Orta Türkistan ve İran Türklerinin Yalnızlığı
Ünal TAYFUR
Orta Türkistan, tarih boyunca Türk dünyasının kalbi olmuş; kültürel, siyasi ve ekonomik açıdan Türk milletinin kaderini belirleyen bir coğrafya olarak öne çıkmıştır. Ancak modern çağda küresel projeler ve bölgesel politikalar nedeniyle bu kadim yurt yalnız bırakılmış, Türk toplulukları arasındaki bağlar zayıflatılmıştır. İsmail Uçakcı’nın çalışmaları, İran coğrafyasında yaşayan Türk topluluklarının tarihsel sürekliliğini ve günümüzdeki yalnızlığını gözler önüne sermektedir.
İran coğrafyası, bin yıldan fazla süreyle Türk devletlerinin hâkimiyetinde olmuştur:
Salgurlular
Timurlular
Safeviler
Avşarlar
Kaçarlar
Bu devletler, Türk kültürünü ve siyasetini İran’ın her köşesine taşımış, bölgeyi Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası haline getirmiştir.
Türk Toplulukları
İran’da yaşayan Türk toplulukları, Anadolu uzantılı boy ve oymaklarla iç içedir. Bunlardan bazıları:
Ustacalu, Çayan, Karamanlı, Şahkulu, Tekeli, Şamlı, Dulkadirli
Beğdili, Cerit, Ağcalı, Barak, Bozcalı, Avşar, Şam Bayatı
Varsak, Karadağlı, Çepni, İl Aldı, Turgutlu, Espkeşan
Kaçar, Rumlu, Humuslu, Hınıslı, Ali Beyli, Çarıklı
Karakeçili, Bozoklu, Gökçeli, Tatıoğlu, Harbendeli, Koçi
Bu topluluklar, hem Anadolu ile hem de Orta Asya ile kültürel bağlarını sürdürmüş; ancak günümüzde siyasi yalnızlık ve kimlik sorunlarıyla karşı karşıya kalmışlardır.
Büyük Ortadoğu Projesi (BOP), bölge milletlerini köklerinden koparmayı, birbirinden uzaklaştırmayı hedeflemiştir. Irak, Libya, Filistin, Lübnan ve Suriye’de olduğu gibi İran’daki Türk toplulukları da bu süreçte yalnız bırakılmıştır. Devlet ve millet olarak güçlü bir tepki verilememiş; kınamalar, boykotlar ve dayanışma çağrıları eksik kalmıştır.
Orta Türkistan’ın genel karakteri, direnç ve süreklilik üzerine kuruludur. Yüzyıllar boyunca işgaller, bölünmeler ve projelere rağmen Türk toplulukları kimliklerini korumuş, kültürlerini yaşatmıştır. Ancak bu direncin sürdürülebilmesi için:
Tarihsel hafızanın canlı tutulması,
Kültürel bağların güçlendirilmesi,
Siyasi dayanışmanın artırılması gerekmektedir.
İran ve Orta Türkistan, Türk dünyasının yalnız bırakılmış coğrafyalarıdır. Bu yalnızlık, sadece siyasi değil, aynı zamanda kültürel bir kopuştur. İsmail Uçakcı’nın vurguladığı gibi, bu kadim yurtların sahipsiz bırakılması Türk milletinin ortak hafızasında derin bir yara açmaktadır. Gelecek için görev, bu bağları yeniden kurmak ve Türk dünyasının bütünlüğünü sağlamaktır.