilik bulur' : Durmuş Ali ÖZTÜRK

Durmuş Ali Öztürk’ün hayatı, yalnızca bir bireyin biyografisi değil; aynı zamanda bir toplumun eğitim, kültür ve gönüllülük mücadelesinin aynasıdır. 1956 yılında Ordu’nun Ulubey ilçesinde dünyaya gelen Öztürk, köy okulundan başlayarak İmam-Hatip Lisesi ve Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ne uzanan eğitim yolculuğunda azim ve kararlılıkla ilerledi. Akademik merakı onu yıllar sonra Dublin’de Dinler Tarihi alanında yüksek lisans ve doktora çalışmalarına yöneltti; bu da onun öğrenmeye ve araştırmaya olan bitmeyen tutkusunun göstergesidir.

Meslek hayatına Şanlıurfa/Suruç’ta öğretmen olarak başlayan Öztürk, idarecilik görevlerinde de çevresinin güvenini ve takdirini kazandı. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nden okul müdürlüklerine kadar pek çok görevde, makamı bir ayrıcalık değil sorumluluk olarak gördü. Onun için idarecilik, insanlara hizmet etmenin bir başka yoluydu. Bu yüzden çevresindeki dostları ve meslektaşları, onu mütevazı kişiliği ve samimi bağlılığıyla hatırlıyor.

Durmuş Ali Öztürk’ün kalemi de en az idareciliği kadar güçlüdür. Mahalli gazetelerdeki köşe yazılarından, ORT TV ve Kanal 52’deki dini ve kültürel programlara kadar halkın gönlüne dokunan bir üslup geliştirmiştir. Yazdığı kitaplar ise onun düşünce dünyasının somut birer belgesi: Eğitim-Öğretim Yöntemleri, Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi, Surelerin Dilinden Kur’an Bereketi, Hz. Muhammed’in Örnek Şahsiyeti, Selamlaşma, İyi İnsan Olma Yolunda Temizlenme ve Arınma, Semavi Dinlerde ve Türk Kültür Hayatında Kutsal Dağ İnanışları… Bu eserler, hem akademik hem de toplumsal bir hafızanın inşasına katkı sunuyor.

Bugün emeklilik yıllarını Ordu’da sürdüren Öztürk, Arapça, İngilizce ve Farsça bilgisiyle kültürler arası bir köprü kurmaya devam ediyor. Evli ve üç çocuk babası olup, hayatı boyunca kendi rahatını değil, toplumun ihtiyaçlarını önceleyen bir duruş sergiledi. Gönüllü kuruluşlarda, kültürel faaliyetlerde, eğitim projelerinde hep ön safta yer aldı. Onun hayatı, “İyilik eden, iyilik bulur” sözünün canlı bir örneği gibidir.

Durmuş Ali Öztürk’ün hikâyesi, aslında bir çağrıdır: İmkânları olanın, imkânlarını toplum için seferber etmesi gerektiğini hatırlatan bir çağrı. Onun mütevazı ama derin izler bırakan yaşamı, genç kuşaklara hem bir yol haritası hem de bir vicdan pusulası sunuyor. Bugün gönüllülüğün ve sivil toplumun zayıfladığı bir dönemde, Öztürk’ün hayatı bize şu gerçeği hatırlatıyor: Bir şahsiyetin toplum için örnek teşkil etmesi, en büyük reformdur.

Yazarın Diğer Yazıları