Ünal TAYFUR

Kanunlar Yetiyor, İnsanlık Eksik

Ünal TAYFUR

Toplumumuzda sıkça dile getirilen bir yanılgı var: sorunlarımızın kaynağı kanunların yetersizliğiymiş gibi düşünülüyor. Oysa kanunlar, yönetmelikler ve devletin koyduğu kurallar insanca yaşamak için fazlasıyla yeterli. Asıl mesele, bu kuralları içselleştiremeyen, kendi menfaatini toplumun ortak yararının önüne koyan insanımızın zihninde yatıyor.

Devletin titizlikle hazırladığı her düzenleme, daha yürürlüğe girer girmez birileri tarafından açıkları aranarak etkisiz hale getirilmeye çalışılıyor. Sanki bir komisyon kurulmuş gibi, “nasıl pasifize ederiz” hesabı yapılıyor. Bu zihniyet, kanunları itibarsızlaştırıyor ve toplumda adaletin tesisini engelliyor.

Kanun sadece yazılı metin değildir; örf, töre, ahlak ve vicdan da birer kanundur. İnsanımız bu manevi değerlerden uzaklaştıkça, yazılı kanunları da bir yük olarak görmeye başlıyor. Vergi örneği bunun en somut göstergesidir. Devletin koyduğu yükümlülük, ortak refah için bir katkıdır. Ama vatandaş bunu bir yük olarak algılayıp “nasıl sıyrılırım” diye yollar aradığında, mali müşavirinden beklediği şey “en az vergi ödemek” oluyor. Böylece kanun, dayanışma aracı olmaktan çıkıp bir engel gibi görülüyor.

Bir kurumda farklı kişilere farklı uygulamalar yapıldığında, orada adalet değil anarşi doğar. Oysa adaletin özü, ayrıcalık tanımamaktır. Kanun herkes içindir. Birileri bir makama geldiğinde, her şeyin kendisi için mübah olduğunu düşünmemeli; kanunların kendisi için de diğer vatandaşlar için de aynı şekilde geçerli olduğunu bilmelidir.

Kanunlara sahip çıkmak, geleceğe sahip çıkmaktır. Devletin kurumlarını itibarsızlaştırmak yerine güçlendirmek, çocuklarımızın huzurlu bir ülkede yaşamasını garanti altına alır. Örf ve töreyi yeniden hatırlamak, yazılı kanunların ruhunu besler.

Şeytanın aklına gelmeyen hileleri bulan insanımız, bir gün kendi çocuklarının geleceğini çaldığını fark ettiğinde iş işten geçmiş olacak. O yüzden bugün, kanunlara değil, kendi vicdanımıza sahip çıkma günüdür.

Yazarın Diğer Yazıları